Türkiye'nin en iyi haber sitesi
REFİK ERDURAN

Tamtamsız

Dizi yazan senaristlerin olay çizgilerini düğüm ettiği olur. Kim kimin yanında, niçin yanında, kim kime karşı, niçin karşı, kim ne yapmış, niçin ve nasıl yapmış, anlamak zorlaşır; izleyenler afallar.
Ülkemizin görüntüsü öyle bir hal aldı. Erzincan Erzurum'a, Balyoz Ergenekon'a, cüppeler namlulara dolandı. Kafalar bulanıyor şaşkınlıktan.
Ekranlarda gözaltı fırtınası eserken görüşü sorulan Hasan Cemal ise her şeyin "kabak gibi" ortada durduğunu söyledi.
Öyle olan da var, olmayan da. Ben kafa toparlama çabamı "kabak gibi ortada" gördüğüm, "lök gibi" de diyebileceğim, ama nedense kamuoyumuzca görmezden gelinen kocaman gerçeğe ilişkin sorumla başlatıyorum:
Darbe TASARLAMIŞ olduğu iddia edilen herkesin yakasına yapışılıyor da, darbe YAPMIŞ kişiler niçin izzet ü ikbal içinde?

***

Yanlış anlaşılmasın. İlle onların da tutuklanıp yargılanmalarını sağlayacak yasal değişiklik yapılsın demiyorum. Tersine, kabuk tutmuş yaraların kaşınmasına karşıyım.
Ama zihinlerdeki değerlendirmeler mahkemelerdeki duruşmalardan daha önemlidir. Kimi konuda çifte standart kullanmayı kaçınılmaz sayıyorsak, hiç değilse kafasal kaypaklığımızın bilincinde olalım.
Toplumların gelişmelerinde öyle kavşaklara ulaşılır ki, ilerideki esenlik için geçmişe bir ölçüde sünger çekmek gerekir. Bütün ustalık doğru ölçüyü yakalamakta.
Şu dönemde hızla sivilleşiyoruz. Çok yararlı, çok güzel, çok doğru bir gelişim bu. Artık halkın parasıyla eline silah verilip omzuna apolet takılan kişiler arasında raydan çıkanlar olursa zorbalık edemeyecekler.
Ancak, bu dönemin bir gerçeği de şu: Kaçınılmaz açılım ve atılımlar için toplumun kavgasız gürültüsüz ortama ihtiyacı var. Karşıtlıkları yumuşatmak, çatlakları kapatmak, öfkeleri bastırarak çözümlerde birleşmek şart.
Zorbalık denemelerinden en çok yakınacak durumda olan kim? Sivil yönetim. Ama bereket versin o kesimde fırsattan yararlanıp öç alma coşkusu görülmüyor. "Bastır, ez, mahvet!" diye bağıranlara Başbakan "Gaz vermeyin" dedi. "Fişleme sırası bizde" saçmalığı da hemen frenlendi.
***

Mayınlı tarlaya girerek bir başka soru soracağım:
Birkaç yıl önce silahlı kuvvetlerin üst kademelerinde çok yaygın bir darbe planlaması yapılmışsa, şimdi üst kademede bulunanların günümüze kadar bundan büsbütün habersiz kalmış olmaları mümkün müdür?
Bence değildir. Ama Fransızların "esprit de corps" dedikleri şövalyece bir dayanışma duygusu vardır. Yollarınız ayrılsa bile birliğinizdeki yoldaşınıza cephe almama "erkekliği."
(Feministler kızmasın. Söz konusu tutumu savunmuyorum. Ama şurası da gerçek galiba: Üst kademelerde bolca kadın general bulunsaydı, darbe planları çoktan duyulmuş olurdu.)
Ortamların ruhsal iklimi insan davranışlarını etkiler. Örneğin 1980 öncesinin toplum havası bugünkünden çok farklıydı. Sanırım bunun kamuoyunda sezilmesinin rolü var Evren takımının üstüne gidilmemesinde.
Dileğim o kamuoyunu etkileyecek durumda olanların bugün de ölçü tuttururken özenli davranmaları. Gerçekten gereken her şey yapılsın tabii. Ama tamtam da çalınmasın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA