YAZARA MAİL GÖNDER İsmail Kartal çok şanslı
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Geçen haftaki köşe yazımda İsmail Kartal'ın derbideki taktik anlayışını ve maçın gidişatına göre muhtemel kırmızı kartı engellemek için takımın en başarılı ismi Caner'i oyundan çıkarmasını methetmiştim.
Rize karşısında belki F.Bahçe galibiyet golünü bitime 10 dakika kala attı. Ama temposu, iştahlı futbolu ve pozisyon zenginliğiyle iyi bir oyun sergiledi. Bu maçta da İsmail Kartal'ın cesur hamleleri dikkat çekti. Ancak bir noktaya değinmek istiyorum. Ben belli bir bölüm olsa da 4 santrforlu oyun modelinin doğru olduğuna hiçbir zaman inanmadım.
Yine geçen hafta yazdığım gibi takımın oturmuş belli bir kurgusu olmasına rağmen İsmail Kartal'ın takım tertibinde gerektiğinde bazı değişikliklere gitmesi ve Diego'yu da kazanması gerektiğine değindim. Örnek olarak da Emre'nin sürekli sakatlık problemini göz önüne alarak Diego, Meireles, Mehmet Topal orta sahasının iyi işleyebileceğini belirttim. Ayrıca eldeki kadroda Hasan Ali gibi sürekli yedekliğe rağmen, görev verildiğinde sakinliği, yetenekleri ve akılcı oyun görüşüyle her zaman güvenilir bir oyuncu olduğunu vurguladım. Gerektiğinde Caner öne çekilerek, sol kulvar yardımlaşmalı bu ikiliye teslim edilebilir. Eğer İsmail Kartal, Diego'yu iyi motive eder, sezon başından beri güçsüz gözüken Sow ve Webo'yu kuvvetlendirirse F.Bahçe istikrarlı bir çizgi tutturur. Çünkü İsmail Kartal'ın elinde önemli bir avantaj var. O da şu; "Takım oturmuş pas trafiği sayesinde ligdeki en güçlü rakiplere karşı bile oyuna genelde hükmedebiliyor." Fenerbahçe bu sezon Galatasaray ile Süper Kupa ve ligde, Beşiktaş ve Trabzonspor ile de ligde oynadı. Süper Kupa finali tarafsız sahadaydı. Diğer 3 maç ise deplasmandaydı. Hepsinde oturmuş saha içi düzeniyle genelde oyunun kontrolü F.Bahçe lehineydi. Günümüz futbolunda böyle bir artı önemli bir avantajdır.
Fenerbahçe oturmuş pas trafiği sayesinde ligdeki en güçlü rakiplere karşı bile oyuna hükmedebiliyor.

Beşiktaş için Demba Ba vazgeçilmezdir

Beşiktaş önemli eksikliklerine ve geriye düşmesine rağmen zorlu Başakşehir deplasmanında maçı çevirme başarısını gösterdi. İlk devrede kontrol Beşiktaş'ta olmasına rağmen iyi alan savunması yapan rakip karşısında üretkenlik sağlanamadı. Bunda eksik oyuncular yüzünden değişik bir kadronun oluşması ve de alışılmışın dışında çift santrforlu düzene geçilmesinin rolü vardı.
İkinci yarıdaki hırsla yükselen tempo ve alışılmış dikey hızlı futbolun gündeme gelmesi galibiyeti getirdi. Ben yeri geldikçe Kerim Frei'nin çabuk, dikine kolay adam eksilten driplingleriyle önemli bir futbolcu olduğunu vurguladım. Şimdi Bilic'in elinde artık Gökhan Töre ve Olcay'ın mutlak alternatifi bir isim daha var. Sosa da fizik olarak hazır olmamasına rağmen futbol bilgisi, disiplini ve de etkili duran toplarıyla önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Yine üstünde sık sık durduğum bir konu var. Geniş kadroda sağ bek hariç alternatifler çok.
Ama takımın olmazsa olmazı Demba Ba'dır.
Demba Ba, hem golcü hem de sistemi işleten çağdaş bir santrfor.
Mustafa Pektemek, sakatlık problemlerinden aşırı devamsız. Cenk Tosun'un performansı ise çok yetersiz.
Beni en çok rahatsız eden konu ise Oğuzhan'ın düşük performansı. Çok yetenekli bir genç ama çok güçsüz. Yere sağlam basamıyor. Bu tip oyuncular için hep aynı şeyi söylüyorum: "Önemli bir yetenek, eğer günümüz futbolunun istediği fizik güç ve devamlılıktan uzaksa kesinlikle yıldız oyuncu kimliğinde kabul edilemez." Başta yayıncı kuruluşun spikerleri olmak üzere ve medyanın büyük çoğunluğunun Oğuzhan'ı pof poflaması bu genç yeteneğe ciddi zarar veriyor.
Oğuzhan çok yetenekli bir genç ama çok güçsüz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.