YAZARA MAİL GÖNDER Anti-Erdoğanizm çıkmazı

YAZARLAR

Yaptıkları işin güçlüğüne bakarak acırım kimi uğraş sahiplerine. Gece bekçilerine, diş hekimlerine, bomba fitili sökücülerine...
Eleştiriyi eğriye eğri demek değil de her şeye eğri demek biçiminde uygulama görevlisi yorumcular o kapsama giriyor.
Düşünün. Ekonomi kırılgan diye faizlerin yüksek olmasından yararlanan odakların emrinde bir halkla ilişkiler uzmanısınız. Göreviniz "Batıyoruz" havasını yaymak. Ya da çözüm önermeden polemik üretme hamaratı bir partinin sözcüsü durumundasınız. Başkanın sizden beklentisi TV kanallarını turlayıp "Batacağız" diye bağırmanız.
En zoru, karamsarlık bağımlılarına satış yapmaya çalışan bir gazetede editör ya da kalemşorsunuz. İşiniz her gün "Battık bile" yorumlarına gerekçe üretmek.
Aksi gibi sayılar ekonominin dünya krizlerine çalım atıp düzgün gittiğini göstermekte. En belalı ve müzmin sorunlar umulmadık çözümlere yaklaşıyor. Çoğunluk sevinç içinde. Ama siz keyifli seyir halindeki geminin güvertesinde alarm düdüğü çalan bir üşütük gibi panik yaratmak zorundasınız.
Kolay gelsin!
İnanın ki şimdi bunları buraya yazarken niyetim kimseleri iğnelemek değil. Ama ufukta Öcalan ve Netanyahu çözümlerinin görünmesinden bu yana politika ve medya forumlarında Erdoğan karşıtı çizgi sürdürme telaşındakilerin sıkıntılarına baktıkça gerçekten üzülüyorum. Ve kızıyorum.
Çünkü sıkıntıda olmak zorunda değiller. Kendilerini sevinç düşmanı görünmekten kurtaracak, aklı başında seçmen ve okur kitleleriyle kaynaştıracak, kemkümlerle ömür geçirmelerini sona erdirecek çıkar yol besbellidir.
Somut durumları incelemeleri, sorunlara Erdoğan'ınkilerden iyi çözümler üretmeleri, halkımıza şunu söyleyebilmeleri gerekir:
"Gerçekleşenler başarıdır. Bunlara biz de sevindik. Ancak aynı şeyleri biz daha önce, daha az maliyetle, daha ustaca yapabilirdik. Bundan sonra da yaparız. Şu, şu, şu nedenlerle..."
Muhalefet öyle olur. Kendilerine, ülkeye, hatta iktidara yarar sağlar.
O yola gidilmeyişin nedeni sorunların kenara itilip tek kişinin hedef alınması. Hiçbir şey önemli değil, arzulanan bir başarı var: "Tayyip" diye dile dolanan şahsın başarısız gösterilmesi.
Oysa kişiye endeksli politika olmaz. Üstelik geri teper. Bir insanı her yaptığını överek de putlaştırabilirsiniz, her yaptığını yererek de. Birincisi onu tanrısal, öteki şeytani gösterir. İkisi de kişi için çok etkili büyüteç, toplum için ise çok zararlı bir yaklaşım yanlışıdır.
Anti-Erdoğanizm diye bir ideoloji icat etmeyelim lütfen. Başbakana da, kendimize de haksızlık oluyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.