YAZARA MAİL GÖNDER Bu "Eski dostlar" görülür!..

YAZARLAR

Mafyanın en acımasız babası, çeteyi soyguna göndermiş, başlarına da oğlunu koyarak. Çıkan çatışmada oğlan bir kaza kurşunu ile ölmüş. Kurşunun çıktığı tabanca da çete üyelerinden birine ait.
Yakalanmış. Müebbet hapse mahkum olmuş. Mafya babası intikam peşinde.
Amerikan hapishanelerinde en kolay işlerden biri, mahkumlardan birini öldürtmek.
Hapishane filmlerinden bilirsiniz.
Ama "Baba"nın intikam planı acımasız..
Zavallı mahkum hapiste yattığı her gün, her an, ölümün nerden geleceğini düşünerek yaşayacak.
Her gün on defa, bin defa ölecek..
Şartlı tahliye olduğu gün, ki, tam 28 yıl sonra.. Onu, gene ayni çeteden en yakın arkadaşı bu defa sahiden öldürecek.. Öldürmezse kendi ölecek çünkü..
Güzel hikaye değil mi?.
Hapisten çıkan mahkum Al Pacino, onu 28 yıl sonra kapıda hasretle bekleyen, ama 24 saat içinde öldürmekle görevli çocukluk, gençlik ve kader arkadaşı da Christopher Walken olunca..
Cin Al Pacino daha ilk saat içinde arkadaşının görevini anlayınca, bir karar veriyorlar. Çete günlerinin ayrılmaz üçlüsü bunlar aslında.
Üçüncü, huzur evinde kalan en yaşlıları Alan Arkin.. Onu da alacaklar. Eski günlerdeki gibi bir gece, yani 10 saat yaşayacaklar. Ondan sonra.. Onbir!..
Üç eski dostun üçü de Oscarlı büyük oyuncular olunca, yönetmen de "Canınız nasıl isterse öyle oynayın" deyip kenara çekilince, bir döktürüyorlar ki üçü de..
Ben nasıl bayıla bayıla seyrettim.
Finaldeki Jon Bon Jovi'nin harika jenerik şarkısı "Not running anymore" da rüya gibi geldi.. Filmin müzikleri baştan sona güzel zaten..
Eleştirmenler mırın kırın ediyor.. Boş verin.. Gidin ustaların tadına varın!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.