Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Irak'ın "başarısız bir devlete" dönüşmesi Ortadoğu'daki tarihsel ve sosyo-politik fay hatlarını radikal bir biçimde yeniden gün yüzüne çıkardı. Görünüşte Arap Baharı'nın bir uzantısı gibi görünse de, Irak, Ortadoğu ölçeğinde tarihin kendini yeniden üretmesine neden olabilir ve bölge için yeni bir sıçrama tahtasına dönüşebilir. Irak ya Ortadoğu'da kalıcı ve sürdürülebilir bir bölgesel düzenin kurulmasına kaynaklık edecek ya da Ortadoğu'nun "yeni-Ortaçağcıl" dönemini tahkim edecek bir gelişmeye neden olacak.
Bunu anlamak için aynı coğrafi alan üzerinde birbirine tezat iki sürece bakılabilir.
Birincisi, devlet-merkezli seküler egemenlik ilişkisini tersine çeviren İŞİD, ikincisi ise Irak Kürdistanı'nın bağımsızlık kartını oynamaya başlayarak Irak'tan yeni bir ulus-devlet çıkarma ihtimali. Her ikisi de bölgede yeni bir jeopolitik resmin oluşmasına kaynaklık ediyor.
Fakat biçimsel düzeyde görünen bu ortaklık özde önemli ayrımları da ortaya çıkarıyor.
Karşı karşıya olduğumuz olgu çok temel bir soruyu da sormayı gerekli kılıyor: Kimim Kürdistanı ya da hangi Kürdistan? Çünkü bu sorunun birden fazla cevabı var. Bu ister istemez hem Türkiye'deki Kürt meselesini hem de bölgesel ölçekte yeni doğmaya başlayan Kürt jeopolitik kuşağının güvenliğini ve istikrarını doğrudan ilgilendiriyor.
Bu meseleyi anlamak daha en başında iki düzeyli bir analizi de gerekli kılıyor.
Birincisi, Kürdistan olarak tanımlanan coğrafyanın sosyo-politik analizi, ikincisi ise muhtemel bir bağımsızlık ekseninde tahkim edilmiş yeni Kürt jeopolitiğinin analizi.
Birincisi Kürt meselesinin aynı zamanda coğrafi bir mesele olduğunu hatırlatırken, ikincisi ise bu meselenin bölgesel bir düzen için jeopolitik bir mesele olduğunu gösteriyor. Bu iki alanı birbirinden ayırmak imkansız olduğu gibi her biri için farklı Kürdistan anlatılarına odaklanmak gerekir.
Bir coğrafi muhayyile olarak Kürdistan Görünüşte bir logo olarak yerleşen "büyük Kürdistan haritası" belirli bir "coğrafi muhayyilenin" siyasi parçası olarak iş görür ve objektif bir coğrafi gerçekliği yansıtmaz. Ne coğrafi ne de etnik ve kültürel kriterler homojen bir Kürdistan coğrafyası çizmeye imkan tanımaz.
Toplumsal ve coğrafi muhayyile olarak Kürdistan, Kürtlerin politik öznelliklerini inşa eden ve farklı dönemlerde yeniden üreten bir "arzu nesnesidir" adeta. Kürdistan tahayyülü bir tarafta Kürt kimliğini belirli bir tarihsel mekana bağlayarak onlara bir vatan inşa ederken diğer taraftan da farklı coğrafi bölgelerde yeşermiş Kürt siyasi hareketlerinin, homojenleştirme temayülü hayli yüksek ve kuvvetli olan ulus-devlet pratikleri karşısında onlara karşı muhalif olmalarını sağlayan kurucu bir söyleme kaynaklık eder.
Ne var ki Kürdistan'ı tek bir paranteze alarak anlamak neredeyse imkansız.
Ayrı ayrı her bir ulus-devlet içinde harmanlanma ve farklı ulusal kimliklere eklemlendirme çabaları Kürtlerin anavatan dedikleri mekana ilişkin farklı hikayeler ortaya çıkardı.
Bu nedenle Kürdistan her bir siyasal aktör açısından farklı anlamlar ve büyük bir tarihsel hikayenin parçası. Türkiye Kürtlerinin Kürdistan'ı düşünme biçimleriyle Iraklı Kürtlerin Kürdistan'ı düşünme biçimleri arasında ciddi farklar var. Aynı şey İran ya da Suriye Kürtleri arasında da söz konusu. Bu durum başlı başına Irak Kürtlerinin bağımsızlık yaklaşımını Kürtler arasında daha ayrıştırıcı bir noktaya ulaştırma potansiyeline sahip.
Bir Jeopolitik Mekan olarak Kürdistan Kürdistan konusundaki farklılık bununla da sınırlı değil. Bir de bağımsızlık ekseninde gelişen jeopolitik bir hikayenin farklı veçheleri var ve Kürdistan'ı farklı bölgesel jeopolitik arzuların doğrudan hedefi haline getirmekte.
Irak'ın bir arada kalmasının imkansızlığının anlaşıldığı andan itibaren ilan edilecek desteksiz bir bağımsızlık yeni bir jeopolitik rekabetin merkezini oluşturabilir. Bu durumda hem Kürtlerin bağımsız Kürdistan'a ilişkin kendi jeopolitik hesapları hem de farklı rakip jeopolitik hesaplar üzerinde anlaşmazlık, yakın ve uzak aktörlerin aralarında yeni antagonizmaları ortaya çıkarabilir. Dolayısıyla yeni bölgesel düzen bölgedeki çok sayıda siyasal aktörün Irak Kürdistanı'na yönelik dikkatini daha fazla çeker. Böylesi bir durum Irak Kürdistanı'nın hali hazırdaki istikrarını daha kırılgan bir hale getirebilir ve diğer ülkelerdeki Kürtlerin siyasal pozisyonlarını daha sertleştirmelerine neden olabilir.
Bütün bunlar dikkate alındığında Irak Kürdistanı'nın bağımsızlık ilanını biraz daha düşünmesi gerekebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER