YAZARA MAİL GÖNDER Bir Doğan Canku öyküsü!..

YAZARLAR

İstanbul Gitar günleri.. Cemal Reşit Rey'deyim, perşembe gecesi. Sahnede David Russell var.. İskoç.. Dünyanın en ünlü yarışmalarında birincilikler almış, "Latin Havaları" adlı albümü Grammy kazanmış. Dünyanın en saygın salonlarında konserler vermiş. Özeti.. Dünyaca ünlü bir İspanyol gitaristi..
Programında başta Scarlatti, Bach, müthiş parçalar var.. Ama ben asıl, final yapacağı Albeniz'in Katalan Kapriçyosu'nu bekliyorum. Daha doğrusu kapriçyonun son bölümü, Asturias'ı..

***

1970'li yılların Ankara'sı.. Modern Folk Üçlüsü'nün meneceriyim. Konserler çok keyifli oluyor ama, asıl harika vakit, dost toplantılarında geçiyor..
Yemekler, içkiler, derken gitarlar çıkıyor.. Modern Folk'u arada mikrofon olmadan dinlemek ayrı zevk.. Konserlerde pek çalmadıkları dünya folkundan örneklerle mest ediyorlar bizi.. Sonra Ahmet Kurtaran klasik anonsunu yapıyor..
"Şimdi Doğan Canku ve onun İspanyol gitarı.."
Anlamı şu.. Zamanın hızlı çapkınları Ahmet'le Selami, partide birilerini gözlerine kestirmişler, artık onlarla meşgul olacaklar kenarda köşede, bahçedeysek ağaçların arasında.. Konukları oyalamak da, Doğan'ın..
Doğan da şikayetçi değil, bu her parti sonundaki "Kürt Memet nöbete" olayından.. Çünkü o zaman kendi canının istediği müziği yapıyor.. Çok merak ettiği, peşine düştüğü, araştırdığı, İspanyol klasikleri ve de klasik flamenko..
Bir parça coşturuyor beni.. İlk defasında sordum Doğan'a.. "Albeniz'in Asturias'ı" dedi. Ondan sonra her partide, heyecanla Asturias bekler oldum.. Doğan da öyle bir çalıyor ki..
Gene 70'li yıllar.. Berlin'de Deutschland Halle diye 20 bin kişilik bir spor salonu var. Orda bir konsere davet ettiler bizi.. Almanlar, ülkelerine yeni yeni gelmeye ve dolmaya başlayan yabancı işçiler için bir gece düzenlemişler.. "Misafir İşçiler Gecesi.."
Berlin'deki yabancı işçiler tribünleri doldurmuş. Sahneye de, hepsinin ülkesinden özel seçilip gelen sanatçılar çıkıyorlar.
Konserden sonra, bütün konuk sanatçılara, kaldığımız otelin terasında bir yemek verdi Almanlar.. Yemeğin ardından eğlence başladı. Yunanlı, Yugoslav, Portekizli, İtalyan sanatçılar birbiri ardından birer ikişer parça seslendiriyorlar.
Doğan çıktı sahneye ve Asturias çaldı.. Yanımda Portekiz gurubunun yaşlı şefi var.. "Bu konsere her ülke kendi ülkesinden sanatçılarla katılacaktı.
Siz İspanya'dan takviye almışsınız" dedi.. "O çalan Türk" dedim.. "Mümkün değil" dedi.. "İspanyol olmayan biri, İspanyol müziğini böyle çalamaz. O müzik parmakla değil, ruhla çalınır çünkü.. İspanyol ruhu ile.."
Ayni sözleri ertesi yıl gene duydum..
Ankara'da Turizm Bakanlığı'nın gecesinde çaldık.. Doğan da bir flamenko söyledi, solo olarak, konser sırasında..
Ertesi gün İspanyol Basın Ataşesi beni aradı.. Sefirleri benimle görüşmek istiyormuş.. Kalktım gittim merakla..
Sefir "Dün gece konserdeydim" dedi.. "Sizin İspanyol gitarcıyı dinledim.. Müthiş çalıyor. İspanyol olmayan biri İspanyol gitarını böyle çalamaz..
Geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Senfoni'de bir Yunanlı gitaristin konseri vardı. Ordaydım" dedi..
"Ben de ordaydım" dedim..
"Nasıl sıradan biriydi.. Ama arkasına ülkesinin desteğini almış, dünya turu yapıyor.. Oysa sizin delikanlı bir deha. Ona Madrid Konservatuarı'ndan burs temin edebilirim. Ondan sonra, dünyayı yıkar" dedi..
Haber nasıl müthişti.. Çıkar çıkmaz Doğan'ı aradım.. "Acele bana gel, sana müjdem var" diye..
Geldi.. Sefirle konuşmamızı heyecanla anlattım. Doğan buz gibi dinledi, sonra "Boss" dedi.. "Sayın sefire söyle, ben İspanyol Gitaristi Doğan Canku değil, Modern Folk Üçlüsü gitaristi Doğan Canku'yum.."
***

Gitseydi eğer, bugün dünya adını ezber biliyordu. Madrid'i Arda Turan'dan yıllar önce fethedecekti, El Turco diye...
Bugün Türkiye'de adını bizim kuşak hatırlar biraz..
Müthiş gitarist, müthiş gırtlak, müthiş beste yeteneği, kayboldu gitti.. İşin o faslı ayrı öykü olur!.
David Russel, sahnede Asturias'ı bitirdi. Salon ayağa kalktı.. Benim kulağımda ise, hâlâ Doğan'ın 40 yıl önceki Asturias'ı vardı..
Yıllar boyu, dünyanın dört bir yanında, kimlerden, kimlerden dinledim.. David Russell dahil, kimse Doğan'ın civarına yaklaşamadı..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.