YAZARA MAİL GÖNDER Çözümsüz siyaset ve terör ne kaybettirdi?

YAZARLAR

Biraz geriye dönüp Kürt meselesinin sonucu olarak başlayan 30 yıllık düşük yoğunluklu savaşın nelere mal olduğuna bakınca insan ürperiyor. İzlenen siyasetin yanlışlığı o kadar açık ki...
Rahmetli Turgut Özal, bunu değiştirmek istedi ama izin vermediler. Eski devlet bildiğini okudu ve Türkiye'yi her açıdan geri bıraktırdı. Şiddeti devreden çıkarmak için siyaseti devreye sokmadı. Şiddete şiddetle cevap verdi. Hem de kendi vatandaşına her türlü eziyeti yaparak.
Bir süre önce AİHM Türkiye'yi 2 milyon 300 bin euro tazminata mahkûm etti. Peki neden? Şırnak'ın iki köyü korucu olmayı kabul etmediği için... Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı köylüleri 26 Mart 1994 sabahı normal hayatlarını sürdürürken birden önce bir helikopter görünür sonra da Türk Hava Kuvvetleri uçakları tarafından bombalanır.
Adeta köylerin üzerine ölüm yağar. Aralarında çocuk ve kadınların da olduğu 38 kişi hayatını kaybeder. O günün Başbakanı Tansu Çiller kamuoyunun önüne çıkar ve zafer edasıyla şöyle der: "Köyleri PKK'nın helikopterleri bombaladı."
İşte AİHM'nin mahkûm ettiği bu zihniyet Türkiye'ye ağır bedeller ödetti. Önceki gün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş "Terörün maliyeti"yle ilgili rakamları açıklayınca o günleri hatırladım.
Kurtulmuş'un rakamları da çok çarpıcı: "Türkiye'nin geçmiş performanslarına baktığımız zaman eğer terör olmasaydı her yıl ortalama 0.50 puan daha fazla kalkınması mümkündü. Bunun dolar karşılığı 1.2 trilyon dolardı."
Şu gerçeği başta Türkler olmak üzere herkesin görmesinde yarar var. Türkiye şiddete devam mı etmeli yoksa meselelerini siyasetle masaya mı yatırmalı?
Çözüm süreci ve Diyarbakır buluşmasıyla bir türlü denenmeyen ikinci yol seçildi. Muhalefet ise hâlâ bu çabanın karşısına eski siyaset yaklaşımıyla çıkıyor. "Ülke bölünüyor" korkusu dışında yeni bir önerisi yok.
Oysa son bir yılda tek gencimizi kaybetmediğimizi hepimiz biliyor ve yaşıyoruz. Bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi?
Bir de bölgenin ekonomik olarak ayağa kalktığını düşünün. Irak'tan Akdeniz'e uzanan petrol ve doğalgaz boru hatlarını, Marmaray'ın Kars- Tiflis- Bakü demiryoluyla buluşmasını ve Çin'den Londra'ya uzanan yeni ticaret yolunu düşünün. Tüm bunların merkezinde Türkiye olacak.
Her şeyin konuşulduğu böyle bir Türkiye'de mi yaşamak istersiniz yoksa her gün çatışmanın, zulmün, bombalamaların olduğu bir Türkiye'de mi?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.