YAZARA MAİL GÖNDER Terörün daniskası İstanbul'da..

YAZARLAR

"Anarşi" dediğimiz şey, devleti tanımamak.. Terör ise, devlete baş kaldırmak.. Bu sadece silahla olmaz.. Devleti yok saydın mı, terörist olursun..
İstanbul'da "Devlet" olmadığı için, trafik teröristlerle dolu..
İşte bir örnek daha..
Bu defa akşam..
34 GN 3389!..
Dörtlüleri yakmış olmasa, direksiyonda bir manyak var sanacağım.. Hem de Barbaros Bulvarı gibi kentin en işlek, en ana caddesinde nasıl bir slalomla iniyor aşağı doğru.. Sağında solunda kim var bakmıyor bile üzerlerine sürüyor arabayı.. Biz zor kurtulduk kazadan. Önümde görüyorum. En az 3 arabaya daha çarpabilirdi. Kaçan kurtuldu. Hepimizin verilmiş sadakası varmış..
"Dörtlü yanıyor.. Demek içerde kalp krizi geçiren biri var.. Hastaneye yetiştiriyor" diye düşündüm.. Sonra şaşırdım..
İlerde sağa yanaştı. Dörtlüler söndü.. Durdu.. Bekledi. Bekledi.. İnen, binen yok. Sonra gene yandı dörtlüler. Ok gibi fırladı ve gene slalom yaparak kayboldu gitti.
Şimdi kabahat 34 GN 3389'da derseniz çok yanılırsınız..
Bu kentin tüm ana caddelerini ve otoyollarını "On metrede on kural ihlal edilir" hale getiren ve tüm kazalarda baş rolü oynayan kurum İstanbul Trafik Müdürlüğü, yani Emniyet, yani Valilik..
Bu kent sahipsiz olunca, herkes, en ana arterde bu cambazlığı korkusuzca yapıyor.
"Barbaros Bulvarı 24 saat ekip dolu.. Görmüyorlar mı?." demeyin sakın.
Her trafik anarşisti, orada trafik polisi ve ekibi olduğunu biliyor, ama bir şey daha biliyor.
O polisler, gözlerinin önünde işlenen suçlara bile karışmazlar. Sabah kendilerine dağıtılan ceza koçanlarını, ota, boka ceza yazarak doldurur ve işlerini fiilen bitirirler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.