Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yani haftalar sürüyor.. Ahmet Tulgar "Birbirimize" diye bir roman yazmış. Cumhuriyet Kitap eleştirmeni Feyza Hepçilingir de "Eşcinsel sevişmeyi okumaya hazır değilim. Okumayacağım" demiş..
Vay sen misin diyen.. Bir kaşık suda fırtına..
Efendim bir eleştirmen her kitabı okumak zorundaymış. Hatta "Okumamak sansür uygulamaktır" diyenler dahi çıktı.. Bunu diyenler insanı istemediği, hoşlanmadığı bir şeyi okumaya zorlamanın nasıl bir faşizm olduğunu hiç düşünmediler her halde. İnsan haklarına bakarsanız, hatta işkencedir, zorlama.
Bir yazarın büyük bir içtenlikle düşündüklerini ve duygularını açıklamasından insanlar niye gocunur?. Siz başka şeyler düşünebilirsiniz. Başka şeyler düşünmek için varsınız zaten..
Feyza kardeşimiz, olumlu, olumsuz tek kelime etmemiş. "Böyle bir ilişkiyi okumaya hazır değilim" demiş.. Alkışlayın.. Okumuş gibi yapıp yerin dibine soksaydı, daha mı mutlu olacaktınız..
İşte ben de hazır değilim.. Niye değilim, onu da bilmem.. n beri, dünyanın en sert erotik romanlarını İngilizce asıllarından hem de, okudum, bizde yasak oldukları için.. Hemen hepsinde, lezbiyen ilişkiler vardı. Yani kadın eşcinselliği.. Beni hiç rahatsız etmedi. Ama hiçbirinde erkek eşcinselliği yoktu nedense..
Demek bu tür ilişkiyi yazmaya ve okumaya hazır insanlar dünyada pek yok..
Ülkemizde erotik kanallar var.. Yumuşak (Soft Core) dediğimiz pornogrofi TV yayınlarına giriyor.. Bu yayınlarda kadın eşcinselliği gırla.. Ama erkek eşcinselliğinin iması dahi yok. Neden dersiniz, Feyza'ya saldıranlar?..
Saldırırken Freudcülük oynayanlar da var. Homofobi ve de gizli Homoseksüellik sebep olabilirmiş, çekinmeye ve hoşlanmaz görünmeye..
Allah Allah.. Yığınla eşcinsel arkadaşım var. Çok severim. Gurur da duyarım dostluklarından..
Zerre rahatsız olmadım varlıklarından.. Özel yaşamlarına zerre ilgi duymadım, merak etmedim. Konuşmadım. Kendimi bu tür konuşmalara hazır hissetmiyorum da ondan.. Var mı diyeceğiniz?.
Oysa ortada gerçekten tartışılması gereken bir konu var. Hazır mısınız tartışmaya..
İki polisin eşcinsel ilişkileri ortaya çıktı. Birincisi hakkında soruşturma açıldı ve işten atıldı. İkincisi soruşturmayı beklemeden istifa etti.
Feyza için kopan kıyamet polisler için kopmadı..
Polisler hakkında işlem yapılmasını tartışmak gereksiz. Asıl sorun, muğlak, karanlık, çektiğin yere gidecek yasalarımızda.. "Polis olmak ve polis kalmak için eşcinsel olmamak gerek" hükmü verilebiliyor.
Şimdi, esas mesele yasayı açıklığa kavuşturmak. Eşcinselliğin "Meslek vakarı"na aykırı olmadığını polis yasasına açıkça yazmak..
Biz eşcinsel polisleri teşkilattan atarken, İngiltere Edinburg Dükünü (Kraliçenin kocası) korumak için özellikle eşcinsel polis arandığını açıkladı, üstelik.
Hani bunu tartışan?..
Meclis'te yasanın değişmesi için başvurmaya cesaret edecek, bakın "Cesaret edecek" diyorum, milletvekili, ya da parti var mı?.
İşin temeline yönelik tartışmada kimse yok. Hiçbir işe yaramayacak bir kişisel tercih ve tavır üzerine kıyamet koparılıp, sözüm ona eşcinsel hakları savunuculuğu yapılıyor..
Konu sıkıntısı mı var?.. Ya da suya sabuna dokunmadan tartışma lafazanlığı mı?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER