YAZARA MAİL GÖNDER Are you honest, Sinyor Mancini?..

YAZARLAR

Küstahlığa bakar mısınız?. Adam basın toplantısında kendisini sıkıştıran sorular gelmeye başlayınca Türk spor basınına "Dürüst olun!.. Dürüst olun" diye bağırıyor ve kalkıp gidiyor.
Yayıncı kuruluş stüdyoya dönüyor.. Ekranda Şansal var, Sevgili dostum Şansal Büyüka..
"Şimdi" diyorum, "Haddini bildirecek şımarık İtalyan'ın.."
Şansal, yanındakilere dönüyor.. "Mancini hakkında her şey söyleyebilirsiniz, ama adam kibar" diyor.. Kulaklarıma inanamıyorum..
Ertesi gün bekliyorum ki, spor sayfaları kıyamet koparsın, Spor Yazarları Derneği ayağa kalksın.. Tıs yok kimseden..
Adam bizi biliyor.. Bilerek konuşuyor demek..
Futbolu bilmeyen, dil de bilmeyen, "Yayıncı" kuruluşu "Yalaka" Kuruluş sanan bir kızcağızın her hafta ayni "Ne düşünüyorsunuz" sorularına alışmış.. Ciddi, güncel, akıllı soru gelince sinirleniyor ve azarlayarak toplantıyı bitiriyor. Bunu İtalya'da, İngiltere'de, yapabilir miydi?. Aklına getirir miydi?.
Sen o şaşkın kararları alacak, kurduğun kadrolar ve maç sırasındaki aptalca değişikliklerinde, Galatasaray'ı oyuncağa çevireceksin. Bunlar sorulmayacak öyle mi?.
"Bu takımı ben kurmadım" deyip suçu açıkça Ünal Aysal'a atacaksın, sonra da "Kim kurdu peki" sorusuna kızacaksın..
Vay anasını Sayın seyirciler..
Bak Sinyor?..
Bana sorarsan, futboldan anlamıyorsun. Ama yabancılar için efsaneler yaratmaya meraklı medyam, başta yayıncı kuruluş, önünde secde etmekle meşgul. Onlar haklıysa eğer, sen gerçekten çok çok büyük bir futbol adamıysan, o zaman Galatasaray'ı sinek gibi görüyor ve onunla oynuyorsun.. Yaptıklarının başka anlamı yok çünkü..
Ya bilmiyorsun, ya ciddiye almıyor, alay ediyor, oynuyorsun..
Senin gibi bir futbol efsanesi, maçın bitmesine 3 dakika kalmışken, durum 0-0'ken ve oyun doldur boşalta dönmüşken Drogba'yı oyundan niye alır, bir açıklasana?. Bir hafta önce sordu sana medya bu soruyu.. Nerde cevabı?.
Ligin sonuncusu ile oynuyorsun. Sonuncu takımın yarısı sakat ve cezalı. Hocası da yok.. Alt yapı hocası idare ediyor durumu.. O takıma karşı 45 dakika pozisyonun yok. Devre arasında ilk değişikliği yapıyorsun. "Dökülen Selçuk mu, yoksa hiç görünmeyen Sneijder mi oyundan alınacak" derken (Ki ikisi de Chelsa maçının da en kötüleriydiler) orta sahanın Melo dahil en iyisi Ceyhun'u oyundan alıyorsun.. Melo'yu alsan bile mazeretin var. Adam fitili yanmış bomba.. Nasıl hain fauller yapıyor. Her an kırmızı görebilir.. Nitekim gördü de, hem de ikinci sarıdan değil, direkt.. Ama maç boyu Galatasaray kazansın diye çırpınan hakem görmedi (!) nedense..
Ya Hayroviç'e yaptıkların.. Misyonun genç adamı bitirmek herhalde.. Daha 35'inci dakikada aşağılayarak dışarı aldığın yetmedi, bu defa, 0-0 biten ilk yarıda, sadece Galatasaray'ın değil, sahanın en hırslı, en etkin ismi, "Yaparsa ancak o yapar" dedirten Hayroviç'i kenara almanın adı, "İntihar" olabilir.. Ama sıktığın kurşun, beynine değil.. Galatasaray ölüyor, sana ne?. Paracıklar cebe iniyor nasılsa.
Dünyadan beklediğin teklif gelmeyince, bu lanet kulübe, vakit geçirmek için geldin ya zaten. Paraları alıp, eğleniyor, oynuyorsun takımla.. Kulağın telefonda..
Sonra da, bunları, ucundan kulağından soran genç spor yazarı arkadaşlarıma "Dürüst olun" diye hakaret ediyorsun..
Sen dürüst ol, Sinyor Mancini.. Önce sen dürüst ol, tamam mı?.
Her kuşun eti yenmez..
Haddini bil, özür dile.. Sonra..
Sonra..
"Go home!.."
Tamam mı?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.