Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA

Çandar ilen Cemal’e haksızlık

Bunlara, bu azgın yandaş "solculara" artık şaşırmam diyordum. Fakat geçen gün Merdan Yanardağ'ın Emre Kongar ile yaptığı programı izleyince şaşırdım.
Gündüz gözüyle o derece tozuttular ki olursa o kadar olur!
Neden mi?
HDP (Batı'ya hitap eden yeni adıyla, Yeşil ve Sol Parti) Cengiz Çandar ve Hasan Cemal'e milletvekilliği teklifinde bulunmuş ya, ondan.
Ateş püskürüyorlar! Lakin teklif eden partiye değil, milletvekilliği teklifi alan Çandar ilen Cemal'e.
Söz konusu partiye de gücenmişler. Haliyle sitem ediyor, hiç yakıştıramadıklarını söylüyorlar. Dahası, taaccüp ediyorlar, "Nasıl olur da vaktiyle AKP'yi desteklemiş Çandar ve Cemal'i aday gösterirsiniz?" diyorlar.
Suçları da sadece AK Parti'yi desteklemeleri değilmiş. Cumhuriyet Mitinglerine de karşı çıkmışlar. Ayrıca Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını da desteklemişler.
Bilmeyen de o dönemin HDP'sinin (DTP) Ergenekon operasyonlarına karşı çıktığını, Cumhuriyet Mitinglerini de desteklediğini sanır!
Hiç unutmam: Tuncay Özkan biraderimiz o yıllarda patronu olduğu Kanaltürk'teki canlı yayında CHP'nin seçim hezimetine üzülürken, AK Parti'nin dönemin HDP'sine Güneydoğu'yu kaptırmamasıyla teselli buluyordu. Merdan Yanardağ da aynı kanalda üst düzey yöneticiydi.
Malumunuz, Cumhuriyet Mitinglerinin temel motivasyonu, Milli Görüş geleneğinden gelen Abdullah Gül gibi siyasetçilerin cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı çıkmaktı.
Çandar ilen Cemal'i Cumhuriyet Mitinglerine karşı çıkmakla suçluyorlar ama Gül onlardan pek farklı yerde değil... Aynı şekilde, dün AK Parti'yi desteklemiş olmalarını affetmiyorlar ama Davutoğlu'ndan Sadullah Ergin'e, Babacan'dan Erdoğan karşıtı tüm AKP'lilere kadar hepsi bugün yanlarında. Kaldı ki Çandar ve Cemal, Davutoğlu ve Babacan'dan çok daha önce AK Parti'ye karşı çıktılar.
Bir de şu: Çandar ilen Cemal 2010 referandumunun "yetmez ama evet" diyenlerindenmiş. Yeşil ve Sol Parti'nin milletvekilliği teklifine sitem ederken bunu da dillendiriyorlar. Sanki dersin o referandumda Demirtaşgiller "Hayır" demişti. Sadece boykot etmekle yetinmişlerdi.
Doğrusunu isterseniz, PKK'nın siyasi ayağının Çandar ile Cemal'e adaylık teklif etmesinde şaşacak hiçbir şey yok. Tam aksine, etmeselerdi vefasızlık olurdu.
Zira, Hasan Cemal, PKK ile "Kürt sorununu" eşitleyecek kadar PKK'yı arkalamıştı. Silahları bırakmak söz konusu olduğunda da kendini dağlara vurmuş, "Sakın silahları bırakmayın!" diye PKK'lılara yalvarmıştı. Çandar derseniz, PKK'nin siyasi ayağını Demirtaş'tan daha az savunmamıştı.
Peki, Merdan ve Kongar böyle de diğer "solcular" farklı mı?
Onlar da şunu diyorlar: Çandar ilen Cemal, Amerikan emperyalizminin her daim yanındaymışlar, nasıl olur da bunlara milletvekilliği teklif edilirmiş!.. İyi de ne var bunda? ABD'nin "kara ordumuz" dediği ve binlerce TIR silahla teçhiz ettiği örgütün siyasi ayağı da bunları milletvekili yapmak istiyor işte!
Algı operatörlerinin ürettiği "Erdoğan nefretiyle" öyle körleşmişler ki ABD Başkanı Biden başta olmak üzere küreselci emperyalizmin, muhalefeti desteklediğini bile göremiyorlar.
O değil de, Cengiz Çandar 75'inde değil de 25'inde olsaydı, Hasan Cemal de 79 yerine 29 yaşında olsaydı Yeşil ve Sol Parti'nin uygun bir il binasına başvurup dağa çıkmak, "gerilla" olmak istediklerini söyleselerdi bu Merdangiller familyası yine ateş püskürürlerdi.
Hatta, Kandil'e dilekçe yazıp "Bunlar vaktiyle AKP'yi desteklemişlerdi, bunları örgüte nasıl alırsınız?" derlerdi.
Nasıl insanlar yahu, aspirinin bile başını ağrıtırlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA