YAZARA MAİL GÖNDER Yüz üzerinden 99!..

YAZARLAR

Görevimiz Tehlike 5!.. Bizdeki adı bu..
Orijinal adı. Görevimiz Tehlike 5/ Rogue Nation.. Bizde kullanılmayan esas isim "Üç Kağıtçı Milleti" anlamına geliyor..
Filmdeki herkes, Üç Kağıtçı da ondan.. Herkesin kendine dönük bir hesabı var. Herkes bu yüzden, ülkesini de, ilkesini de, hatta arkadaşlarını, ekibini kandırabiliyor, aldatabiliyor, satabiliyor..
Yani isim filme nasıl "Cuk" oturuyor.. Ama bizim ithalciler kullanmamış nedense..
Beş numara, daha fragmanlarda seyirciyi çarpan bir sahne ile açılıyor.
Tom Cruise
, pistte hızlanan bir uçağın kanadında yürüyor.. Uçak havalanırken de, dışardan kapıya tutunup, beraber uçuyor..
Bu sahne bir film hilesi değil. Gerçek..
Dahası.. 53 yaşındaki Tom Cruise dublör de kullanmamış. Tüm çekimi kendisi yapmış..
Dikkat buyurun.. Kapıya dışardan asılıp uçtuğu sahnede, uçak yerden 1500 metre yukarda.. Bin beş yüz!..
Çılgın ötesi değil mi?.
Sahne için en büyük tehlike, kuş çarpması olabilir.. Onun önlemini olabildiğinde almışlar.. İkincisi, o hızda oluşan rüzgar..
Bunun için rüzgar geçirmez kumaştan kostüm yapılmış önce.. Sonra bu rüzgar ve rüzgarın içinde gelebilecek tozların Tom Cruise'un gözlerini kapamasına sebep olmasın, görüşünü engellemesin diye, uzmanlar göz bebeğinin tümünü kapsayan özel lensler imal edip takmışlar, adamın gözlerine..
O sahneyi başarı ile çeken Cruise, tüm çekimler boyunca 6 kez yaralanmış, o da ayrı.. Nasıl yaralanmasın.. Tüm o delice araba ve motosiklet sahnelerinde direksiyonu kullanan, tüm dövüş cambazlık sahnelerinde gene dublörsüz oynayan kendisi..
Film, IMF ile Sendika'nın mücadelesi halinde geçiyor.
Yani, bir yanda kapitalizmin simgesi, IMF yani Uluslararası Para Fonu.. Öte yanda, solun simgesi, Sendika..
Film boyu "Ay em ef" diye geçiyor, bilinçli olarak sanki..
Oysa IMF, burda CİA'ye bağlı çalışan "İmpossible Mission Force/ İmkansız Görevler Ekibi"nin kısaltması. Sendika da gene bir gizli teşkilatın adı.. Niye bile bile bu karışıklık yapılmış, dersiniz?.
Yapımcıların istediği algı oluşuyor sonunda.. Sendika kötü, IMF iyi!..
Filmde bu tür algı operasyonları çok..
Mesela, kime hizmet ettiği, kimi destekleyip, kime ihanet ettiği belli olmayan bir İngiliz ajan var.. Fevkalade cazip bir kadın ve fevkalade iyi oyuncu.. Rebecca Ferguson.. Filmde oynadığı ajanın adı İlsa Faust.. İlsa, Casablanca filminde, Amerikalıya aşık olunca, kocasına ihanet eden İngrid Bergman'ın fimdeki adı.. Faust ise, bilirsiniz, ayni adlı romanda, ruhunu şeytana satan doktor.. İlsa Faust, filmde hem İlsa'ya, hem Faust'a göndermeler yapan bir tipi oynuyor..
Filmin en önemli sahnelerinden biri, Viyana Operası'nda geçiyor. Bu sahnede, Tom Cruise ile Rebecca Ferguson, birbirlerine oyun oynamakla meşguller. O sırada sahnede oynanan opera, Turandot.. Orada da operanın iki kahramanı Prenses Turandot ile Prens Calaf, birbirlerine oyun oynayıp dururlar..
Filmde, dedim ya, herkes ama, herkes, herkese oyun oynuyor, kazık atıyor. Kim dost, kim müttefik belli değil..
Onu da, İngiliz Gizli Servis şefi, açık açık söylüyor zaten bir sahnede..
İngiliz ajanın, görevi icabı, Amerikalı ajanı öldürmesi gerek. Öldürmüyor. Şef "Neden" diye sorunca, "Ama Amerika bizim müttefikimiz" diye cevap veriyor, İngiliz..
Şef mesajı "Dank" diye vuruyor..
"Ülkelerin müttefiki olmaz.. Menfaati olur!.."
Bana sorarsanız yılın en güzel filmi.. Bugüne dek izlediklerimin içinde tabii.. Peki niye sinema için "Ölü sayılan" yaz sezonunda girmiş, vizyona.. Sezon James Bond ile açılıyor çünkü.. Aralıkta da Yıldız Savaşları'nın yenisi başlıyor..
Yapımcı Tom Cruise, onlarla savaşa girmektense, meydanın boş olduğu ayları seçmiş.
Amerika'nın en sıkı eleştirmenlerine baktım.. Hiç rastlamadığım yüz üzerinden 100 notunu gördüm, bir kaçında..
Onlara katılıyorum.. Peki niye 99.. 1'i niye kırdım..
Söyleyeyim.. Sanki büyülü gibi, mucize işler başaran Tom Cruise'un, bir Nükleer Santralin soğutma havuzunun derinlerinde bir plakayı değiştirmesi gerek. Mekanik bir aletle girmesi mümkün değil. Yani işi nefesini tutarak başarmak zorunda. Tutabildiği süre 3 dakika.. Suya dalıyor.. Tıkır tıkır, değiştireceği plakanın yerine geliyor. Kapağı açıyor. Ordaki plakayı alıyor. Yerine koyacağı elindekini düşürüyor. İyi mi?. Yahu böyle beceriksizliği ben yapmam. O mucize adam bu kadar şapşal olabilir mi?. İşleyen saniyelerle heyecan katmak uğruna bu sahneyi yapmışlar, akıllarına başka şey gelmemiş gibi..
Kırdım ben de notlarını..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.