Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye Futbol Federasyonu eğer 6+0+4 kararından son toplantıda dönseydi, kendilerini ağır şekilde eleştirecektim. Gerçekten kulüplerimizin tavırlarını anlamak mümkün değil. Geçen yıl bu değişikliğe topluca 'evet' deniyor. TFF soruyor, 'İyi düşündünüz mü?' diye, 'Evet' diyorlar. Şimdi de 'Eskiye dönün, dönmezseniz gidersiniz' diyorlar. Her ülkede futbol federasyonları, futbolun patronlarıdır. Biz de ise öyle bir ortam var ki, adeta kulüpler futbolu yönetmek istiyor. Yabancı statüsündeki değişiklik medyada eleştirilere yol açtı. Aslında yoruma açık bir konu. Ben doğru olduğunu düşünüyorum. Milli Takımlarımızın durumu ortada. Hızlı düşüşümüze bir durun demek lazım. En önemlisi de bize gelen yabancı futbolcuların çoğu gösterilen aşırı ilgiden dolayı disiplinden koparak özel yaşamlarına özen göstermeyorlar ve fiziki düşüş gösteriyorlar. Kulüplerimiz dünyanın parasını zaman zaman boşa harcıyorlar. Galatasaray çok güçlü takımların bulunduğu UEFA Kupası'nda finalde dört yabancıyla şampiyon olmuştu.

***
U20'lerin, A Milli Takım'la alakası var mı?

Gelelim U20 Dünya Kupası'na... Senelerdir vurguladığım bir konu, bu şampiyona sayesinde medyanın genelinde de ön plana çıktı. Günümüz futbolunda bireysel yeteneklerle başarılı olmak mümkün değil. Belli bir sistemi oturtacaksınız, takım olmak önemli. Bütün takımların, belli bir oyun modelleri var. Hepsi A milli takımlarının oyununun aynısını sergiliyorlar. En güçlüsünden en vasatına kadar. Bizde ise tam bir sistem kargaşası var. Şimdi fatura hocalar Feyyaz Uçar ile Gökhan Keskin'e kesildi. U19 Milli Takımımız, Akdeniz Oyunları'nda finalde penaltılarla kaybetti. U20 Milliler ise kendilerinden kat be kat üstün olan Fransa'ya yenilip çeyrek finale yükselemedi. Dünyanın en iyi teknik direktörünü takımın başına getirsek Fransa bizi yine yenerdi. Önemli olan sistemi oturtmak. Dünyada sistemi oturmamış, kadro istikrarı olmayan, günümüz futbolunun istediği basit oyunu sahaya yansıtamayan takımlardan biriyiz. Yapmamız gereken çok iyi bir planlamayla gençlere günün futbol ilkelerini öğeretecek, onları kolektif oynamaya alıştıracak eğitimcilere ihtiyacımız var. İş bununla da bitmiyor. Öncelikle medya ve toplum olarak bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Az iş yapan bazı yabancıları göklere çıkarmaktan vazgeçmeliyiz.
***
Irak Milli Takımı'nı izleyin...

Hep spor kültürümüz çok eksik diyorum. Dünya Şampiyonası'nda birbirinden güzel maçlar oluyor. Son Gana-Şili maçı bana göre son yılların en güzel maçlarından biriydi. Ama ne yazık ki tribünlerde seyirci yoktu. Bir de gerçekleri görmek açısından Irak mucizesine bakalım.
O kadar huzursuz bir ülkeden bir takım çıkıyor, güzel futbol oynayarak iyi mücadele ederek yarı final vizesi alıyor. İşte bütün bu örneklerden sonra bizim futbolumuzun hali ortada.
Bir de UEFA'nın verdiği cezalarla uğraşıyoruz. Bütün bu örneklerden sonra futbolumuzun bugünkü hali ne yazık ki içler acısı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER