YAZARA MAİL GÖNDER G.Saray Mancini için önemsiz!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Mancini 8 günlük milli arada takıma 4 gün izin verdi. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?
Şuna net inanıyorum ki Mancini için G.Saray çok önemsiz. İtalya'da İnter'le, İngiltere'de Manchester City ile şampiyonluk yaşamış bir adamın G.Saray ile işi ancak para için olabilir. Tıpkı Türkiye'ye gelmiş diğer bazı ünlü yabancı hocalar gibi. Mancini'nin gönlünden geçen İtalya Milli Takımı. G.Saray'a gelmesinin yegane sebebi de aldığı çok büyük para. Mancini de haklı olarak burnundan kıl aldırmıyor. Sözleşmesini yapmış, takımın başında sahaya çıkmış, kazanıp kazanmaması Mancini'yi çok üzmez. Ve Mancini'ye de kimse kolay kolay "Sen ne yapıyorsun arkadaş" diyemez. Sözleşmesi kapı gibiyse "İsterseniz kovun kardeşim" diyebilir.
Real Madrid maçını yok saydığı için eleştirilen Mancini'nin Tuttosport'a "Juventus'un şansı bizden fazla" açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz?
Mancini, realist bir futbol adamı. Kimseye boş umutlar vermiyor. G.Saray'ın Madrid'de Real Madrid'den puan alması imkansız değil ama oldukça zor. Üstelik aynı Galatasaray'ın iddialı Juventus'u İstanbul'da yenmesi de kolay değil. Mancini tabloya bakmış, takımların kalite ve form durumuna göre ihtimalleri sıralamış. Haklıdır ve bundan dolayı da eleştirilmemelidir.

Sokağa bile çıkamazlar!
G.Saray'da başkan ve yöneticiler hala Terim'in ayrılışıyla ilgili açıklamalar yapıyor. Bunun nedeni nedir? Gelen kötü sonuçlar sonrası sizce bir pişmanlık var mı?
Şu anda zaferi kazanan Fatih Terim oldu. Zira yıllarını verdiği, büyük başarılara imza attığı yuvasından kovulan adam durumunda. Hem de nezaketten uzak şekilde G.Saray'dan gönderilmiş mazlum durumunda. Ve o gönderildikten sonra G.Saray'da art arda kötü sonuçlar geldi. Üstelik ligin üçte biri geride kalmışken ezeli rakip F.Bahçe ile fark 9 puana çıktı. Bütün bu tablo Terim'i kahraman yaptı. Şimdi Terim'i karalamak, mundar etmek için bazı kişiler ilginç yollara başvuruyorlar. Ama bunların hepsi beyhude girişimler. Saha sonuçları düzelmediği taktirde G.Saray'da bazı insanlar evlerinden sokağa bile çıkamazlar.

G.SARAY YÖNETİMİ GİRDABIN İÇİNDE!
Galatasaray, Fatih Terim'in ayrıldığı günden bu yana aynı psikolojiyle yaşıyor. Bu böyle ne kadar devam eder?
Galatasaray, 'yandım anam' dedi. Terim'in G.Saray'dan gönderilişinin öncesinde fokurdayan kazan, artık patladı. G.Saray ne yapacağını bilemiyor. Fatih Terim'den 3-4 kat fazla bütçeyle göreve getirilen Mancini, şu an için başarılı değil. Şimdi ise yönetim tuhaf arayışlar içerisinde. Bir kısım G.Saraylılar Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst'ün gönüllü olarak yönetim dışından Florya'da göreve başlamasını istiyorlar. Belki başkan da istiyor ama bu işlerde tükürdüğünü yalamak çok zordur. Eğer Albayrak ve Dürüst tekrar Florya'ya gelirse adama sormazlar mı "Böylesine değerli iki Galatasaraylıyı Mayıs ayında niye tasfiye ettin" diye. Pazartesi günü başkan Ünal Aysal'la Hagi yemek yemiş. Yine dedikodulara göre Hagi'ye sportif direktörlük teklif edilmiş. Yani Mancini'nin üzerinde Hagi mi olacak! Hagi Florya'yı temizleyecek, çamaşırları yıkayacak ya da sahayı sulayacaksa buyursun gelsin. Ne yani Hagi Mancini'ye teknik olarak önerilerde mi bulunacak? Mancini Hagi'ye sormaz mı "Sen kimsin arkadaş" diye. "Nerde hocalık yaptın, hangi takımla başarıya ulaştın" diye sormaz mı? Sonuçta G.Saray yönetimi girdabın içine girdi, çıkmak için çeşitli planlar yapıyorlar. Ama hangi planı yaparlarsa yapsınlar ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde arka arkaya gelecek birkaç kötü sonuç G.Saray'ı topyekün karıştırabilir.

