YAZARA MAİL GÖNDER Teknoloji obezliğine ‘kullandığın kadar öde’ çözümü

YAZARLAR

Kurumlar teknoloji yatırımlarında ihtiyacından fazla yazılım ve donanım harcaması yapıyor. Artık bulut teknoloji, akıllı ölçümleme ve yazılımlarla ‘kullandığın kadar öde’ mantığı tüketici ve kurumlarda yaygınlaşıyor

Eski dönemin alışkanlığı her kurumun binlerce dolarlık bilgisayar ve yazılım lisansı ödeyerek bilişim altyapısına sahip olmaktı. Artık dijital servislerle dönüşümün ivme kazandığı dönemde obez teknoloji yatırımları yapmak yerine "kullandığın kadar öde" mantığıyla yapılan bulut teknolojisi ve servisleri yatırımı ön planda. Böylece kaynakları kısıtlı bir girişimci veya teknoloji harcamaları kabaran bir kurum bulut servislerini kullanarak asıl işlerine odaklanma şansı yakalıyor. Yani haftanın bazı günleri veya günün belli saatlerinde sunucuyu kullanmak istiyorsanız, kullandığınız kadar ödüyorsunuz. İstanbul Ankara arasında seyahat etmek için nasıl uçak almanız gerekmiyorsa, bilişim ihtiyacınız için de kiralama yapabilirsiniz. Yani doğru işe doğru karar vermek şart. İhtiyaçtan fazla yapılan yatırım teknoloji obezliğine sebep oluyor.



DOĞRU ÖLÇEKLENDİRME
Revo Capital'den aldıkları yatırımla 2013 yılında kurulan SkyAtlas'ın CEO'su Levent Kocatürk, aslında teknoloji obezliğine karşı doğru ölçeklendirmenin kritik bir karar olduğunu söylüyor. Kendi teknolojisi ile gerçek bulut altyapısı ve servisleri sunan yerli bir bulut servis sağlayıcı ve telekom sektöründe önemli deneyime sahip Kocatürk, SkyAtlas, patenti kendine ait olan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen 'canlı dikey ölçeklendirme teknolojisi' ile kullanıcılarına, kullandığı kadar ödeme imkânı sunarak, IT maliyetlerini düşürmelerini sağlıyor.
Yine başka bir dijital girişim Cosa, tüketiciye "kullandığın kadar öde" mantığını ısıtma soğutma sistemlerinde sunuyor.
Üstelik kullanım kalitesine kişisel müdahale etme olanağı ,sunan teknolojik çözümle evin ya da ofisin istenildiği an ısıtma ve soğutma yapılmasını sağlıyor. Kullanılan basit bir uygulamayla tüketicinin enerji tüketimini kontrol altına almasını sağlıyor.

YEREL İHTİYAÇ
Türkiye'deki girişimciler artık küresel rakipleriyle rekabet edecek teknolojik çözümlere sahip. Kocatürk, teknik desteğin Türkiye'den sunulduğu servisin avantajını şöyle anlatıyor: "Girişimcinin de kurumun da anlık ihtiyacına hızlı yanıt vermek zorundayız. Teknolojik olarak küresel rakiplerden eksiğimiz olmadığı gibi yerel operasyonlarda daha büyük avantaja sahibiz. Operasyonel kolaylık ve esneklik de sağlayan bu teknoloji ile şirket global pazardaki rakiplerinin sunduğu ürün ve hizmetleri Türkiye'de sunarak fark yaratıyoruz. Veri güvenliği açısından tüm sunucuları Türkiye'de bulunan SkyAtlas, 7/24 Türkçe teknik servis hizmeti sunuyoruz."
Kocatürk, kendisi de dijital bir girişim olan SkyAtlas'ın hedeflerini şöyle anlatıyor: "Sadece Türkiye'de değil bölgede de lider bir oyuncu olmak. Öncelikli olarak, Ortadoğu, Afrika ve Avrupa bölgeleri ile ilgileniyorlar. Türkiye'nin 'gerçek bulut' servis sağlayıcısı olarak yurtdışına açılmakta en önemli hedefleri arasında yer alıyor."

DOĞRU ÇÖZÜMÜN 3 AYAK İZİ!
Tasarruf: Girişimciler tüketiciye ve kurumlara tasarruf ettirmeyi başarırken hayat tarzını ve rekabete göre hareket etme yeteneğini kısıtlamıyor.
Uyumlu: Tüketicinin hayat tarzı, kurumların iş planı ile uyumlu çözümler başarılı olma şansını elde ediyor.
Ölçeklenebilir: Değişen ihtiyaçlara göre uyumlu bir çözüm, mevsime, artan ihtiyaca göre esnek olursa ölçek problemi ortadan kalkıyor.

ROBOTLARI DAMARIMIZDA HİSSEDİYORUZ
Geçtiğimiz gün 11'incisi düzenlenen DigitalAge Summit etkiliğinde tanıtılan, damarlarımıza gezebilen mikro robotlar, sağlık teknolojisinin hayatımızı nasıl değiştireceğine yönelik güzel bir örnek oldu. Damarlarımızda dolaşan mikro robot fikri, sağlık endüstrisini baştan sona değiştirebilecek bir gelişme.
Max Planck Institute Direktörü, Carnegie Mellon University Öğretim Üyesi, nanoGriptech Kurucusu Metin Sitti, "Akıllı Minyatür Robotlar ve Tıbbi Uygulamalar" başlıklı sunumunda tıp alanında kullanılmak üzere geliştirilen küçük robotlardan bahsetti. Son 20 yıldır en büyük başarının insanları kesmeden ameliyat yapan sistemlerin olduğunu vurgulayan Sitti, robotların tedavi süresini ve riski azaltmak üzere, doktorlara yardımcı olacak şekilde tasarlandığını söyledi.
Sitti, "Şu ana kadar 300 milyondan fazla operasyon bu robotlarla yapıldı. İnsanların midesinde, bağırsağında gezebilen bu robotlar doktorların ulaşamadığı bölgelere ulaşabiliyor ve insanlara zarar vermeden işlem yapabiliyorlar. Amacımız, gözle görülmeyecek kadar küçük, zarar vermeden vücudun çok küçük alanlarına girebilecek robotlar geliştirmek" şeklinde konuştu.

ASTIM HASTALARINA ÇÖZÜM
Astım ve koah hastalarına tedavileri için çözüm geliştiren ODTÜ Teknokent girişimleri arasında yer alan Spirohome, tohum yatırım desteğini aldı. Astım ve koah hastalarının tedavi maliyetlerini düşüren ve uzun ölçümleme işlemlerini basitleştiren Spirohome 500 Startups Istanbul ve ACT Venture'dan yatırım alma şansı yakaladı. Spirihome astım ve koah hastalarının sürekli hastaneye gitme, randevu alma zorunluluğunu ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.