YAZARA MAİL GÖNDER Spor mu, sanat mı?..

YAZARLAR

Nişantaşı'ndaydık çarşamba gecesi.. Dört yıllanmış dost, Erol'un (Kaynar) yerinde.. Cento per Cento'da.. Enzo gene harikalar yaratmış, iştahla yiyor, daha da iştahla sohbet ediyoruz..
Mustafa Denizli, Selçuk Yöntem, Erol, ben..
Erol bizim mesleğe de göz dikti sonunda.. Televizyon yorumculuğu derken, yazarlığa da başlamamış mı?..
La Cucina İtaliana (İtalyan Mutfağı) diye yüz yıllık bir dergi Türkçe de yayınlanıyor ya, bir yıldır falan.. Ona yazmaya başlamış. Dergiyi masaya attı, hava atacak.. Maldivler'e gitmişti, dalmaya.. Onu yazmış, kapaktan anons etmişler "Maldivler'de Robinson Crusoe'yi yaşamak" diye.
Şakası bir yanda Erol, denizlerin derinlerine ve Maldivler'e aşıktır.. 19 yıldır gider oralara.. Dalar, filme çeker, biz de Kaptan Cousteau'yu izler gibi seyrederiz, dönüşünde..
Maldiv uzmanı olmuş artık.. Oralara hele ilk defa gitmeye niyeti olanlar mutlak okusunlar.. Çok önemli bilgiler var..
Biz sohbete dalmışken yanımıza dört genç oturdu. İki genç kız, iki delikanlı.. Hallerinden belli turistler.. Cento'nun kaldırımdaki masaları uzun.. Gelen oturuyor, yan yana..
Az sonra Erol'un yanında oturan delikanlı Hoca'yı işaret etti ve İngilizce "Ben sizi tanıyorum" dedi.. "İranlıyım!.." Hoca İran'da 3 yıl kaldı ya, hava atar durur.. "İran'da şah devrildi diyorlar, bakmayın, oranın yeni şahı benim" diye.. İranlı delikanlı onu tanıyınca, iyice kasılmaya başlarken, benim yanımda oturan güzel kız, Selçuk'u işaret etmez mi?.
"Ben de sizi tanıyorum, Adnan Bey!.."
Adnan Bey, Selçuk'un Aşk-ı Memnu'da canlandırdığı rolün adı.. "Kusura bakmayın. Adnan beyi ezber biliyorum ama gerçek adınızı bilmiyorum.."
Dördü de mükemmel İngilizce biliyorlar. Anlattılar.. Aşk-ı Memnu İran'da yayınlanır ve müthiş bir ilgiyle izlenirmiş..
Fesatlık lazım ya..
"Hangisi daha çok tanınır, İran'da" dedim, yanımdaki kıza..
"Tabii Adnan Bey" dedi.. "Ben mesela Hoca'yı tanımam.. Onu sadece erkekler tanır çünkü.. Oysa Adnan Bey'i hem kadınlar, hem erkekler tanır.."
Hoca yıllardır beni İran'a davet eder durur..
"Ben seninle gitmem Hoca umudunuz kes" dedim.. "Ben İran'a Selçuk'la giderim, gidersem.."
Yanımdaki genç kız güldü..
"Bütün İran genç kızları da havaalanında olur, sizi karşılamak için.."
Yani dostlar, başlıktaki sorumuzun yanıtı belli!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.