Türkiye'nin en iyi haber sitesi

REFİK ERDURAN

Teke kokusu Ay acısı

İnsan zaman zaman kaşınıyor. Belasını arıyor yani. Bugün öyle bir günüm. Faullü hamleyle üstüme gelineceğini, haksız düdük işiteceğimi bilerek bir topa gireceğim.
İlerici geçinen kişilerin sırf öyle görünmek, puan toplamak için gerçekleri tersyüz etme yarışına kalkmaları her zaman sinirime dokunmuştur.
Özgürlükçü olayım derken sürü içgüdüsünün cenderesine girişin örneğidir bu.
Geçen akşam "moda" sakallı (sakalsız ama tıraş olmayı beş gün unutmuş derin entel gibi) biri ekranda yırtınıyordu: "Kız öğrenci, erkek öğrenci yoktur, öğrenci vardır!" Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın aynı evde yaşarlarsa akıllarına eseni yapmalarının da hiç önemi yoktur anlamında...
Aman ne doğru, ne ilerici, ne şık düşünce! Çok kişinin ağızlarında bugünlerde.
Kaliforniya yıllarımı hatırladım. "Çiçek çocukları" adıyla sözüm ona burjuva düzenine karşı çıkan gençlerin dönemiydi. Oğlanlarda saç sakal birbirine karışmış, kızlar hırpani. Bakım, temizlik, estetik ayıp. Sanki burjuvalığın alternatifi pislik ve çirkinlik.
Playboy dergisinin bir karikatürü harikaydı:
O biçim çiftlerden oluşan bir sıra ufka uzanıyor. Hepsi birbirinin tıpatıp aynı. Hepsinin ellerindeki pankartlarda "Sıradanlığa hayır" yazılı.
Bir gün Santa Monica'ya giderken yol kenarında gördüğüm yırtık pırtık giysili ama güpgüzel bir kızı arabaya aldım. Az sonra "Burada sapıyorum" diye yalan söyleyerek indirip zor kurtuldum. Teke gibi kokuyordu çiçek.
Gelelim ülkemizdeki güncel soruya: "Sizin üniversiteli kızınız olsa, erkek öğrencilerle bir evde yaşamasını ister misiniz?" Bunun hiç laf gevelemeden dürüstçe yanıtlanması gerek.
Benim ergenlik eşiğinde bir kızım var. Onun erkeklerle tam eşit haklar elde etmesini, askerliğe merak sarar da rütbe alabilirse genelkurmay başkanlığına yükselmesini, siyasete girip cumhurbaşkanı olmasını isterim elbette. Ama üniversitede iken erkek öğrencilerle konut paylaşmasını?
Kesinlikle hayır.
Psikoloji, sosyoloji, biyoloji ve bütün "oji" açılarından gerekçeleri ayrıntılarla tartışmaya her zaman hazırım. "Muhafazakâr" akıma katılarak değil, akıllı baba sıfatıyla haklılığımı savunarak...
Bugünlük düşüncemi açıkça kayda geçireyim de genç meslektaşım Kütahyalı ikiyüzlü demesin.

***

Nadir olan şey değerlidir. Günümüz Türkiye'sinin "aydın" kesiminde verimli ve başarılı olduğu kadar "iyi" insan çok az. Savaş Ay ruhunda hiç ekşilik bulunmayan bir tatlı arkadaştı. Arkasında gerçek bir boşluğun acısını bırakıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER