YAZARA MAİL GÖNDER Hannover'deki taksiciyi dinledim..

YAZARLAR

"Ben bu delikanlıyı tanıyorum" dedim, kendi kendime, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall'de, sahneye gelip piyanonun başına otururken.. Yanımda oturan yakınıymış. Yetişti imdadıma..
"Siz yazmıştınız" dedi.. Ampul yandı..
"Evin'in Harikaları" demiştim yıllar evvel.. (Aradım dönünce. 2008 mayısıymış.)
Evin İlyasoğlu her sezon gençlere de açar salonu.. O gece Berfin Aksu'yu, Elvin Ganiev'i, Mertol Demirelli'yi dinlemişim. Bir de Kemal Cem Yılmaz'ı..
2012'de Emre Aköz de söz etmiş bir yazısında ondan, atlamışım.. "Kemal Cem Yılmaz'ın Almanya Hannover'de yaşadığını ve taksi şoförlüğü yaptığını biliyor musunuz?."
O satırları kaçırmayanlar da olmuş. Milliyet hafta sonu eklerinden birinde o taksi şoförü ile yapılan söyleşi çıktı bu yıl, ocak ayında tam sayfa..
..Ve de piyanist şoför, Ömer Hayyam'dan söz etmediği için, kimsenin umurunda olmadı.. Fazıl Say ve İdil Biret'in "Bu gençte virtüöz yetenekleri var" deyişleri de yankı uyandırmadı.. Katıldığı uluslararası yarışmalarda birinci oluşu da.. Piyanistliği yanında besteciliği de..
İstanbullu bir ailenin çocuğu olduğunu öğrendim, yanımdaki teyzesinden. Aile yıllar önce göçmüş. Kemal, doğma büyüme Almanyalı.. Ama Türkçeyi bilmeyen kuşaklardan değil.. Konser sırasında tam İstanbul Türkçesiyle sunumlar yaptı.
Arada annesi geldi yanımıza..
"Ne mutlu size" dedim, "Böyle harika bir oğlunuz var.."
"Daha harika olacaktı, üç yıl önceki felaketi yaşamasaydık.."
Kemal'deki yeteneği sezen, onun iyi bir piyanist olması için varını yoğunu harcayan babası, üç yıl önce aniden ölmüş..
Kemal çok sevdiği babasının kaybı ile yıkılmış.. Aile bir de maddi yıkım yaşamasın diye, babasının işine sarılmış, zorunlu olarak.. Erkek evlat olarak görev onun.. Babasının işi taksicilik..
Kemal'in taksiciliği işte böyle başlamış, 3 sene evvel..
"Beste de yapıyorum. Konserler de veriyorum.. Ama onlar karın doyurmuyor" diyor, Milliyet.Com'da tamamını bulduğum söyleşisinde.. Türk olduğu için de Almanların ne kamusu, ne özeli sahipleniyor..
Tek çare, aile rızkını taksiden çıkarıp, kalan zamanda piyanonun başına geçmek..
İkinci bölümde, çellist Maximilian von Pfeil'le birlikte, Kemal'in Viyolensel ve Çello için sonatını çaldılar. Enfesti, hem beste, hem yorum..
Böyle bir deha, Hannover'de taksisinde müşteri bekliyor..
Bu ülkenin devletinde, ya da özelinde Kemal'le ilgilenen, Kemal'e sahiplenen çıkar mı acaba?.
Fazıl'ı yok etmeye çalışan ülkemde, Kemallere yer var mı, dersiniz?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.