YAZARA MAİL GÖNDER Öcalan PKK'yı değiştiriyor

YAZARLAR

Ankara, şu sıralarda düşük yoğunluklu bir siyaset izliyor. Yüksek sesle konuşmadan İmralı sürecini inşa ediyor.
Bu nedenle AK Parti çevresinde ve devlet katında eskisiyle kıyaslanmayacak bir "umut" var.
Durumu Başbakan Erdoğan'ın önceki gün bir televizyonda söylediği şu sözler özetliyor:
"Doğrusu son dönemdeki görüşmelerde, olumlu gelişmeler var."
Süreci diğerlerinden ayıran en önemli yan ise, devletle Öcalan'ın ortak tasavvur olarak nitelenen "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı" noktasında buluşması...
Başbakan Erdoğan bu konuya da o konuşmasında açıklık getirdi:
"Ortak akıl oluşturulduğu anda sorun çözülür. Gelin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı adı altında toplanalım. Türküyle, Kürdüyle..."
Peki Öcalan bu noktaya geldi mi?
Aslında Öcalan, 1988'den sonra benzer bir arayışı sürdürmüş ama bir karşılık alamayınca o arayışı fikir düzeyinde kalmıştı. Şimdi durum çok farklı... Muhatap eskisi gibi askerler değil siviller. Siyasi iradenin sivil olması Öcalan'ı da rahatlattı.
Bugün Öcalan'ın savunduğu demokratik üniter yapı ve anayasal vatandaşlık kavramının temeli bir hayli eskilere uzanıyor.
Öcalan, Cengiz Kaçmaz'ın yazdığı "Öcalan'ın İmralı Günleri" adlı kitabında 26 Mart 2003'te bölgedeki gelişmelerin seyrini şöyle anlatıyor:
"Ortadoğu'da gerici diktatörlükler çözülecek. Ortadoğu'daki rejimleri kimse kaldıramıyor, bu rejimler aşılacak. Emperyalist kapitalist sistem ile Ortadoğu çelişiyor. Ya ABD'nin yeni adamları devreye girecek ya da halkların demokratik baharı gelişecektir. İkisi de zor gelişecek. Şimdi yaşanan ara dönemdir."
Öcalan'ın bu fikrinin netleşmesinde "devlet adına" görüşen MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ciddi katkısı olduğu da bir gerçek...
Oslo'da da, son dönemdeki görüşmelerde de Fidan'ın, ısrarla "silahlı mücadeleyle değil sivil siyasetle başarıya ulaşılabilir" tezini savunduğu biliniyor.
Son görüşmelerden yansıyan bir anekdot bunu doğruluyor:
Fidan'ın şu tespiti ve Öcalan'a sorusu, sürecin kilidini açan soru olarak konuşuluyor:
"PKK'ya dışarıdan bakın. Elinde silahı var ve güçlü bir örgüt görünüyor. Ancak durduğu yer yanlış... Ortadoğu'da diktatörlerin yanında yer alıyor. Bu durumda Mübarek veya Esad'dan daha mı güçlü ki başarıya ulaşsın?"
Yeni İmralı süreci, işte bu temel fikri altyapı üzerinde yürüyor. Ana muhalefet ve Kürt sivil siyasetçileri bunu anladığında süreç çok daha kolay yürüyecek.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.