YAZARA MAİL GÖNDER Hem de nasıl bir Efsaneler Ülkesi!.

YAZARLAR

"The Land of Legends" diyorlar adına.. Yani Efsaneler Ülkesi, Türkçesi.. Niye İngilizce adı?. Çünkü, Disneyland gibi uluslararası bir tematik eğlence parkı.. İkincisi de Antalya'da.. Dünya turistlerinin geldiği harikulade yöremizde herkese hitap etmek için evrensel bir dil gerekiyor..
Ben böyle konulu (Tematik dediğimiz o) eğlence parklarına oldum olası bayılırım. Çocukluğumda geçin tematik parkı, çocuk bahçesi görmek için babamın tayininin Ankara'ya çıkması gerekti. O zaman da orta son sınıftaydım ve o bahçe için fazla büyüktüm.. Havasını koklamak bile hoşuma giderdi.. O yüzden ailedeki küçük yeğen ve kuzenleri alır götürür, onlar salıncak, tahterevalli ve kay kayda çığlık çığlığa eğlenirken bir banka oturur, gıptayla izlerdim.
1977'de Holly ile Los Angeles'e gittiğimizde "Önce Disneyland" demiştim, o hasret, o ukdeyle..
Harika eğlenmiştik.. "İkinci hedef Sea World" dedim.. Bu defa su parkı..
Nasıl güzel bir gün de o olmuştu.
İki yıl sonra Orlando'ya gittiğimizde, gene ilk duraklarımız Disney World ve Sea World parkları oldu.
Yıllar sonra, Paris'te kuruldu Disney Euro.. Hadi oraya..
Bu tematik parkların güzelliği, 7'den 70'e tüm çocuklar için.. Yeniden çocuk oluyorsunuz yani.. Ve de çocuğunuzla çocuk olabiliyorsunuz.
Antalya The Land of Legends'in konusu "Su!."
O dünyaca ünlü Sea World, bu müthiş parkın sadece bir parçası.. Yani bir futbol sahasında bir top neyse, Efsaneler Ülkesi'nde Su Dünyası o top işte.. Şimdi düşünün bizimkini..
Bu park öyle büyük, öyle rengarenk ki..
Bir yığın su eğlencesi var bir defa.. Ve de ayni Sea World benzeri bir minik gösteri stadyumu.. Sonra bir otel.. Belki de dünyanın ilk çocuk oteli.. Ne mi demek o, bekleyin, anlatacağım.. Sonra açık, kapalı, dinlence yerleri.. Kafeler, restoranlar.. Sonra alışveriş merkezleri.. Daha neler neler..
Park, bir tropikal ada olarak planlanmış.. Vahşi ırmaklar, dalga şokları yaşatan göletler, göl dekorunda havuzlar.. Ve de DisneyLand'in hani o, böbrek taşı düşürtürmüş, roller kosterleri, yani düşen trenleri var ya..
Onun benzeri 70'ten fazla su kayağı..
Tepeden, "Tayfun Kosteri"ne biniyorsunuz mesela.. Bu tren rayda gitmiyor, kayıyor.. 43 metreden uçmaya başlıyorsunuz ve 525 metrelik döne döne kayma sırasında hızınız saatte 86 kilometreyi buluyor.. Final mi?.
Hani Amerikan çizgi romanlarında kocaman harflerle yazar..
"Splashhhhhh!." Yani trenle suya gömülüyorsunuz.. Tayfun Kosteri'ne yüreği olan biner..
Tabii tren değil, vücudunuzla kaymak istiyorsanız, bu defa da Uzay Roketi sizi bekliyor. Bunlar adrenalin meraklıları için..
Asıl, 70 yaşındaki büyük anne, büyük baba, 40 yaşındaki baba ve anne ve 7 yaşındaki çocukların beraber kayacağı koster'lar, gene ailecek binilecek vahşi nehir raftingleri var ki, asıl onlar muhteşem.
Ailenin bir arada ayni şeyle eğlenmesinin anlamını en iyi bilenlerdenim..
Çocukluğumun en mutlu anları, annemle ve babamla eğlendiğimiz 50'nci Alay günleriydi Bandırma'da..
Büyüklü küçüklü oyunlar oynardık beraber.. İp çekmece mesela.. O basit oyun bile bayramdı bana.. Çünkü babamla ayni takımda oynuyordum, 7 yaşımda..
Burda, hem de suyun içinde ne aile eğlenceleri var, saymakla, anlatmakla bitmez.. İlle gidip göreceksiniz.
Bakın bir günde Efsaneler Ülkesi'ni bitiremedim..
Asıl Efsaneler Ülkesi Antalya'yı anlatmayı nasıl bitireceğim, bilemiyorum..
Yarın!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.