YAZARA MAİL GÖNDER 'Politik arabesk'in babası

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Ahmet Kaya, 14 yıl önce barış için Kürtçe şarkı söyleyeceğini ilan edince linç edildi. Sürgüne gitti, orada da vefat etti. Şimdi, barış günlerinde devletin en yüksek katından ödül alacak

Öldüğü gece canı lahmacun çekmişti. Paris'te soğuk bir kasım gecesi Türkiye diasporasını, "Bana lahmacun getirin," diyerek teyakkuza geçirecek kadar hem de... Vakit epey geç olduğu için lahmacun yiyemediği o gecenin sabahında -16 Kasım 2000'de- kalbi durdu Ahmet Kaya'nın. Lahmacunu, kendisi için 'Vay şerefsiz' manşetini atan 'Beyaz Türk' mukallidi yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök gibi Pomerol bölgesinin en asil şarabı ile tüketecek cinsten biri de değildi. Yerliydi Ahmet Kaya. Özkök'ün anlayacağı dilden söylersek bu 'terroir'ın çocuğu idi. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldüğü için bu hafta Üç Boyutlu Portre'nin konuğu olan Ahmet Kaya, 28 Ekim 1957'de Malatya'da doğdu. Babası Adıyaman'dan Malatya'ya iş bulmak için göç etmiş bir Kürt, annesi ise Türk'tü. Kaya, beş çocuklu fukara bir ailenin en küçük ferdi idi. Babası, Sümerbank Mensucat Fabrikası'nda çalışıyordu. İşportacılık ve çıraklık gibi işler yaptığı çocukluğundan beri Kaya'nın aklı fikri müzikteydi. 1984'te Ya Rıza Şimdiden adlı albümden başlayarak 1998 yılına kadar tam 19 albüm yaptı. Bu albümler arasında Acılara Tutunmak, Şafak Türküsü, Sevgi Duvarı ve Başım Belada gibi Türkiye müzik tarihine geçmiş olanlar da var. Kaya'nın son albümü Hoşçakalın Gözüm ise ölümünden sonra, 2001 yılında çıktı. Kaya, 10 Şubat 1999'da Magazin Gazetecileri Derneği'nin düzenlediği ödül töreninde sırf, "Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayınlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim," dediği için bazı davetlilerin protesto ve küfürlerine muhatap oldu. Hatta kimileri, Kaya'ya çatal bıçak fırlattı. Bu olaydan sonra Kaya hakkında 'vatana ihanet' suçundan dava açıldı. Kaya, Haziran 1999'da sabaha karşı Türkiye'yi terk etti, Paris'e gitti ve orada öldü. Şimdi Pere Lachaise Mezarlığı'nda, Yılmaz Güney'in kabrine yaklaşık 50 metre mesafede yatıyor. Kaya, Türklerle Kürtlerin bir arada yaşaması gerektiğine inanan bir Türkiyeli idi. Önüne her mikrofon uzatıldığında Türkiye'nin bölünmesini değil, demokratikleşerek güçlenmesini istediğini söylerdi. Kaya'nın yıllar önce söylediklerini bugün pek çok insan söylüyor. 'Zamanın ruhu' Kaya'ya acımasız davrandı. Maalesef ülkesinin kimi insanları da.

MEZARI TÜRKİYE'YE GETİRİLMELİ
Kaya, yaptığı müziğin arabeske benzetilmesinden pek hazzetmezdi gerçi ama arabeski Fazıl Say gibi aşağılayan biri olmadığını da biliyoruz. Bugün tıpkı kendisinin itibarının teslim edilmesi gibi arabeskin de artık kabullenildiğini düşünürsek Kaya'nın müziğindeki 'arabesk unsurlara' dikkat çekebiliriz. Arabesk derken sadece müzikal nitelikleri değil, şarkı sözlerinin içeriğindeki 'arabeskizm'i de kast ediyorum. En geçerli ideolojisi 'arabeskizm' olan bir memlekette Kaya'yı 'politik arabeskin babası' olarak anmak absürt olmaz. Ahmet Kaya'nın en büyük korkusu, 'ülkesini sevmeyen bir sanatçı' olarak hatırlanmasıydı. Ölümünden sonra ona layık görülen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü göz önüne aldığımızda devletin en üst katından başlayarak ülkesini seven bir sanatçı olduğunun tescillendiğini söyleyebiliriz. Bu günleri görseydi mutlu olurdu. Mutluluğunun sebebi, hasret kaldığımız ve şimdilerde bir parça yaşadığımız barış/huzur ortamını görmek olurdu. Buradan bakıldığında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü gibi bir ödülü yaşarken değil de öldükten sonra almış olması daha anlamlıdır. Kaya'yı belki de en çok mutlu edecek şey ise, mezarının ülkesine getirilmesidir. Enver Paşa'nın naaşını getiren devlet, Nazım Hikmet, Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya'nın naaşını da öz topraklarına getirebilir. Getirmelidir de...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.