YAZARA MAİL GÖNDER Türkiye'ye "Yasa" yeter!..

YAZARLAR

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, kapı kapı dolaşıyor, yeni Anayasa taslağı üzerinde Meclis tatile girmeden önce, uyum sağlamak için.. Yani bir hafta içinde bitirecek, bir yılda anlaşamayan partiler.. Başbakan çalışmaların hızlanmasını istiyor.. Muhalefet liderleri de "Sivil Anayasa"nın bir an önce kabulü gerektiğini söylüyorlar..
Ama söylemek başka, birinin "Ak" dediğine öbürü "Kara" derken yapmak başka.. Şaka falan etmiyorum. Meclis'te durum bu.. AKP'nin getirdiği bir tasarı oylanırken muhalefet "Kabul" diye el kaldırınca, AKP'liler, konuya bile bakmadan "Onlar 'Evet' diyorsa" demişler ve "Hayır" oyu vermişler. Kendi tasarıları red..
Şimdi bu Meclis'ten bir de 367 oy, ya da 300 oy+ referandum ile Anayasa 1 haftada çıkar mı?. Bakın çıkmasına gerek de yok.
Anayasa'ya biz gereğinden fazla anlam yüklüyoruz.. Demokrasinin ön koşulu imiş gibi.. Demokrasi deyince İngiltere.. Anayasası yok.. Hiç olmadı.. Gerek duymadılar..
Bizde de öyle..
"Anayasa yapacağım" diye uğraşmak gereksiz.. Demokrasi istiyorsak, içten istiyorsak, yasalar yeter..
Mesela..
Aylin Kotil, "Duran Adam" örneği "Yürüyen Kadın" oldu.. Yüzde 10 barajın kalkması için..
Yüzde 10, Anayasa maddesi mi?.
Böyle barajla demokrasi olur mu?. Bana sorarsanız hiç olmamalı.. Her fikir, her görüş Meclis'te temsil edilebilmeli.. Ama "İlle de baraj"sa, düzeyi makul olmalı.. Mesela yüzde 3.. Ve de ülke barajı yanında, seçim bölgesi barajı da konmalı, bu antidemokratik durumu hafifletmek için..
Ülke barajı yüzde 5 ise mesela, bir seçim bölgesinde yüzde 10'u aşan parti o seçim bölgesinde milletvekili çıkarabilmeli..
Pek çok seçim bölgesinde çoğunluğu sağladığı halde, BDP, Meclis'e giremiyor, ülke barajını aşamadığı için.. Peki hani demokrasi sandık demekti?. Sandıkla gelinir, sandıkla gidilirdi?. Adamlar sandıkla gelemiyor.. Neyle geliyorlar?. Hileyle.. Bağımsız aday oluyorlar. Onlara baraj yok. Kazanınca, BDP'ye kaydoluyorlar yeniden.. Tabii, aldıkları oyla, 100 civarında milletvekili sahibi olacakken, bu sistemle, 20'yi zor bulup, anca gurup kurabiliyorlar o da ayrı..
Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu değişti mi, demokrasinin yolları altınla döşenir..
Bugün bu ülkede milletvekilleri seçilmiyor, atanıyor, kimse kimseyi kandırmasın. Atayanlar da liderler.. Bütün aday listeleri ve sıraları "Tek adam"lar tarafından yapılıyor.. BDP dahil.. Onları atayan da İmralı..
Şimdi sizi halk değil, tek adam seçerse, hesabı kime verirsiniz?. Bir daha aday olmak, bir daha seçilmek için, halka mı hizmet etmeniz gerekir, o tek adama yaranmanız mı?.
Yani.. "Milletvekili adayları ön seçimle belirlenir" yasası çıkardınız mı, bir günde en demokrat oluruz.. O zaman Meclis'e halkın gerçek vekilleri gelir, liderin atadıkları değil.. Sandık da anlam kazanır..
Tabii, lidere de, iktidar olursa, ekibini kurması için bir kontenjan, ama makul bir kontenjan tanınır, ona da mesela yüzde 10 adayı istediği bölgeden istediği sıraya koyma hakkı verilir.. Yüzde 10 falan, hepsi değil..
Cemil Çiçek, boşuna 367 isteyen Anayasa ile uğraşmasın.. Bu Meclis'ten o çıkmaz.. Abesle iştigal der eskiler..
Ama antidemokratik yasaları temizleyecek yasalar çıkar.. Torba yasalar gibi, bir haftada çıkar.. AKP, hatta onları tek başına bile çıkarabilir. 270 oy yeter çünkü yasa için..O da onlarda var!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.