YAZARA MAİL GÖNDER Keşliğim

YAZARLAR

Ajda Pekkan'ın profesyonelliğini beğenirim. Uğraşını ciddiye alıp hakkını vererek iş istikrarında rekor kırmıştır. Bizim alana girdi, gazete yazarı da oldu. Hoş geldi ama son yazısındaki teze katılamıyorum.
"Bütün beyinler unisex olmalı" diyor. Yani zaman zaman giyimde yapıldığı gibi, kadınlar ve erkeklerin bir örnek düşünmesini öneriyor. Bu ne mümkündür, ne de istenecek bir şeydir.
İki cinsin beyin ve sinir farklarından kaynaklanan tepki karşıtlıklarını somut biçimde belirlemek çok kolay. Örneğin çıplak kadın gören -eşcinsel olmayan- erkeğin gözbebeği genişler. Çıplak erkek gören kadınınki genişlemez. Ona o tepkiyi verdiren başka bir görüntü vardır: bebek.
İki cinsten birinin ötekine üstünlüğünü kanıtlamaz bu elbette. Farktır, o kadar. Ve farka üzülmek değil, sevinmek gerekir. Fransızlar "Vive la difference" ("Yaşasın o fark") der. Çünkü değişik özellikleri sayesinde karşı cinsten insanlar birbirlerinin yaşantısına bambaşka beklenti ve yaklaşımlar katar, hayatı renklendirirler.
Tabii, cinselliği bir "keşlik" haline getirmemek şartıyla. Bir konuyla bozan kişi o alanda saçmalar. Gurmelik başkadır, oburluk ve obezlik başka. Fransızların o farkı vurgulayan bir sözü de var: Seksten başka şey düşünemez duruma gelmiş kişiyi "Kafası bacaklarının arasında" diye alaya alırlar.
Medya ve pop kültür pompalamasıyla çok ülkede kamuoyu o saplantıya sürüklenmiş durumda. Biz de aynı yolun yolcusu görünüyoruz.
Baksanıza, feminizm savunucusu bir derneğin vesikalı fuhşa son verdirmek amacıyla fantezi kabilinden ortaya attığı "Devlet kadınlar için de erkek genelevleri açılmasına izin versin" önerisini ciddiye alan 2 bin delikanlı "seks işçisi" olmak üzere nasıl işlem başlatacağını sordu.
Ayıplamak, erkekliğe yakıştıramamak gibi önyargılar bir yana, ben yine "Saçmalamayın" diyeceğim. Söz konusu önerinin uygulanmasına olanak yoktur. Yine, somut ve basit bir nedenle:
Genelevlerde fahişeler pasif biçimde görev yapabilirler; heyecanlanmaları gerekmez. Erkeklerin aynı işi başarmaları ise karşıdakini çekici bulmalarına bağlıdır; görev diye sonuç alınamaz.
"Yalnız beğendikleri müşteriyi kabul etsinler" derseniz, o şart da havada kalır. Elini sallasa elli talibi hazır çekici kadın geneleve niye gitsin?

***
Böyle soruları sıralarken bir başkası jeton olup kafama düştü: Ben ne diye saçmalıklarla uğraşıyorum sık sık?
Alışkanlık efendim, alışkanlık. Her gün bir düzine gazetemizi tarıyor, bol bol haber bülteni izliyorum da... Zırvakeş oldum galiba.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.