YAZARA MAİL GÖNDER Netlik ayarı lütfen

YAZARLAR

Bir ne istediğini bilememe, karar verememe, sabahtan akşama bile plan yapamama hastalığıdır gidiyor.
Misal soruyorsun; "Yarın akşam bilmemnereye gelir misin?"
Cevap: "Iııı, eeee, bilmem olabilir."
Ya da elindeki işi yapıp yapamayacağını soruyorsun. Yine "Yaparım herhalde, yaparım tabii ya."
Al bunu özel ilişkilere koy, yine aynı şey. İnsanlar elini tuttukları kişiyi sevip sevmediklerinden emin değil. İstiyormuş gibi göründüklerini gerçekten istediklerinden emin değil. Şimdi istese, on dakika sonra vazgeçiyor, üç gün sonra "e bi daha bakayım" diyor.
En sinirlendiğim versiyon da şöyle. Diyelim sana söz veriliyor, o iş her neyse yapılacakmış gibi konuşuluyor, sonra ortadan kaybolunuyor.
Telefonlara çıkılmıyor. "Ben sana döncem" kıvamında mesajlarla vakit kazanılıyor. Sen bekliyorsun, bekliyorsun ve hâlâ bekliyorsun. Son dakika pırtlatılan bir bahaneyle ekiliyorsun. Gelmiyor, aramıyor, işi yapmıyor, seni ortada bırakıyor.
Şu dünyada en gıcık olduğum lafları Top 5'lesem, "Bakarız" beşin biridir. Kesin. Net (gördünüz mü netim, eminim).
Bakarız ne? Neye bakacaksın? Nereden bakacaksın?
Peki insanların karşılıklı birbirlerini oyalamasının sebebi ne olabilir?
"Hayır" demekten mi korkuyoruz? "Hayır, ben gelemem, ben yapamam, bana göre değil" gibi cümleleri kullanırsak sevilmeyeceğimizi, bir daha aranmayacağımızı ya da iyi düşünürsek, karşıdakini kıracağımızı mı düşünüyoruz?
İyi de milletin zamanını, hayatını, amacını askıda sallandırmak daha mı hoş?
Daha mı takdir edilesi? Her şeyimizin ortada olduğunu iddia ettiğimiz şu dönemde öylesine kapalı, öylesine gizli kapaklı, öylesine fluyuz ki.
Tutamayacağımız sözleri verip, hadiseye beş kala tüyüyoruz. Ki esasen daha birinci dakikada oraya gitmek istemediğimizi, o işi halledesimiz olmadığını, onunla yan yana durmaktan hoşlanmadığımızı biliyoruz.
Sonra aynı muamele bize çekilince sinirden çatlıyoruz. Ayıplıyoruz. Küsüyoruz. Esasen ilişkilerimiz ve iç huzurumuz için verilecek iki cevap var. "Evet" ya da "Hayır." Bu kadar basit. Bu kadar basit olmalı.
"Bilmiyorum", "Bakarız", "Ben seni ararım" tayfası lütfen hayatımızdan çıksın. Çıksın da bari zamandan kazanalım. Bari dürüst olmakla övünelim.
Çünkü bal gibi de biliyoruz.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.