Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Top genel kurulda

Letonya maçı sonrası "Hesap zamanı" dediniz. Bu hesap nereye kadar uzanacak? Maç öncesi bu soruya cevap vermiştim. "Radikal değişiklik yapılacaksa bunun yeri futbol genel kurulu" demiştim. Haluk Ulusoy değişmedikçe, herhangi bir değişim mümkün değil. Şenol Güneş'in maç gecesi söylediklerini bütün Türkiye dinledi. Hocamız, gayet pişkin, Letonya gibi bir averaj takıma elenmenin sorumluluğunu duymuyor, bedelini ödemek istemiyor, federasyondan aldığı bol sıfırlı dolarlardan vazgeçmeye niyetli görünmüyor. Aynı durumda bir başkası stadyumdaki basın toplantısında istifasını açıklardı. Hocanın kovulana kadar gitmeye niyeti yok. Halkın ve medyanın öfkesinin geçmesini bekliyor. Portekiz'den elenince 2004 sonbaharına kadar nasılsa maç da yok. "Ortalık yatışır, ben de bu dolarları almaya devam ederim" diye düşünüyor olabilir.

Ya Haluk Ulusoy?
Haluk Ulusoy'da da radikal önlemler diye nöbet değişikliği düşüncesi olmadığı görülüyor. Ulusoy, 2004 kongresinde aday olmayacağını ileri sürüyordu. Galiba o sıralar Portekiz'e gitme ümidini büyük ölçüde yitirmişti. Ve tıpkı Nasreddin Hoca gibi "Ben zaten inecektim" zemini hazırlıyordu. Letonya'yı çekip Portekiz'i neredeyse garanti hissedince "Bırakıyorum" sözlerini terketti. Yeniden adaylığını koymaya kararlı olduğunun işaretlerini vermeye başladı ve hatta kendisine muhtemel rakip gördüğü Şenes Erzik'i yıpratma faaliyetlerine de girişti. Letonya rezaletinden sonra eski kararına dönmüş olabilir. Yani adaylıktan vazgeçebilir. zaman mesele yok. Vazgeçmezse görev genel kurula düşüyor. Burada oylar bugüne kadar olduğu gibi Ulusoy'un dağıttığı ulufeler ve verdiği ödünlere göre yönlenirse yapacak bir şey yok. "Her millet layık olduğu yönetime kavuşur. Türk futbolunun layık olduğu yönetim bu" denir. Ama kongredekiler kendilerinin kişisel ya da temsil ettikleri kurumların menfaatleri yerine Türk futbolunu düşündüklerini kanıtlarlarsa Ulusoy ve gibileri bir daha federasyonun kapısından giremez. Yeni, tertemiz, kimseye verecek hesabı, ödünü olmayan bir federasyon kurulur. Bu federasyon da, Türk futbolunun istediği tüm radikal önlemleri alır. Özetle, genel kurula kadar ne söylesek boş. Çünkü ben AKP hükümetinin, onun spordan sorumlu bakanının, GSGM'nin her nedense Ulusoy'un dümen suyunda gittiklerini görüyorum. Bugüne kadar olanlar meydandayken göreve gelir gelmez bir futbol soruşturması açtırması gerekenler, bakıyorum, bakanıyla, genel müdürüyle Ulusoy'a omuz veriyorlar. Eski başkan Mesut Yılmaz'dan başlayarak üzerinde ANAP damgası olan herkese ve her kuruma karşı tutumu açık seçik belli AKP'nin tamamen bir ANAP tertibiyle işbaşına gelen Ulusoy'u bu kadar sahiplenmesinin arkasında neler olduğunu da merak ediyorum. Yeri gelmişken; dün Mehmet Ağar aradı, "Sitemlerinde haklısın. Aylardır Anadolu'yu adım adım dolaşmaktan sana verdiğim sözü tutamadım. Bayram sonrası bu soruşturma önergesini meclise sunacağım" dedi.

Kulüplerin genel kurul tarihleri son dönemde sık sık tartışılıyor. Federasyonun genel kurulu da haziranda. Yeni gelebilecek ekibe zaman tanımak açısından daha önce yapılması daha iyi olmaz mı? Bu değişiklikleri ne kadar erken yaparsak o kadar vakit kazanırız. Olağanüstü genel kurul çağrısını bakan Mehmet Ali Şahin yapacak. Ama Sayın Şahin, Haluk Ulusoy'u kucaklamış götürüyor. Bu yüzden olağanüstü genel kurul beklemiyorum. Olsa çok daha iyi. Çünkü normal genel kurul Türk Milli Takımı'na fevkalade önemli zaman kaybettirirken, Haluk Ulusoy'a da bu ilk heyecan öfkenin dağılması, ortalığın yatışması anlamına gelecek çok önemli zaman kazandıracak ve bu pişkin başkan haziranda kongrede ortaya çıkabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA