YAZARA MAİL GÖNDER Yabancı formülü: Altı + TFF + Dört
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

TFF Yönetim Kurulu üyesi Selim Koray G.Saray'a yönelik attığı twette şöyle diyordu: "Sadece yabancı sayısıyla Avrupa'da kupa kaldırılacağını düşünenler, kupa kaldırdıkları gün takımlarında kaç yabancının oynadığını da araştırsınlar." Araştırmaya gerek yok. Türkiye'de G.Saray'dan başka Avrupa'da kupa kaldıran takım yok. O takımda da Arsenal'le oynanan finalde 4 yabancı olarak Taffarel, Hagi, Popescu ve Capone görev yapmıştı. Zaman tüneline uzanıp 17 Mayıs'taki UEFA finaline gidelim ve kadro yapılarına bakalım. Arsenal'in onbirinde Overmars, Beckham, Henry, Viera, Petit ve Silvinho vardı. 7'inci yabancı oyuncu olarak oyuna sonradan Suker girdi. Galatasaray'ın başarısında yabancılar kadar muhteşem bir jenerasyon olarak anılacak Türk oyuncular vardı.

ŞENOL GÜNEŞ'İN KADROSUNDA 12 G.SARAY KÖKENLİ İSİM VARDI

Euro 2000'de ki çeyrek finalde Portekiz'e kaybeden Mustafa Denizli yönetimindeki Milli Takım'da; Hakan Şükür, Arif Erdem, Okan Buruk, Suat Kaya, Ergün Penbe, Hakan Ünsal, Ümit Davala, Fatih Akyel, Tugay Kerimoğlu'nun yer aldığı kadroda 9 Galatasaraylı vardı. O dönemde Ümit Milli Takım Avrupa Şampiyonluğu'na gittiği için Emre Belözoğlu alınmamıştı. 2002 Dünya Kupası'nda Milli Takım Şenol Güneş yönetiminde üçüncülük kürsüsüne çıkarken kadroda Galatasaray kökenli 12 oyuncu vardı. Selim Bey'e soruyorum; elinizde böyle yetenekli, becerikli Türk oyunculardan kurulu kadronuz varsa siz yabancıyı alır mısınız? Bir sorum da ortaya.. TFF yabancı kararının değişimi için "Transfer dönemi başlamıştır. Talimat da yayınlandığı için değişim olamaz" diyor. Bildiğim kadarıyla kurumlar da devamlılık esastır. TFF bir önceki yabancı değişikliğini hangi tarihte yapmıştır? Hatırlatayım: 16 Ağustos 2011.. O tarihte 6+2+2 kararı 6+2+sonsuz olarak değiştirilmiştir.

EN GÖRKEMLİ DÖNEM ESKİ BAŞKAN HALUK ULUSOY'LA YAŞANMIŞTI

Federasyon, Milli Takımlar'ın başarısızlığını yabancı sınırlamasına taviz vermeyerek örtmeye çalışıyor. Türk futbolunun dünya sıralamasındaki yeri Demirören döneminde 57'inci sıraya gerilemiştir. Ancak Demirören'in başkanlık için icazet aldığı eski TFF Başkanı Haluk Ulusoy döneminde Milli Takım tarihinin en görkemli günlerini yaşamış, FIFA sıralamasında 5'inci UEFA'da da 3'üncü olmuştu. Mahmut Özgener'in başkanlığı döneminde Milli Takım 2009'da FIFA sıralamasında 10'uncu sıradaydı. Bugün acınacak durumdayız. Başarısızlığının üstü "Onu ben getirmedim, bunu ben atamadım" şeklindeki sözlerle örtülemez. Bu konuda "Bilgi Birikim", "Tecrübe" ve yaşanmışlıkları değerlendirecek hafıza kartı yok. Çaylak berberler gibi TFF'nin başını tıraş edenlerin ortaya çıkardığı şaç şekli komik ve çirkindir. Oysa, 16 yaş grubundan başlayıp 19 yaş grubuna kadar oluşan Milli Takım'larda Türk futboluna katkı sağlayacak bir oyuncu grubu vardır. Ancak, yapılanma ve koordinasyon konusunda sıkıntı vardır. Hatırla iş başına getirilen çapı dar insanlar bu yetenekl i oyuncu grubunu harekete geçiremez. Geçiremiyor da.. U-20 Dünya Şampiyonası'nı düzenliyoruz. Bırakın final rüyasını çeyrek finale bile çıkamadık. Yabancı oyuncu sınırını daraltıyoruz ama U-20'de bizim yetiştirmediğimiz 6 oyuncuyu ilk onbirde oynatıyoruz. Eğer yapılanmanın ve koordinasyonun başına hatırlı insanlar atanmaz, bilime inanan, akıllı, tecrübeli insanları iş başına getirmeyi düşünürsek yarını ancak böyle kurtarabiliriz.

SAYIN SELİM KORAY SİZ DE BU SÖZLERE KULAK KABARTIN

Sorun yabancı değildir, sorun doğru eğiticimlerle çalışmamaktır. Türk futbolcusu teoriyle bir şeyleri ne yazık ki öğrenmeyi sevmiyor. Görerek öğrenmeyi istiyor. Bu yüzden Hagi, Alex, Popescu, Taffarel görerek öğrenme konusunda oynadıkları dönemde genç Türk oyuncularına "Rol model" olmuşlardır. Geçen hafta "AB formülü ve Aziz Yıldırım" başlıklı bir yazı yazdım. Yazdıklarım insanların algıladığı kadardır. Orada Aziz Bey'in "Yabancı sınırlaması kalksın" sözünün doğruluğunu anlatan örnekler verdim. Bunu da Mevlana'nın bir sözüyle bütünleştirdim. Sayın TFF yöneticim Selim Koray siz de kulak kabartın; Aziz Yıldırım'ın 2006'daki söylemini aktarıyorum: Yabancı oyuncuyu kısıtlamak yanlış. Çünkü bizim Türk oyuncusunun eğitimi yok. Çünkü eğitici yok. Federasyonun yapacağı şey şu: 10 senelik bir periyod için açacak yabancı futbolcunun önünü. Bizim çocuklarımız, Avrupa eğitimi almış yabancıyı görerek eğitimini tamamlayacak. Kabiliyeti iyiyse yıldız olacak. Yeteneksiz ise normal bir futbolcu olarak kalacak. Bizim futbolcularımız topa vurmayı biliyor ama nerede duracağını bilmiyor. Yani eğitimi eksik."

NİHAT KAHVECİ İSPANYA'DA OYNARKEN TÜRKİYE AB ÜYESİ MİYDİ?

TFF Başkanı Demirören ne yazık ki; yabancı sınırını daraltmakta inat ediyor. Üstelik, "Türkiye AB üyesi değil, Yabancılar için AB formülü işlemez" yorumunu yapıyor. Nihat Kahveci İspanya'da AB pasaportuyla oynarken Türkiye AB üyesi miydi? Kulübü izin vermeseydi Kahveci "Avrupa Adalet Mahkemesi"ne başvurur muydu? Türkiye'de top koşturan her AB pasaportuna sahip yabancı oyuncu Nihat Kahveci gibi bu hakkı kullanmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.