YAZARA MAİL GÖNDER Kıbrıs’ta harika bir hafta sonu!..

YAZARLAR

Kul Himmet'in dizelerini bilirsiniz değil mi?. Günümüzde en sevilen Elazığ türkülerinin başında gelir.. Ben bayılırım mesela..
Eğer Kul Himmet, Kıbrıs'a gitse, Ertan Birinci kardeşimle tanışsa, Türk Halk Edebiyatı da, halk müziğimiz de bu efsane satırlardan mahrum kalırdı..
"Seyyah olup şu alemi gezerim
Bir Dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkarımca okur yazarım
Bir Dost bulamadım gün akşam oldu!"
diye başlayan şiirdir o..
Sadece Kul Himmet mi?..
"Dost, dost diye nice nicesine sarıldım" deyip, umudu kesince "Benim sadık yarım Kara Topraktır" diyen Veysel de, bambaşka şeyler söylerdi..
Ertan Birinci.. 1980'lerin sonuna doğru tanıdığım Ertan Birinci, "Dost" deyince aklıma gelen ilk insan..
Nasıl candan, nasıl yakın.. Nasıl her şeyi unutup kendisini "Dost"u mutlu etmeye adıyor..
Cuma akşamı indim Kıbrıs'a.. Çok sevdiğim Burhanettin Kaya dostum, Burak'tan sonra, ikinci oğlu Doruk'u da baş göz ediyor.. Antalya sahillerinde harika otelleri ve tatil köyleri var, ama Kıbrıs'taki Artemis'i seçmişler.. Burhan Kaya için her yere giderim. Halk adamı, gönül adamıdır o da.. Dost adamdır.
Ertan Ercan Hava Alanının kapısında karşıladı beni.. Pazar akşamı dönene kadar, sadece Girne'deki şaşmaz otelim Colony'de yatmak için odama çıktığım zaman ayrıldı yanımdan..
"Herkes yapar" diyebilirsiniz.. Şeklen yapar.. Ama "İçten!.." Üstelik, sevgili oğlu Hilmi Londra'da okuyor. Paskalya tatili için Kıbrıs'a gelmiş. O da benim gibi pazar günü dönüyor. O iki gün aile ile, oğulla geçer değil mi?.
Hayır!..
Hilmi bile diyor ki, "Baba beni bırak.. Hıncal Ağbi'ye bak.." Tüm Birinci ailesi seferber adeta, "Hıncal Ağbileri gelmiş" ya!..
Kıbrıs'taki harika saatleri, ayrı ayrı yazacağım.. Ertan bir program yapmış ki, her şey var içinde.. Hem ziyaret, hem ticaret.. Gazetecilik de yapacağız..
Kıbrıs'ta yeni hükümet kurulmuş. Cumartesi sabahı Cumhurbaşkanı onaylayacak. Hükümet açıklanacak.. Yeni Başbakan'la cuma gecesi yemek yedik.. Benimle yemek yedikten 15 saat sonra Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi, Hüseyin Özgürgün, Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi, kabinesi onaylandı. Göreve başladı.
Başbakan çıktı, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nden biz girdik.. Cumartesi öğle yemeği de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yla..
Resmi yemek sanmayın. Her ikisi de nasıl keyif yemeğiydi anlatacağım..
Pazar harika bir brunch..
"Hıncal Ağabey, şimdi seni en sevdiğin yere götüreceğim" dedi.. Liman, Girne'nin Ortaköy'üdür. Ertekin berbat etmeden önce, İstanbul'un bence en güzel kafesi vardı orda.. "Ortaköy'ün Nizamiyesi" derdim.. Oraya gelen herkes önümüzden geçerdi..
Ertan "Hıncal Ağabeyin en güzel manzarası insandır" dedi.. Gidip Limanın nizamiyesi gibi bir kafeye oturacağız. Herkes önümüzden geçecek.. Arabayı park ettik.. Limana yürüyoruz..
"Aaaa!." diye bağırdım gayri ihtiyari.. Pazar sabahı köşemde yarım sayfa "Break/ Sokak Dansı"nı anlatmışım.. Tam girişte parke döşeli alanda beş genç, break dansı yapıyorlar.. Bir kenara da bir şapka koymuşlar, bahşişler için..
"Hıncal ağbi bu Kıbrıs'ta ilk" dedi Ertan.. "Daha önce hiç görmedim.."
"O zaman bir Sabah al ve benim yazımı oku.. Bugün yarım sayfa bu dansı anlattım köşemde.. Tesadüfe bakar mısın?."
Seyrettik beraber.. Neşeyle.. Keyifle..
Kıbrıs izlenimlerimi, Cumhurbaşkanı, Başbakan'la sohbetlerimiz dahil size anlatmaya yarın başlayacağım..



Burası Los Angeles Venice Beach değil, Girne Limanı.. 1984'ten bu yana, sokak dansı Break'i ilk defa sokakta yapılırken görüyorum. Tesadüfe bakar mısınız?. O sabah köşemde yarım sayfa, bu dansı, doğuşundan, felsefesine anlatmışım.. O gün, yani 32 yıl sonra, tam da o yazının çıktığı gün Break karşıma gene ait olduğu yerde, sokakta çıkıyor!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.