YAZARA MAİL GÖNDER Yeni Türkiye'nin Eski Kültür Bakanına..

YAZARLAR

İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin harikulade "Sezon Açış Konseri"ni, Kadıköy'ün tarihi ama minnacık salonunda izlerken, hiçbir cevap alamayacağımı bile bile bu soruyu sormaya karar verdim, "Yeni Türkiye"nin "Eski" Kültür Bakanına.. Ve soruyorum..
"Sayın Bakan,
Atatürk Kültür Merkezi ne olacak?. Bugün ne acıdır, Taksim Polis Karakolu gibi hizmet veren, Türkiye'nin en büyük, İstanbul'un tek Kültür Merkezi konusunda bakanlığınızın, ya da sizin bir fikriniz, planınız var mı?."
Alt soru da, tabii yeni İstanbul Valisine..
Atatürk'ün adını taşıyan bu Kültür ve sanat yapısı, eski vali zamanından kalma "Taksim Muhafızları Karargahı" olma görevi sürecek mi?.

***

Atatürk Kültür Merkezi, dünyanın en talihsiz yapılarından biri aslında..
29 Mayıs (İstanbul'un Fetih Günü) 1946'da temeli atılan bina, bin bir macera, proje ve mimar değişikliğinden sonra, 12 Nisan 1969'da açılabilmişti.
23 yılda tamamlanan bina, 1 yıl sonra, 1970'te esrarengiz bir yangınla yandı.
Binanın mimarı Hayati Tabanlıoğlu tarafından onarılıp yeniden açılması 8 yıl sürdü. 6 Ekim 1978'deki açılışı sağlayan zamanın Kültür Bakanı sevgili Ahmet Taner Kışlalı'ydı. Onun gönüllü danışmanı olarak o açılış gecesinin düzenleyicileri arasındaydım.
2005 yılında, zamanın Kültür Bakanı Atilla Koç aslında fevkalade kullanışsız, hele günümüz için çok eksik kalan binanın yıkılıp yeniden yapılmasına karar verdi. Bu kararı yürekten destekledim. İstanbul'a çok daha büyük, çok daha işlevsel ve çok daha çeşitli kullanıma açık bir Kültür Merkezi gerekiyordu. Paris'in ünlü Pompidou Merkezini örnek gösterdim.
"AKM, temsilden temsile bir kaç saat için açılır. Pompiodu 24 saat açıktır.. Rengarenk Kültür etkinliklerine ek olarak içindeki kafeler ve restoranları ile gençlerin buluşma, aslında Kültürle Buluşma yerleridir" dedim.. Bakan Koç'un kafasındaki de oydu..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha da büyük düşündü..
"Mevcut binayı yıkalım. Yandaki otopark arazisini de katalım. Otoparkı yer altına alırken, Atatürk Kültür Merkezi'ni dünyaya örnek olacak bir dev anıt olarak yeniden yapalım.."
Fısıltı gazetesi hemen başladı..
"Onun niyeti, AKM'yi yıkıp, cami yapmak.."
Sonunda dedikoducular kazandı ve AKM, Birinci Derece SİT alanı ilan edildi. Yani artık binayı yıkmak mümkün değildi.
Ama hurda haline gelmiş salonları, kullanışsız alanlarıyla, mevcut yapının 2010 için Avrupa Başkenti seçilen İstanbul'a yakışmayacağı da meydandaydı.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, artık hayatta olmayan orijinal mimarın oğlu Murat Tabanlıoğlu ile anlaşarak ve mevcut dış yapıyı aynen koruyarak içerdeki tüm hataları düzelten, eskiyenleri yenileyen ve yapının her gün her saat açık kalmasını sağlayacak yeni bölümler ekleyen çok işlevsel bir proje gerçekleştirdi.
Bu projede, oynanan oyunlar, açılan sergilerle ilgili hediyelik eşyaların satılacağı bir bölüm vardı mesela.. Ve de İstanbul'u en iyi gören teras değerlendiriliyor, oraya bir kafe restoran konuyordu.
Bu ülkede hiç eksik olmayan "İstemezükçüler" derhal ayaklandılar. Bu defa da "AKM rantiye yapılıyor" iddiaları ortaya atıldı. Davalar açıldı. "Yürütmeyi durdurma kararı" vermeye pek meraklı mahkemelerimiz anında mühürü vurdu.
Bu arada, 2010 da yaklaşmıştı. Bakan Ertuğrul Günay, ne yapıp yapıp AKM'yi 2010'a yetiştirme kararındaydı. Yürütmesi durdurulan projeden de vazgeçildi. Gene Tabanlıoğlu ile anlaşılarak, mevcut binanın, iç dış aynen korunarak sadece yenilenmesine ve acilen açılmasına karar verildi. Bunun için para da Avrupa Kültür Başkenti Ajansı bütçesine kondu. Ne var ki bu ajans Kültür Bakanına değil, Devlet Bakanı / Başbakan Yardımcısına bağlıydı. Bilinmez bürokratik gecikmelerle, onarım, restorasyon bütçesi bir türlü Kültür Bakanlığı'na aktarılmadı ve 2010, AKM'siz geçti.
Şubat 2012'de bu defa Sabancı Vakfı sponsor olmayı ve işi yapmayı kabul etti. Kültür Bakanlığı ile Vakıf sözleşme imzaladı. AKM, 29 Ekim 2013'te açılacaktı. Bu sırada, hükümet değişti. Ocak 2013'te Kültür Bakanlığı'na bugünkü bakan Ömer Çelik geldi ve çalışmalar durdu.
Ardından da binaya Taksim'de yapılacak gösterileri engellemekle görevli Toplum Polisleri yerleşti.
İşte şimdi durum bu ve ben, Yeni Türkiye'nin Eski Kültür Bakanına, yazının girişindeki sorumu tekrarlıyorum..
"Sayın Bakan,
Atatürk Kültür Merkezi ne olacak?. Bugün ne acıdır, Taksim Polis Karakolu gibi hizmet veren, Türkiye'nin en büyük, İstanbul'un tek Kültür Merkezi konusunda bakanlığınızın, ya da sizin bir fikriniz, planınız var mı?."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.