YAZARA MAİL GÖNDER Millet kazanacaksa CHP orada olmaz

YAZARLAR / Sabah.com.tr Yazarları

'Halk bu CHP'ye nasıl güvensin?'

Çok değil iki ay önce yazdığım yazının başlığıydı bu.

Sağlam bir muhalefet iktidarın itici gücüdür.

Ancak kim CHP'nin 'ana' muhalefet olduğunu iddia edebilir?

Milletin lehine olacak hiçbir gelişmede CHP var mı? Daha en baştan her şeye "İstemezük" diyor.

İşte CHP'nin son numarası; darbeci anayasayı geride bırakıp yeni ve sivil bir anayasa yapalım diye kurulan masayı üçüncü buluşmada dağıtmak.

HDP gibi. Onlar nasıl ki Kandil'in dümen suyuna girip çözüm masasını dağıttılarsa CHP de milletin yıllardır beklediği yeni anayasa beklentisine sırt çevirip masayı dağıttı.

***

CHP iki aydır partisinden bir milletvekilinin odasındaki Atatürk portresini indirmesini tartıştı. Yetkili kurullar, soruşturma komisyonları, ihraç istemleri vs...

Duvardaki bir tablo CHP için terörden de mülteci dramından da Suriye'deki Rus vahşetinden de öncelikli konu oldu.

Memleket yansa CHP'nin gündemi farklı.

CHP, kendisinden umudu kesen milleti umursamadığından, "bari eldeki CHP tabanını tutayım" derdinde.

***

CHP, önemli kırılma noktalarında hep aynı numarayı yapıyor. Gündemi saptırıyor.

CHP. 1 Kasım seçimlerinin ağır hezimetini tartışmadı, kamuoyuna özeleştirisini yapmadı, CHP tabanına bunun hesabını vermedi.

Ne yaptı?

Bir, aylarca duvardan indirilen Atatürk tablosunu tartıştı.

İki hiç alakası yokken Kılıçdaroğlu çıktığı her platformda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alarak ona hakaretler yağdırdı.

Bu hengamede, Kılıçdaroğlu'nun tek adamlığını ilan ettiği partinin gidişatını kimse sorgulayamadı.

***

Önceki akşam da kaset operasyonu ile CHP'nin başından indirilen eski Genel Başkan Deniz Baykal bir televizyonda canlı yayına katıldı.

CHP tabanının bile sıtkının sıyrıldığı bazı konulara değindi.

Baykal özetle şu iki şeyi ima etti:

1-Kılıçdaroğlu ile olmuyor, artık parti yönetiminin değişmesi gerekiyor.

2-Terör örgütü PYD'nin bombalanmasını doğru buluyor ve devletimin yanında yer alıyorum.

***

Bu seferki basınç, 'içeri'den ve tabanı etkileyecek bir isimden geldiği için Kılıçdaroğlu panikledi.

Bu sefer elde gündemi değiştirecek tek mesele yeni oluşturulan Anayasa Komisyonu'nu dağıtmaktı.

Hoş zaten bir sene sürse bu CHP o masadan yine kaçardı. Çünkü o masadaki görüşmeler nihayete erse millet kazanacaktı. Haliyle CHP milletin yanında yer almayacağına göre illa ki o masayı dağıtacaktı.

Baykal sadece bu çıkışı ile CHP'nin kaçışını hızlandırmış oldu.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün CHP'nin yeni anayasa konusundaki tavrını çok net şekilde özetledi: "Bunların iş yapmak, iş üretmek diye bir derdi yok.
Bu sadece ülkeyi kilitlemektir. Bunlardan bir şey çıkmaz. Umutla bekleyen milletimize yazık oldu."

Masada kalanlarla kararlı bir şekilde bu işin sürdürmesini ve yeni anayasa konusunun partilerin değil milletin meselesi haline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletten kaçmak yerine her zaman adres olarak milleti gördüğünü de şu sözlerle anlattı:

"Ey parlamentodaki saygın üyeler, gelin bir karar alın. Deyin ki biz millete gideceğiz. Bakın bakalım millet size ne diyor. Millet evet diyorsa, egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Siz Atatürkçü değil misiniz? Gazi Mustafa Kemal ne diyor, "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Öyleyse gelin millete gidelim, bakalım millet ne diyecek."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.