YAZARA MAİL GÖNDER Kara gün dostu simitçiler

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Simit kültürününün Türkiye ve Yunanistan'da hâlâ korunuyor olması 'bütünüyle Batılılaşma' tehlikesine karşı bir umut vaat ediyor

Atina- Simit kültürü, Türkiye'den başka bir de Yunanistan'da var. Yalnız başkent Atina'da değil, Selanik'te de ayak üstü yenebilen en gözde, en ucuz ve en sağlıklı yiyeceklerin başında simit geliyor. Bu yüzden her iki kentin cadde ve sokaklarında aynı Türkiye'deki gibi seyyar simitçileri görmek mümkün.
Ne var ki, İstanbul'a son gelişimde bir taksi sürücüsüyle sohbet ederken, simitçilerin ortadan kaybolduğu, eskisi gibi yollarda simit satılmadığı, bunun yerine simit ve simitçilik üzerine ihtisaslaşmış dev mağaza zincirlerinin varlığından söz etmesi dikkatimi çekti. Gerçekten de sokaklarda geleneksel tablalar üzerinde simit satanları bu sefer göremedim.

ÖNÜNDE KUYRUK OLUNAN FIRIN
Atina'ya geri geldiğimde ise cadde ve sokaklara daha dikkatli bakmaya başladım.
Hayır, Atina'daki simitçiler hâlâ sokaklarda simit satıyor. Tanesi 0.50 avro, yani yaklaşık 1.5 TL. Ayrıca şöyle de bir yöntem uygulanıyor: Sabah saatlerinde fırınlardan sıcak sıcak çıkan simitler daha önceden belirlenmiş olan müşterilerin çalıştığı iş yerlerine ve şirketlere dağıtılıyor.
Yunanistan'da genel olarak çay kültürü olmadığından simitlere envai çeşit kahve eşlik ediyor. Öğlen ve akşam saatlerinde ise işlek caddelerde ya da okul önlerinde seyyar simitçileri görmek mümkün.
Bir de 'gece kuşlarının' uğrak yeri olan Psirri Simit Fırını var ki, şafak vaktinden itibaren önünde uzun kuyruklar oluşuyor.
Sabaha kadar eğlenenler dışında, fabrikaya giden işçiler, taksiciler, beyaz yakalılar da Psirri semtinin ünlü abajurlu Pittaki Sokağı'nın sonundaki simit fırınına uğramadan edemiyor. Türk simitlerine oranla daha yassı ve yumuşak olan 'kara gün dostu' Yunan simitleri özellikle bu kriz günlerinde en çok tüketilen hazır yiyeceklerin başında geliyor.
İşin garip tarafı, Türkiye'de simit yiyen Yunanların "Türk simitinin daha iyi olduğu", Yunan simidi yiyen Türklerin ise "Yunan simidinin daha iyi olduğu" kanısına varmaları!
Türkiye ve Yunanistan dışındaki Avrupa ülkelerinde bu denli rağbet görmeyen, hatta Batı ülkelerinde 'küçümsenen' simit kültürünün bu iki ülkede hâlâ korunuyor olması 'bütünüyle Batılılaşma' tehlikesine karşı bir umut vaat ediyor.
Batılılaşma ve çay kültürüne değinmişken şunu da belirtmekte yarar var: İstanbul'un bazı semtlerinde, çayların geleneksel ince belli çay bardaklarında değil de fincanda servis edilmesi, üstelik poşet çay kullanılması geleneklerine bağlı insanların içini burkuyor. Aynı, geleneksel simitçilerin ortadan kayboluyor olması gibi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.