YAZARA MAİL GÖNDER CHP'nin Suriye paradoksu

YAZARLAR

Suriye'ye uluslararası müdahalenin eşiğindeyiz. Bu müdahaleyle kısa sürede Esed diktatörlüğü yıkılmayabilir ama bölgede oluşan siyasi sıkışmanın önü açılır. Her şeye rağmen de Türkiye'nin...
Türkiye müdahalenin içinde olsa da olmasa da atılacak adım Türkiye'nin haklılığını göstereceği için bölge politikaları yeniden şekillenecek. Ama sadece o kadar değil, müdahale iç siyaseti de etkileyecek.
Başından beri Suriye meselesinde özellikle de CHP, AK Parti'nin tam karşıtı bir siyaset izledi. Öyle ki, CHP bu tavrıyla sadece bir dış politika eleştirisi yapmadı, Esed rejiminin yanında yer alarak taraf oldu.
Esed'in katliamcı politikalarından çok hükümetin tutumunu eleştirdi, Suriye'ye milletvekillerinden oluşan heyetler gönderdi, Baas rejimine moral destek oldu. Kısaca içeride her şeyden iktidarı sorumlu tutarken, Suriye'de eli kanlı iktidara toz kondurmadı.
Irak ziyaretiyle de Ortadoğu'da statükonun değişmesini istemeyen siyasi eksenin yanında yer aldı. Taktik değil stratejik yaklaştı ve bu stratejiye büyük umut bağladı. Hatta Başbakan Erdoğan'ın iktidardan uzaklaştırılması üzerine yürütülen siyaseti de Esed'in ayakta kalmasına bağladı.
En son uluslararası güçlerin tavrını değiştiren kimyasal silah kullanılmasını kınamasına rağmen eli kanlı Esed rejimine karşı Bosna veya Kosova benzeri bir tavra destek vermedi.
BM kararını bekleme önerisi de bu siyasetin bir parçası. Oysa ortada iki buçuk yıl içinde 100 bini aşkın insanı katleden bir iktidar var ve dünya artık buna "dur" deme noktasına geldi.
İşte uluslararası bu müdahale, hâlâ "dur" diyemeyen CHP'nin stratejik seçimini derinden sarsacak. Onun parti içine nasıl yansıyacağını da sonbaharda göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.