YAZARA MAİL GÖNDER Organikler, Can'lar, bize kalanlar

YAZARLAR

Bir sürüklendiğimiz dünya var. Günün nasıl bittiğini anlayamadığımız, kavram karmaşası içinde sersem sersem dolaştığımız, önümüzü göremediğimiz, savaştığımız, tırnaklarımızı sivri sivri törpülediğimiz.
Bir de gerçek var. Yalnızca hastalıkta ve cenazede yüzleştiğimiz.
Sonrası yine aynı, devam saçmalık, devam...
Pazar Pazar negatif telden çalmak istemem ama hava bu. Kapalı, parçalı bulutlu, ha yağdı ha yağacak. Birine yüzde yüz güvenmek diye bi'şey yok.
Yüzde birlik bir güvensizliği elinde tutmak zorundasın.
Yirmi yıllık arkadaşının bile bir gün ansızın nerene indireceği, nerden golü atacağı belli değil.
Şizofreni kol geziyor.
Şubat sonunda "Yaz gelse" demeye utanıyorum, buralara kış gelmedi ki yaz gelsin.
Televizyonla aram yok, zaten onun da benimle arası yok. Bazı geceler uyumak için zaplıyorum, tüm muhabbetimiz bu kadar. Tamamen çıkar ilişkisi.
Cuma gecesi Beyaz Show'a denk geldim. Sibel Can konuktu. Kendisi tam o anda sanki sosyal tesis açılışı yapar gibi sosyal medya açılışını yapıyordu. Belediye Başkanı eksikti, o derece. Bütün konuklar ve Beyaz ile fotoğraf çektirip Instagram hesabının ilk fotoğrafını yükledi. Canlı yayında açılışı yapıverdi.
Merak bu ya, girdim baktım tabii. Beş dakika içinde 28 bin takipçiye ulaştı Sibel Can. İlginç bir sahneydi. Artık PR mı dersiniz, takipçi toplama savaşında bir ünlülün son noktası mı dersiniz, "Hepimizin aklı fikri sosyal medyada" mı buyurursunuz, hayatını sosyal medya üzerinden kuranların bakış açısıyla bu girişimi takdir mi edersiniz bilemem.
Ben hala şaşkınlık içindeyim.
Organik alemlere giriş yaptım. Yaşın otuzu geçmiş olmasının baskısıyla sağlık ve beden üzerine kafa patlatıyorum bir süredir. Ki kendimden hiç böyle hamleler beklemezdim. Ne yediğimin farkında olmak istiyorum. En son Alkali Diyet'e dadandım.
Dr. Ayşegül Çoruhlu'nun 'Alkali Diyet' kitabını okudum.
Aklıma yattı, inandım, kitabı bitirir bitirmez uygulamaya başladım. Üç vakte kadar elimde kalın bir dosyayla önüme gelen kim varsa germeyi ve olaya çekmeyi planlıyorum.
Allah'ım yoksa ben artık o sıkıcı, titiz, disiplinli insanlardan biri miyim?
Sosyal medyaya bakıyorum bir spor ve diyet dalgasıdır gidiyor. İştah açıcı yemek fotoğraflarının altında hep pişmanlık yorumları. En boğazına düşkün tanıdıklarım bile takır takır kilo veriyor. Sabahın köründe spor salonlarına gidiyor. Zayıflama ve fit olma dalgası şehirlileri aldı götürüyor. Peki herkes yağlarından kurtulup istediği fiziğe kavuşunca ne olacak? Bu sefer neye iştahlanacağız dersiniz?
Madem konu geldi size bir tavsiyede bulunayım. Trump AVM'de Plus Kitchen'a mutlaka gitmelisiniz. Çorbalar, sandviçler, salatalar, tatlılar, ekmekler, içecekler her şey organik ve çok lezzetli. Plus Kitchen'dan alışveriş de yapabilirsiniz şahane emaye takımlar var ve yediğiniz yemeğin cam kavanozları da size hediye.
Bir tavsiye daha 1. Mart akşamı Yalın Zorlu Center PSM'de konser verecek. Ben tabii ki oradayım, hem Yalın şarkılarını dinleyeceğim hem de şu Zorlu'ya bir kez daha göz atacağım.
İyi pazarlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.