UEFA 'tekrar gözden geçir' diyecek
TFF bir kez daha Trabzonspor'un başvurusunu reddetti. Trabzon Tahkim ve FIFA'ya başvurmaya hazırlanıyor. Bu durum ne kadar daha böyle sürer?
Bu durumun iki kırılma noktası var. İlki Yargıtay kararından sonra. Şayet Yargıtay, Özel Yetkili Mahkeme'nin kararını onarsa Türkiye'de vicdanen TFF'nin vermiş olduğu karar boşa düşer. TFF kendi Tahkim Kurulu'nun kararının Anayasanın güvencesi altında olmasına güveniyor. Doğrudur, Tahkim Kurulu'nun kararları nihaidir ve Anayasa teminatı altındadır. Yalnız hukuken ortaya çıkacak yeni delil ve hukuki sonuçlar futbol disiplin kurulunun soruşturmasını tekrar başlatabilir. İşte bu durumda dosya yeniden açılabilir. Diğer kırılma noktası ise UEFA ve FIFA'nın mektubu olabilir. Şayet Yargıtay kararı onarsa UEFA ya da FIFA, TFF'ye "Kararını yeniden gözden geçir" diyebilir. Tüm bu gelişmeleri de bekleyip görmek zorundayız.

PARASI PULU BENİ İLGİLENDİRMEZ
TFF Terim ile 5+2 yıllık bir anlaşma yaptı. Bu imza istikrar için doğru adım mı, ne düşünüyorsunuz?
Şu anda Türk futbolunu içinde bulunduğu durumdan kurtarabilecek bir adam varsa, o da Fatih Terim'dir. Zira deneyimi, yaşadıkları ve çalıştırdığı takımlara baktığımızda önemli planları olmalı. Tıpkı çok uzun yıllar önce Akdeniz Oyunları'na giden takımı yarattığı gibi, yeni bir genç jenerasyon keşfetmek, bulmak ve şans vermek zorundadır. Terim'le yapılmış olan uzun süreli sözleşme günümüzdeki yegane kurtuluş formülüdür.
Aysal "Terim para için gitti" sözlerini yalanladı. Terim Milli Takım'dan yıllık 3.5 milyon Euro alıyor. Bu konu hakkındaki yorumunuz nedir?
Kimsenin parasında pulunda gözümüz yok. Ben Fatih Terim'in Federasyondan yılda kaç para aldığıyla ilgilenmem. Önemli olan Terim'in Türk futbolunda bundan sonra doğru hamleler ve girişimlerde bulunması. Bu deneyim Fatih hoca da var mı, tabii ki var. Artık bekleyip görmek durumundayız.

FENERBAHÇE REHAVETE DÜŞMEZ
F.Bahçe'de Meireles'in dönüşü takımı nasıl etkiler?
F.Bahçe'de zaten büyük bir problem yok. Kadro zengin. Aynı mevkinin birbirine yakın birkaç oyuncusu var. Tabii ki Raul Meireles'in dönmesi Fenerbahçe'nin gücüne güç katar.
F.Bahçe önündeki üç maçta kazanırsa şampiyonluğu büyük ölçüde garantiler mi?
Bundan sonra F.Bahçe'nin alacağı her iyi sonuç şampiyonluğa bir adım daha yaklaşması manasına gelir. Ancak hiçbir şey için garanti demek özellikle futbolda doğru olmaz.
Derbi düşünülerek riske atılmaması beklenen Kuyt ve Volkan'ın yokluğu, Antalyaspor maçında F.Bahçe'yi etkiler mi?
Bugün her maç her takım için risktir. Büyük takımların mütevazi takımlara karşı bile rahatlıkla puan kaybedebildiği bir durum var. Her maç üç puandır ve her türlü sonuca açıktır.
Rakipleriyle puan farkını açan F.Bahçe'de bu durum rehavete yol açar mı?
Bazı takımlarda rehavete yol açabildiği gibi bazı oyuncu topluluklarında da kendine güveni çok artırabilir. Ama benim görüşüm o ki F.Bahçe bu sene çok disiplinli oynuyor. Kolay kolay havaya gireceklerini ve rehavete düşeceklerini sanmıyorum.

HEDEF BÜYÜKSE FERNANDES KALMALI
Ahmet Nur Çebi, devre arası için transfer bütçesi ayırmadıklarını söyledi. Sizce Beşiktaş'ın devre arasında takviyeye ihtiyacı var mı? Bu ortaya konulan hedefe bağlı. Bence Beşiktaş sezon ortasındaki transferini ya da transferlerini puan tablosundaki yerine göre yapacak. Şampiyonluk ve ikincilik şansını büyük görüyorlarsa transfer yapmaları, kadroyu takviye etmeleri şart.
Beşiktaş'ta sakatlığı bulunan Fernandes'in derbide oynamaması gündemde. Portekizli'nin yokluğu Beşiktaş'ı nasıl etkiler?
Fernandes Beşiktaş için en önemli futbolcu. En yaratıcı ve sonucu değiştirebilecek en önemli futbolcu. "Fernandes'in olmaması Beşiktaş için fark etmez" demek futbolun genel doğrularına aykırıdır. İkinci bir olay da Beşiktaş önümüzdeki yıllar büyük hedefleri düşünüyorsa ne yapıp edip Fernandes'i kadrosunda tutmak zorundadır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.