Türkiye'nin en iyi haber sitesi

- 'Zamanın ruhu' üstüne: "Kaybetmediğimiz savaşın mağlubu durumuna düşürülmemeliyiz. Türk ordusu kaybetmedi, PKK kazanmadı. Bu savaşı silahlar değil zamanın ruhu bitiriyor," dedikten sonra "Tek millet olacaksak bunun adı Türk milleti olmalı" diyorsanız... Yaptığınız, zamana yine kendi ruhunuzu üflemektir. O ruhun adı ise hakim ulus milliyetçiliğidir. Ve o, 'zamanın ruhu' değil, yıllardır kan dökmekten başka bir işe yaramayan 'tuz ruhudur.' Böyle düşünenler sanırım Roni Margulies'in şu sorularına yanıt vermeli: "Kürtlere hep bir şeyler dayatma hakkımız varmış gibi yaşıyoruz. Bayrak asmalarını söylüyoruz, Türkçe öğrenmelerini istiyoruz. Biz Kürtçe öğrenmiyoruz, bayraklarını asmıyoruz. Eğer eşitsek, neden onlara karışma hakkımız olduğuna inanıyoruz?"
- 'Şerefli barış' üstüne: Eğer Türk kökenli iseniz ve 'kalıcı barış şerefli barıştır' diyorsanız... Önce, kibirden ve dayatmadan vazgeçmeniz; bok yedirdiğiniz, anadilini bile çok gördüğünüz insanlardan özür dilemeniz gerekir. Hem Türk hem de medya yöneticiliği yapmışsanız zulümleri göstermeyip, çarpıttığınız için bir kez daha özür dilemeniz insanlık gereğidir.
- 'Dostça ayrılık' üstüne: Yıllarca medya yöneticiliği yapmışsanız ve bu süreçte 'dostça ayrılalım' diyorsanız, niyetinizin dostça olmadığını herkes bilir. Bu tezin, bölünme korkusu yaşayanların tedirginliğini kaşıyacağını siz de bilirsiniz, başkaları da. Çünkü devletin ideolojik aygıtı olmanın kaçınılmaz sonucudur bu.
- Kelle avcılığı üstüne: Birileri, şimdi de Kürtlerin sayısına takıldı. 12 milyon, 7 milyon hesabı yapıyorlar. Bu duruma 'Kürt yok, kartkurt'tan buraya geldikleri için sevinmek mi; yoksa, 'tek bir kişi bile olsa onun temel insan haklarının gözetilmesini' ıskaladıkları için üzülmek mi lazım, bilemiyorum.
Halının altındaki pislikler üstüne: "Bu coğrafyadaki tüm pislikler Türk kelimesinin altına süpürülmesin," demeden önce, pisliklerle yüzleşmeniz gerekir. Hazır 24 Nisan da gelmişken. İstenen intikam ve hesaplaşma değil. Sadece bir özür! Mazlumlardan çok kendi ruhunuz için. Hafıza üstüne: CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, askerlerin, BDP vekillerinin katılımını gerekçe göstererek altı yıldır sürdürdükleri Meclis resepsiyonu protestosunu sona erdirmelerine tepki göstermiş. "Yalova'dan light komutanlara selam söylüyorum. Biliyorsunuz, bizim iki tip paşamız var artık. Bir Türk ordusunun paşaları vardı, bir de NATO paşaları var," demiş. Darbeleri yapan paşalar NATO paşası değil miydi?
Bu söylediklerimi dikkate almazsanız, bari Yaşar Kemal'i dinleyin: "Annesi İsmail Ağa'ya şöyle öğütler: 'Bir de senden dileğim, oğlum, o kasabaya gidersen, o Ermenilerden kalma evleri, tarlaları kabul etme. Sahibi kaçmış yuvada, öteki kuş barınamaz. Yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter." (Yağmurcuk Kuşu)
Evet, yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter. Ruhunuzun tarlalarınıi tuz ruhundan arındırın, kalbinizi tuz ruhu üreticilerine de bırakmayın. Bilmem anlatabildim mi?

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER