YAZARA MAİL GÖNDER İstanbul'un iflasının resmidir!..

YAZARLAR

Bu başlığı bir yerden hatırlar gibi oluyor musunuz?. Yanılmadınız. Benim köşede boydan boya manşetti, 2 Ağustos'ta.. Yani 1 ay evvel..
Zincirlikuyu, Balmumcu arasında E5'in üzerinden geçen yol.. Şişli'ye giden kent çıkışı, E5 Edirne çıkışı ve Köprü Anadolu yakası çıkışı bu viyadük üzerindedir, 50 metre içinde falan ve metrobüs durağı da burda olduğundan, İstanbul trafiğinin hele akşam saatlerinde en yoğun olduğu yerdir. İşte bu yolda, hem de belediye otobüs durağı, trafiği iyice piç ederken bir manav kamyonunu en sağ şeride çekmiş, satış yapıyordu, tam karşısında da bir trafik polisi ekip arabası varken.. O resmi yayınlamıştım bu başlıkla..
Adamdaki pervasızlık, İstanbul'un iflasının resmiydi gerçekten. Trafiğin en kilit olduğu yer ve zamanda, hem de trafik ekiplerinin önünde bunu yapacak kadar aldırışsızdı adam.. Çünkü o polislerin kendisine karışmayacaklarını biliyordu.
İstanbul'da mesele buydu işte..
Vatandaş polise aldırmaz olmuş. Devlet otoritesi, insanlar daha yürümeğe başladıkları, ilk adımlarını attıkları andan itibaren yok. Çocuk, devletin kurallarının, hem de polislerin gözü önünde nasıl pervasız ihlal edildiğini göre göre, yaşaya yaşaya, beyni yıkanarak büyüyor. Sonra da polis biber gazı sıkarak "Devlet yok"a inanmış kafaları, iş işten geçtikten sonra değiştirmeye çalışıyor..
İşte "Devlet yok"u kanıtlayan bir fotoğraf daha..
Bu defa okur S. Ö. yollamış.. "Aman adımı yazmayın" diyor.. "Bu kadar pervasız adam beni de bulur benzetir, ne olur ne olmaz!.."
Resme bakın.. Aklınız durdu değil mi?.
"23 Ağustos 2013 sabahı 07:30 civarı Anadolu-Avrupa istikameti 2. köprü yönünde işe giderken bu inanılmaz resmi çektim ve her sabah Kavacık kavşağı sonrası duran polise resmi gösterdim" diyor.
Sonrasını Sevgili Murat Müdürüm şimdi gene bana yazar, o plakaya kesilmiş ceza makbuzunu da yollar hatta. Ama mesele bu değil Müdürüm.. Mesele bu değil..
Mesele, Zincirlikuyu viyadüküne park edebilen manav kamyonu.. Mesele, sabah saatlerinde tüm Kadıköy yakası karşıya akarken TEM yolunda, otoyolda ayağını camdan çıkaracak kadar, bu ülke insanını, bu ülke polisini, bu ülke kurallarını ve bu ülke devletini hiçe sayacak kadar pervasız hale gelmiş olmamız..
İstanbul insanı için trafikte kural yok. Çünkü İstanbul insanında AYR sıfır.. Yani Algılanan Yakalanma Riski.. İnsanı kurala uymaya zorlayan bu duygudur..
Amerikalı'da 100 üzerinden 95 falandır, AYR. Bizde sıfır..
"Polis görmez.. Görse de aldırmaz. Aldırsa da 'Aman ağbi' derim affeder.. Ya da istediği ehliyet ruhsatın arasına bir şeyler sıkıştırırım, geçer gider.. Olmadı, ille de ceza yazarsa, o da kırk yılda bir, hepsi hepsi üç otuz para.. O zaman ben işte otoyolda ayağımı camdan dışarı uzatır, milletle dalgamı geçerek giderim"in resmidir bu, İstanbul Valisi.. İstanbul Emniyet Müdürü.. Ve de İçişleri Bakanı..
Bir kentte devletin nasıl iflas ettiğinin resmidir..
O devlet biber gazıyla geri gelmez!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.