YAZARA MAİL GÖNDER Fazıl Çağ'ında, Dört Şehir!..

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Spor sayfalarının manşetlerine döndü başlığım, kusura bakmayın.. Son yıllarda kelime oyunlarıyla manşet yapmak "Marifet" oldu ya, gazetelerin arka sayfalarında.. Bu yüzden bütün manşetler birbirine benzer oldu ya.. Birinin aklına gelen, hepsinin aklına geliyor çünkü.. Hiçbiri de düşünmüyor ki, "Bunu başkaları da kolayca düşünür.."
4 Şehir'i seslendirdiler, Fazıl Say ve Çağ Erçağ!.. Fazıl'ın yeni bestesi.. Hiç dinlememiştim, tamamını.. Kadir Dursun Londra'dan mesaj attı..
"Hıncal Ağbi, Fazıl 14 Mart'ta Kültür Üniversitesi'nde 4 Şehir'i seslendirecek" diye..
Kadir Dursun, hayatı film olacak bir Adıyamanlı delikanlı.. Nerden, nasıl, klasik müziğe aşık olmuş.. Hayatını kazanmaya Antalya'lara gelmiş.. Fenike'de, dağların tepesinde Arikanda antik tiyatrosunu keşfetmiş, 2 bin yıllık. Yolu yok, yordamı yok.. Bir miktar araba, bir miktar eşek sırtı.. Sonrası yürüyerek tırmanma..
Niye?..
Çünkü antik tiyatroda Cumhurbaşkanlığı Senfoni çalıyor.. Koca senfoni, tüm aletleriyle oraya çıkmış.. Patikalar boyu, civar köy kadınları ocaklar kurmuşlar, gözleme yapıyorlar konuklara.. İkram ha.. Paralı değil.. Benim güzel Anadolum.. Ve o Anadolulu, Adıyamanlı, köy çocuğunun yaptığı, başardığı organizasyona bakar mısınız?. Dağın tepesinde CSO Konseri.. Dağı delen Ferhat yapsın bakalım!.
O Kadir, o genç yaşında Fazıl'ın meneceri oldu işte, bu müthiş becerisiyle.. Yıllardır yanındaydı.. Sonra geçen aralıkta bana dedi ki, "Hıncal Ağabey, artık dünyanın her yerinde çalışıyorum.. Türkçem yetmiyor.. İngilizceyi öğrenmem gerek. Fazıl'la anlaştık. Londra'ya ingilizce okuluna gidiyorum.."
Gitti.. Ama ordan da yetişti işte..
Fazıl, önce Beethoven, Ay Işığı sonatı çaldı, tek başına.. Yani şansa bakar mısınız?. Bu dünyanın en romantik sonatını bir hafta içinde dünya çapında iki Türk sanatçısından dinledim.. Geçen çarşamba Boğaziçi'nde Gülsin Onay, bu perşembe kentin öbür ucunda, Ataköy'de bir başka üniversite kültür merkezinde Fazıl Say..
Ay Işığı sonatı bir çırpıntılı göl getirir, gözlerimin önüne.. Ayın ışığı kıpraşır o çırpıntılara yansırken.. Bir sandal, hafif hafif kürek çeker o ışık nehrini izleyerek.. Sevgili vardır, sandalda..
Gülsin çalarken de vardı, Fazıl çalarken de, o girişteki emsalsiz, benzersiz, adagioyu..
Yorum farkları çarptı beni..
Ayni ay ışığı, ayni sandal, ayni sevgili..
Gülsin'de bana doğru geliyordu o sandal.. Sahilde içinde sevinç, içinde coşkuyla bekleyen bana.. Fazıl'da ise hüzün vardı.. Ufka doğru küçülüyordu sandalım bu defa.. Sevgiliyi benden götürerek.. Ayni müzik, ayni tuşlar, ayni notalar.. İlham farkına bakar mısınız?. Müzik işte bu..
Ardından Çağ geldi.. Çello.. Piyano.. Şostakoviç çaldılar.. Sonat.. Vay ki vay..
işte nefeslerimi kestiğim an..
Fazıl Say bestesi 4 Şehir. Piyano ve Çello için sonat!..
Sivas'la başladı.. Veysel illeri.. Fazıl'ın Veysel'i anlattığı Karatoprak teması arada duyuluyor.. "Sivas Veysel'dir" diyor, unutmayın.. Sonra acı.. Hüzün.. Sivas'ta yakılan 33 aydının acısı..
Birden neşeye boğuluyor hava.. İkinci şehir Hopa.. Karadeniz!.. Karadeniz'in coşkusu.. Çağ nasıl çalıyor çelloyu.. O koca saz oluyor kemençe, gözlerimizin önünde..
Sonra gene hüzün.. Ankara.. Ankara'nın başına gelenler.. O türküye aşık Uğur Mumcu'yu hatırlatıyor, "Ankara'nın taşına bak" teması.. "Uyan uyan Gazi Kemal, şu feleğin işine bak" diyor, piyanonun tuşları..
..Ve Bodrum.. Dünyanın toplandığı Bodrum'da neşe, ritim, dolu dolu yaşam.. ve tabii kavgalar.. Fazıl'ın en sevdiği tema, tartışmalar ve kavgalar..
Bittiğinde, Schalke'ye üçüncü golü attığımızda ne haldeysem öyleydim, coşku içinde, haykırarak ve ellerimi çırparak..
Başlığım da ondan, spor başlığı gibi oldu ya..
Sonra Fazıl "Hadi bize gidelim, maçı beraber izleyelim" dedi.. "Benim Galatasaraylı olduğumu unutma" dedim, hem de nasıl Fenerli Fazıl'a takılarak..
"Galatasaray golleri atarken beni görseydin" dedi.. "Nasıl ayağa fırlıyorduk, Naci ile.."
Naci de ünlü orkestra şefimiz Naci Özgüç.. O da fanatik Fenerli..
Salih golü çakınca Çeklere, biz de fırladık hep beraber ayağa!.
Bir gol daha attık, Avrupa'ya.. Dünyaya!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.