YAZARA MAİL GÖNDER Sen de mi, Haldun Ağabey!..

YAZARLAR

Önce 87'nci yaşını kutlarım.. Bu yaşta hâlâ sahnelerde olman, hala Eskişehir, İzmir, Mersin demeden ülkenin dört bir yanında oyunlar sahneye koyman, bizlere nasıl örnek oluyor, nasıl umut, yaşam ve savaş gücü veriyor bilemezsin.
"İnsan bitti demedikçe bitmez" deyişimin yaşayan kanıtısın Haldun Ağabey
..
Dormen'den söz ettiğimi anlamışsınızdır. Bana daha 14 yaşında bir ortaokul öğrencisiyken, tiyatroyu sevdiren adamdan..
Önce hayranıydım. Sonra tanıdım. Seveni oldum. Sonra onunla dost, arkadaş olmak mutluluğuna da eriştim. Bugün Türk Tiyatrosu varsa, yarısı Muhsin Ertuğrul'dur. Yarısı Haldun Dormen..
"Sen de mi" dediğim işte o canım kadar sevdiğim kültür, sanat ve hayat adamı..
Onun kurduğu, saygınlık kazandırdığı, örnek yaptığı Afife Ödülleri, peşin fikirli, hatta kafatasçı diyebileceğim jüriler sayesinde, bir "Körler, sağırlar" yarışmasına dönünce, başlangıçta en büyük desteği veren köşe yazarı olduğum halde, elimi ayağımı bu konudan çektim. Köşemde, bana göre artık on paralık değeri kalmayan Afife Ödülleri'nin anılmasına gerek kalmamıştı çünkü.
Afife Jürisi, alenen bir "Okullu, alaylı" ayrımı yapıyordu. Okullular genelde ödenekli tiyatrolarda olduğu için, özel tiyatroları izlemiyorlardı bile.. Yıllarca başta Gencay Gürün ve Haluk Bilginer'in tiyatroları, neler neler görmezden gelindi.
Konuyu Haldun Ağabey'le konuştuğumda, onun da benim gibi tatsız olduğunu hissetmiştim yıllar önce..
"Ben artık sadece danışmanlık yapıyor, işlere karışmıyorum" demişti.
Afife Ödülleri, her yıl biraz daha gözden düşerek 19. yılına girdi. Adaylar açıklandığında görüldü ki, durum eski tas eski hamam..
Gene dostların, arkadaşların oyunları.. Gene ödenekli tiyatrolar..
Haldun Dormen gibi, bu ülkede Özel Tiyatroculuğu nerdeyse kuran ve bugünlere getiren adamın kurduğu ödüllerde, Devlet ve Şehir Tiyatrolarına kafa tutan bir yapımı sergilemişti, özel Sadri Alışık Tiyatrosu, müthiş bir kadro, müthiş bir bütçe ile..
Son yıllarda açılıp kapanan kapılar arasında koşuşan mini etekli kızlar ve adamlara indirgenen Özel Tiyatroculukta bir baş kaldırıydı, Guguk Kuşu.. Önüne gelenin cesaret edemeyeceği bir büyük yapım.. Sahnelendiği günden beri de kapalı gişe oynuyordu. Tüm özel tiyatrolara örnek olacak, cesaret verecek, yüreklendirecek bir işe girmiş ve başarmıştı, Kerem Alışık ve arkadaşları..
Sırf bu cesaret, bu yürek, özel tiyatroculuğu teşvik açısından en azından bir "Özel" ödüle layık görülmeli, alkışlanmalıydı.
Afife'nin 33 kişilik jürisi bu müthiş başarıyı, zaferi göz ardı etti. Gidip seyrettiklerinden bile emin değilim. Ama, kıyamet koptu.
Filmde Jack Nicholson'un, Devlet Tiyatrosu yapımında Bozkurt Kuruç gibi bir devin oynadığı baş rolün altından hem de nasıl kalkan Oktay Kaynarca beni aradı önce.. "Guguk Kuşu unutulmuş" diye..
"Aldırma" dedim.. "O ödülün artık on paralık kıymeti harbiyesi kalmadı. Tüm ödülleri size verseler ne olacaktı ki. Konu bile etme.."
Oktay gene de dayanamadı. Gazetelere çok sert demeçler verdi. İşte o sırada Haldun Ağabey'in beni şaşkına döndüren yanıtını gazetelerde okudum..
"Bize çok eleştiriler geldi. Bir kulağımızdan girdi, diğerinden çıktı" diyordu. Bunu söyleyen adam, bu ülkenin, faal olarak yaşayan en eski tiyatrocusu, 87 yıllık hayatının en az 70 yılı, eleştiriler içinde geçen, eleştiren ve eleştirilen bir kültür ve sanat adamıydı.
"Her sanat olayı eleştirilir. Sanatın eleştiri dokunulmazlığı yoktur. Eleştirilene düşen, eleştirileri dikkate almak, özümlemek, süzmek ve onlardan yararlanıp, hataları azaltarak daha iyiye, daha güzele gitmektir" diyeceğine "Bir kulağımdan girer, öbüründen çıkar"
demişti, benim Haldun Ağabeyim.. İdolüm!..
Bunu diyecek dünyadaki son adamdı, Haldun Ağabey.. O yüzden dondum.. O yüzden yıkıldım.
Yoksa, Afife Jürisi'nin Guguk Kuşu başta, pek çok başarılı yapımı, oyunu, oyunculuğu, sahneye koyuşu, dekoru, kostümü, daha bir sürü şeyi dikkate almadan, yıllardır eşe dosta dağıttığı ödülleri zerre umurumda değildi..
Afife yıllardır zerre umurumda değildi ki!.
Bir takım insanlar, kırk yıllık bankam Yapı Kredi'nin paralarıyla kendi kendilerini eğlendirmeye devam ediyorlar, yıllardır, bana ne?.
İşin içinde Haldun Ağabey'e "Sen de mi" dedirten durum olmasa, yarın sabah gazeteme bakarken "Yarım sayfamı ziyan etmişim" derdim, kesin..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.