Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

BDP'den yanıt var

Üç gün önce bu köşede yayınlanan "BDP'lilerin söylemleri" başlıklı yazımıza bir yanıt geldi: BDP Parti Meclisi Üyesi Lokman Ergün'den.
Yazımızda BDP'nin referandumu boykot kararını "Sivil, demokratik, eşitlikçi, çoğulcu ve özgürlükçü bir Anayasa" isteğine dayandırdığını hatırlatmış, ancak parti sözcülerinin son dönemde söylem değişikliğine gittiklerini belirtmiş ve iki örnek vermiştik:
"Kendi anayasamızı kendimiz yapacağız." (BDP Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak)
"Kendimizi kendi meclislerimizde kendimiz yöneteceğiz." (BDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş) Bu taleplerin BDP'nin "Demokratik Özerklik Projesi"nde yer alan "Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine uygun bir şekilde yeni bir toplumsal sözleşme olarak ele alınması gereken, demokratik ve sivil bir Anayasa, Türkiye'yi 21'inci yüzyıla taşıyacaktır" görüşüyle çeliştiğini de iddia etmiştik.
Lokman Ergün son derece düzeyli kaleme aldığı yanıtında öncelikle Kışanak ve Demirtaş'ın söylemlerindeki "Biz" kavramının farklı algılara yol açmasından duyduğu üzüntüyü ifade ediyor ve şöyle diyor:
"Demokratik Özerklik Projesi'ndeki 'Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine uygun bir şekilde yeni bir toplumsal sözleşme olarak ele alınması gereken, demokratik ve sivil yeni bir Anayasa, Türkiye'yi 21'inci yüzyıla taşıyacaktır' cümlesinin, 'Kendi anayasamızı kendimiz yapacağız' cümlesi ile çeliştiğini size düşündüren şey ne? 'Kendi anayasamızı kendimiz yapacağız' cümlesi, şimdiye kadar yapılan anayasalarda hiçbir şekilde yer almayan Kürtler'in, yapılacak (ve yapılması elzem olan) yeni bir anayasaya katılım isteğini ifade ediyor olmasın? 'Biz' kavramının, hepimize aynı şeyi ifade ettiğine emin misiniz?
Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir yazılı belgesinde ismi geçmeyen Kürtler'in, yönetime ortak olduklarını söylemek mümkün mü? Kendini yönetmek isteği, yönetimde kendisi olarak yer bulmak ve ifade edilmek değil midir? Demokratik Özerklik, Kürtler'in ülkenin yönetiminde ayrıcalıklı bir konum önermesi değildir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, kendilerini ve kültürlerini koruyabilecekleri, geliştirebilecekleri bir yapıda, eşit yurttaş olma istekleridir.
Kaldı ki, Demokratik Özerklik bir önermedir. Detayları, nitelik ve nicelikleri tartışılacak, içi doldurulacak bir kavramdır. Salt Kürt sorunu olarak değil, Türkiye'nin birçok yapısal sorunu için de farklı bir yapı önermesidir." BDP Parti Meclisi Üyesi Lokman Ergün'ün yanıtından iki sonuç çıkardık:
1- Kışanak "Kendi anayasamızı kendimiz yapacağız" ifadesiyle, "Türkiye'yi 21'inci yüzyıla taşıyacak" yeni Anayasa'nın Türkler ve Kürtler tarafından birlikte hazırlanacağını söylemek istiyor.
2- Demirtaş, "Kendimizi kendi meclislerimizde kendimiz yöneteceğiz" ifadesiyle, "Yönetimde kendisi olarak yer bulmayı ve ifade edilmeyi" kastediyor. Yani, "Kürt kültürünü geliştirebilecekleri kurumların oluşturulmasını sağlayacak yasal düzenlemeler talep ediyor.
BDP'nin talepleri gerçekten bunlarsa, BDP eşgenel başkanları da söylemleriyle sadece bu talepleri seslendiriyorlarsa, zerrece ama zerrece sorun yok. Yürekten katılır ve destekleriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA