YAZARA MAİL GÖNDER Bir salı gecesi izlenimleri..

YAZARLAR

Salı öğlenleri bizim 20 yıla yakın süredir devam eden "Salı yemekleri" yenir, biliyorsunuz.. Yemek sponsoru Borsa, Tatlı Sponsoru Güllüoğlu, meyva sponsoru Kolaylar olunca (Tekrar teşekkürler, Rasim, Nadir ve İsmet dostlar) 40 yıllık dostların haftalık buluşması da bol sohbetle geçince, kimse ne kadar yediğini bilemez. Ne diyet kalır, ne ölçü..
Ardından aHaber'deki çekime giderim ben. 90'a var ya.. Ona.. Çekim beşe doğru biter.. Hadi Serkan'ın odasına.. Orada, minik pizzalar, simitler, enfes peynir çeşitleri domatesler eşliğinde "Beş Çayı" ikram eder müdür, Erol'a (Kaynar), Kemal'e (Belgin) ve bana..
Haydi bir tıkınma da orda..
Saat altıya doğru eve geldim ki, Damat Fethi benden evvel gelmiş.. İşle maçı birleştirmiş.. Galatasaray'ın bir derbi, bir de Chelsea maçı var ya.. İstanbul'da üç gündür..
"Şurda bir pizza yiyelim" dedi.. Pizza zaten favori yemeklerimden değil. Ayrıca zerre yiyecek halim de yok..
"Hele biraz oturalım. Saat dokuza doğru çıkarız" dedim..
Televizyonlarda "Tape" kıyametleri kopuyor.. Onlara baktık..
Dokuza doğru hala acıkmış halim yok, ama çare de yok.. "Kendimizi Enzo'ya teslim edelim" dedim.. Cento per Cento'nun şefi, arkadaşım. Elinde öyle bir lezzet var ki, yedirir..
Atladık arabaya..
Nişantaşı bomboş..
Havalar birden soğudu, ondan mı?.. Öğleden sonra ekranlar tapeler ve tepkilerle doldu, millet ekran başında ondan mı?..
Kapıdan girdim ki, biri boynuma atıldı..
"Hıncal Ağbi, hepsini izledim" diyor gülerek.. Cengiz.. Sevgili dostum, Semercioğlu.. Kapıştık ya hani, Amerikan televizyonları insanların arızalarıyla ilgili şaka yaparlar mı, yapmazlar mı" diye.. Cengiz "Yapmazlar" diyor, ben örnekler veriyorum.. Arkasında Esin.. Esin Övet.. Hani "Siz uyurken" yazarı.. Önce sütununda ufak ufak yazdı. Sonra topladı kitap yaptı bu birinci elden dedikoduları..
Cengiz'e "Kısık sesle konuş" dedim.. "Yoksa yarın Esin'de okursun.. 'Hıncal'la Cengiz, hemen arkalarında duran meslektaşlarının dedikodusunu yapıyor. Bu kız her duyduğunu yazar, sonra da kitap yapar' diyorlardı" diye.. Esin "Ama Hıncal Ağbi, sen öğretmedin mi bize, 'Farklı' olmayı.. Ben de farklı bir şey yaptım işte" dedi.
"Kaç sattı kitap" dedim.. "On bini geçtik" dedi.. "Hıncal Ağbimiz destek olsa, daha da satardık.."
Enzo geldi o sırada.. Tok halimizi anlattım..
"Bana bırakın" dedi gitti.. Az sonra bir spagetti napolitenler geldi.. Hani o zırnık yiyecek hali olmayan Hıncal'ı görecektiniz.. Belki de görürsünüz.. İnternete düşer, bugün yarın.. Her şey düşüyor ya..
Döndük eve geldik, onbire doğru..
Jimmy Fallon ve David Letterman şovlarım kayıtlıdır hep.. Yatağa uzanır onları izler, günün gerginliğini atar, gülerek uykuya dalarım ya..
Dokundum kumandanın tuşlarına..
İşte Cengiz'e ithaf şakalar.. İlki hem de şişmanlık üzerine..
"Amerika'da yapılan bir araştırma.. Şişkoluk, yalnızlıktan daha iyiymiş. Çünkü şişkolar, tek başlarınayken de, iki tane kendileri olduğunu hissederlermiş.."
"Pakistan'da yeni bir viagra üretmişler. Daha ucuz ve daha etkiliymiş. Kutusunun iki yüzünde de Başkan Obama'nın resmi var. Altında da, ilacın sloganı.. 'Obama, yüzünüzü güldüremeyebilir. Ama bu güldürecektir.' "
Bir karnından konuşan sanatçı geldi şova.. Las Vegas'ta program yapıyormuş. Sağ elinde kuklaları var. Onlarla konuşuyor..
Kadın kılıklı bir adam kuklası aldı eline.. "Bu benim avukatım" dedi. Avukat "Başka hünerlerim de var" dedi.. "Mesela şarkıcı Cher'in taklidini yaparım.."
"Ben erkeğim ama" dedi, sanatçı.. "Cher taklidi yapamam ki!.."
"O kılıkta yapamazsın tabii" dedi, kukla..
"Yani şey kılığına mı girmem gerek!.."
"Hayır" dedi, kadın kılıklı erkek kukla..
"Avukat kılığına girmen gerek!.."
Yani, insanların renk, ırk, millet, cinsel tercih, meslek, cinsiyet, artık aklınıza ne gelirse her türlü ayrımcılığı reddeden ve çok şiddetli tepkiler gösteren Amerika'da iş mizaha, şakaya gelince akan sular duruyor..
Avukatlara, eş cinsel demek, konu şaka olunca, ne avukatlığa hakaret oluyor, ne eş cinselleri aşağılama..
Bir de bizde düşünsene Cengiz, en çok izlenen şovda bu şakayı!..
Ne RTÜK kalır, peşine düşmeyen, ne savcılar, ne sivil toplum örgütleri.. Barolar, dernekler!..
Demokrasi, şaka kaldırma rejimidir, Cengiz!..

***

"Bugün de bu yazıyı mı yazıyorsun" diyenler çıkacaktır..
Hani vitrinine, masa saati koyan sünnetçinin öyküsünü bilirsiniz, değil mi?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.