YAZARA MAİL GÖNDER Çağdaş sanat ve piyasası

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Sanat yapıtı en ciddi yatırım araçlarından biri. Nerede zenginlik, nerede burjuvazi doğuyorsa orada sanat piyasası kuruluyor

Geçen hafta Contemporary İstanbul başladı ve bitti. Oluşmasına katkıda bulunduğumdan övmek doğru olmaz. Ama oradaki gözlemlerimden hareket ederek, Türkiye'deki sanat yatırımı konusunda bir şeyler söylemek istiyorum.

***
Sanat en ciddi yatırım araçlarından. Bilimsel araştırmalardan biliyoruz ki, sanat yapıtı son yüzyılda önemli bir değer üreten varlığa dönüşmüştür. Bugün bir sanat yapıtına yüzlerce milyon dolar vermek ne kadar doğrudur, ayrı. Cevabı da benim için menfi. Bir yapıtın o değerlerden alınıp satılmasının anlamı yoktur. Fakat hakikat bu. Sanat piyasası, bugün içine helikopterlerin indiği galerilerde kuruluyor. Daha önce Avrupa olan merkez yerini ABD'ye bıraktı. Şimdi piyasanın bu en büyük oyuncusunu Çin takip ediyor. Uzakdoğu'nun başka kentleri de yeni merkezler haline geliyor. 'Yeni piyasalar' yeni fuarlar yaratıyor. Buna bakarak bir gerçeği saptamak mümkün: Nerede zenginlik, nerede burjuvazi doğuyorsa orada sanat piyasası kuruluyor.

***
Buna estetik kapital diyorum. Finans kapitali var bir ülkenin. Onu insan kapitali izliyor. Bu ikisi bir araya gelerek ekonomiyi oluşturuyor. Ama bir de estetik kapital var. O olmadan bir ülke ne kadar zengin olursa olsun, yeteri kadar gelişmiş sayılmıyor. Türkiye için de durum bu. Görsel kültürü özgün bir geçmişten geliyoruz. Batı tarzı görsellik üretmeye 200 yıldır çalışıyoruz. Kentlerimize yansımış bir sonuç yok. Estetik kapital açısından acınacak haldeyiz. Gene de bir gerçek var. Modernleşmemizi görsellik yarattı. Önce modern görselliğe yöneldik, sonra modernleştik. Şimdi de benzeri bir şey oluyor. İstanbul gelişip sanat fuarlarını oluşturmadı. Elbette zeminini yarattı ama İstanbul'u bugünkü haline getiren sanat alanındaki gelişimidir.

***
Fuarlar sanat dünyasına ne getiriyor sorusunun yanıtı çok arandı. CI bakımından cevapladım. Çağdaş sanatımızın kusursuz, eksiksiz, tam bir sunumudur dedim. Çağdaş sanat dünyasında kim varsa fuarda görmek kabildi. Bienallerde bu imkanı bulmak zor. Bir ülkenin sanat düzeyi ancak o ülkedeki fuarda bütün olarak izlenebilir. Bu nedenle yerelliğini vurgulayan fuarların kültürel boyutu da oluyor.
İkincisi, Türkiye'nin evrensel müzeleri yok. Sermaye birikimiz o düzeyde değil. Bir Basquiat 43, bir Rothko tablosu 76 milyon dolara satılıyor. Bu sanatçıların yapıtlarını Türkiye'de izleyemiyoruz. Ama fuarlar bize o olanakları sunuyor. İyi kötü modern/çağdaş sanat tarihinin bir panoraması CI'da izlenebiliyordu. Bunu değerli bir imkan olarak görmek gerek.

***
Gene de fuarların maksadı sadece kültürel etkinlik değil. Fuarlar satıcılarla alıcıların buluştuğu bir zemin. Öyle olunca Türk koleksiyonerler bakımından önemli gözlemler yapma fırsatı sunuyor. Koleksiyonerlik zor bir konudur Türkiye'de. Şanssızlıkları da oldu. Düşünün ki koleksiyonerlik yapanlar sonradan hapse düştü. Koleksiyonları parçalandı. Şimdi işler daha değişik. Daha bilinçli bir alıcı kitlesi var. Yerli sanatçılar kadar bu insanlar evrensel isimleri de alıyor. İstanbul galerilerinde sanat tarihinin en önemli isimleri sergiler açılıyor. Tamamı satılıyor yapıtların. Gene de Türk koleksiyoneri bazı adımlar atmak zorunda.
Birincisi, gözünü biraz daha geliştirmesi gerekiyor. Kimin alınıp kimin alınmayacağı konusunda bazı kararlar oluşturması şart. Bu, ciddi bir danışmanlık hizmeti de gerektiriyor. Bu açık mutlaka kapatılmalı. İkincisi, bir yapıta ödenen miktar henüz 500 bin dolar mertebesini aşmıyor. Bu, mali güç meselesidir. Ama daha fazlası yapılabilir. Üç, genç işadamları sanata yönelmelidir. Pahalı yapıtlar almaları yanlıştır. Kendi kuşakdaşlarının daha uygun fiyatlı yapıtlarını alıp onlarla büyümelidirler. Dört, galeriler daha uygun koşullarda satış yapma yollarını bulmalıdır.
Bu satırları yazarken haberi geldi. Bacon'ın tablosu 142.4 milyon dolara satılmış. Her şeyi özetlemiyor mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.