YAZARA MAİL GÖNDER YOL uzun, rüzgar uçuşa uygun

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Kapitalizmin küresel yeni halinin özeti, eski halinin özetinden daha kısadır: "Her şey saçmadır, nasıl olsa sonumuz felakettir, ciddiye alınacak tek şey paradır, kaybedenlerin üstünde eğlenmeyi sürdürelim!"
Dayatılan ve süper akademisyenler tarafından ücret karşılığı abartılan Batılı hayat tarzının oyun kurucuları, daha doğru bir deyişle gladyatörleri olan Ultra liberal şirketlerin ahlakı askeri bir ahlaktır! İlk ateş eden konuşur, çünkü karşıdaki artık ölüdür.
Asla şeffaf ve demokratik olmayan şantajcı bir spekülasyon ve hissedarları aç gözlü şımarık bir ergen seviyesinde tutarak ödülü daha çok para olan bir dekadans, bir çöküş ve çürüme. Tersine bir Robin Hood! Fakirden çalarak zengine verme işi. Politika, sadece bu işin halkla ilişkiler kısmıdır.
Onun dışında, sosyalizmin fos çıkmasıyla tek başına kalan bu Altın Buzağı Paganizminin ideolojisi yoktur. İdeoloji, finans gruplarının memurları ve güvenlik elemanları için gereklidir. Her ülkede müsait bir deli gömleği bulunur. Bizim toprakta bu gömlek Batı hayranı, Doğu aşağılayıcısı Dandik Beyaz'a cuk oturmuştur! Mutlak menfaatçi bir tefecinin, faşizmin sınırlarına kadar gidip gelen ırkçı, kan dökücü, baskıcı bir devlet kültürüyle evlendirilmesi... Faiz lobisi budur. Beyaz Türk ideolojisi, yaşam alanları gibi icat edilmiş kavramlarla boyadığı asıl maksadında bunu saklar: Dekoltesi derin bir Kemalist Diktatörlük...
Foyası ortada ceberut geçmişinden tek farkı dekoltesinde ve küresel tefecilerin fonladığı ecnebi entellerin ürettikleri sathi kavramların kullanılmasındadır, o kadar.
Peki Türkiye'nin iktisadi büyümesinden en fazla nemalanan orta sınıflardaki giydirilmiş nefret psikozu nasıl aşılacak? Ahlaklı bir serbest ticaret ve zenginliğin insaflı paylaşımını sağlayabilecek bir düzen değişiminden faydalanacağı açık olan bu kesim nasıl olacak da uyanacak?
Genel olarak vahşi kapitalizme yönelik eleştiriler Müslüman entelektüellerce ifade edilirken, Kürtler, Aleviler ve ırkçı-faşist anayasanın değişmesi bahislerinde ikazları esas olarak Yeni Türkiyeci aydınlar dile getirirken nasıl oluyor da küresel çürümenin ideologları bizim insanlarımızı böylesine büyüleyebiliyor?
Sosyal sancıların müsebbibi bu sinir düğümlenmesi nasıl çözülecek? Terapi, ameliyat, ne?
Karşımızdaki nefret cephesi öyle muvazenesini kaybetmiş bir halde ki eğer biz onların perdelenmiş akıllarıyla alay etmeye devam edeceksek problem yok! Ülke büyük yürüyüşüne devam edecek ve söz konusu cephe eğik bir düzlemde zombivari bir finale doğru kayacak.
Tamam da elimizde mutlak bir öfkeden ve karşılıklı olarak kendi cemaatine konuşup duran gevezelerden başka ne kalacak?
Bakalım Eski Türkiye'nin geleneklerine, oraya bakalım. Kürt meselesine bakalım. Derin devlet yaptığı mezalimle Kürt coğrafyasındaki farklı demokratik aktörleri ezerek PKK'yı tek muhatap haline getirdi. Kendisi gibi baskıcı bir yapıyı klonladı. Aynı şey sol için oldu. Solun değişik kültürel eğilimlerini ulusalcı ve terörcü bir sol içine hapsetti aynı zihniyet.
Eğer aradan Müslüman bir parti sıyrılmasaydı gerçekten bu cehennem 1000 yıl sürecekti! İşin mühendisliği de buydu, kurnaz felsefesi de.
Bu gidişat Erdoğan'ın sabreden ve üzerinde mutabık kalınan -darbelere karşı olmak gibi- temel insani kavramları içeren çıkışıyla sarsıldı. Çünkü dürüst konuşmak ve tüm dünyaya kendi içinde bütünlüğü olan sözler söylemek Brezilya'da yaşayanla Grönland'da yaşayana ve Arap alemine aynı şekilde geçti, geçiyor.
Ülkesinin yeniden doğuşunu sevinçle karşılayan aydınlar, arifler, entelektüeller ve dahi münevverler, ırkçı faşist anayasa, Aleviler ve Barış Süreci bahislerinde bir diyalog başlatabilir diye düşünüyorum. Mesela isteyenin istediği yerde namaz kılmasını engelleyen zihniyet bilindiği gibi Kemalist totaliter laiklik anlayışının bir ürünü. Amaç, geniş İslam dairesi içindeki zenginliği tüketmekti...
Bu dakkadan sonra diyalog, ruh sağlığımızı sağlayabilir mi, bilmiyorum! Bildiğim şudur: Bir kartal gibi ayağa kalktık ve kanatlarımızı açtık. Uçmak için hem iki kanata ve hem de kanatlarımızın sağlam olmasına ihtiyaç var.
Durmak ve karşımızdaki kara cahil nefretten çöplenerek dalgamızı geçmek kesmez bizi Çekirge.
Çünkü hava açık, yol uzun, rüzgar uçuşa uygun...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.