Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Galatasaray, Antalya maçına fevkalade umut veren bir futbolla başladı. Bu futbolu 10-12 dakika gösteri maçı gibi oynadı.. Nasıl geriden oyun kuruyor, nasıl kanatlardan akınlarla rakibi yayıyorlardı.. Final pasını ya da şutunu yapamadıkları için pozisyon gol değil, gol akını ile bile sonlanmıyordu ama, oynanan futbol öyle göz okşuyordu ki.. "Gol nasılsa gelir, önemi yok" dedim, bizim salonu dolduran 20'ye yakın Galatasaraylı'ya..
Ama öyle olmadı.. Antalya 15'inci dakikada oyununu savunmada değil, tersine hücum presle ilerde oynamaya başlayınca, o topla mekik dokuyan Galatasaray top çıkaramaz hale geldi..
Önce Antalya'nın Sabri, Hakan, Carole hatalar zinciri ile kazandığı gol geldi.. Sonra da sahada Galatasaray hiç kalmadı.
Öyle ki..
İstatistiklere bakın..
Galatasaray'ın bu kadar top kaptırdığı bir maç daha yoktur.. En başta da, pek çoklarınca maçın yıldızları arasında gösterilen Tolga..
Koşmak 100.. Top kapmak, akın kesmek, rakip durdurmak 100.. Tamam da, oyun orda bitmiyor. Başlıyor. Aldığı yüz toptan 90'ını rakibe veren, ya da kaptıran, böylece takımın hücuma çıktığı en tehlikeli anda rakibin onlarca kontratağına imkan veren Tolga nasıl yıldız olur?.
Sneijder de çok top kaptırınca, Galatasaray'ın Antalya presine karşı santrayı geçemediğini görmeye başladık..
Takımın rakip kaleye ilk attığı şutun dakikası 54.. Anlayın oyunu..
İlk yarıda Yasin resmen döküldü. İlerde durmadan top kaptırdı o da.. Ve bu ülkenin en iyi hücum beklerinden Sabri, (İlk yarıda en çok hücum pası veren, orta yapan Bruma falan değil, Sabri'ydi) ileri çıktığında onun boşluğunu kollamadı.
Motta ve Serdar'ın ikili akınlarında da Sabri'yi yalnız bıraktı. Galatasaray'ın şartlanmış seyircisi (Ve de yazarları) peşin hükümleriyle Sabri'yi yerdiler ama asıl sorumlu Yasin'di.
İlk şutun 54'üncü dakikada gelmesinin bir sorumlusu da bir hafta öncenin aksine, topa doğru atak yapmayan, çıkmayan adeta "Tam ayağıma, ya da kafama atmazsanız vurmam" diyen Eren'di. Eren de en kötü maçlarından birini oynuyordu..
İkinci devrenin başında Antalya'nın nizami golünü hakem yemese ve skor 2-0 olsaydı, sonra neler olur, ertesi günkü destanlar nasıl tersine dönerdi iyi bilirim. Çünkü skor yazarı medyamı iyi bilirim.
Hakem golü vermedi. Allah'tan, bir hafta önceki maçın aksine bu defa kulübede 3 tane Messi vardı da (!) Riekerink Bey değişiklik yapma fırsatı buldu.
(Levent -Sen kimsin- Nazifoğlu nam zat, 2-0'dan, 2 puan verilirken, yorulmuş takımda niçin değişiklik yapılmadığını soranlara öyle demişti ya).
Sneijder sakatlandığı için mecburen alındı. O sayılmaz.. Ama koridor olan sağ kanatta, önce asıl sorumlu Yasin alınmalıyken, seyirciyi mutlu etmek için Sabri çıkarıldı.
Oysa Cavanda'dan önce, Sinan Gümüş lazımdı o kanada.
Hatalı da olsa, eğrisi doğrusuna geldi.
Galatasaray daha az top kaptırmaya, daha iyi çıkmaya başladı. Selçuk kendine gelme hızını o enfes frikiği ile arttırınca, Bruma'nın top kaptırmalarına ve ezmelerine rağmen, hızlanan forvet ikinci golü getirdi ve Galatasaray'da bir kez daha kenarda oyunu okuyan adam olmadığı görüldü. Antalya artık tüm hatları ve riskleri ile yüklenirken, Podolski, Eren ve Bruma ile gol rekoru kontrataklar yapılacakken, takım akıllara seza savunmaya çekildi. 2-1'i korumak üzerine tarihin en aptalca oyunu oynandı. Sahadaki 21 oyuncunun tümünün hedefi Muslera'ydı dakikalar boyu..
Antalya gol için yükleniyor, topu kazanan Galatasaray da, santranın gerisinde bekleyip Muslera'yı bulmaya savaşıyordu.
Bu intihar futbolunun bedeli çok ağır olurdu ama Antalya fırsatları değerlendiremedi.
Sinan'ın şutunu oyun sahasının ortasına çelen Antalya kalecisi de Podolski'ye asist yapınca Alman, harika vurdu. Biraz da Eren'in dediği gibi "100 defa vursa, biri böyle oturur" vurdu, da Galatasaray'ın intihar kabusu bitti.
Notlarım..
Muslera (5- Eto'o'ya attığı çalım, tam bir intihar hamlesiydi. Bu nasıl alkışlanır.
Kaptırsa Galatasaray bitmişti.)- Sabri (5) (Cavanda: 6), Chedjou (5), Hakan (4), Carole (7)- Tolga (4), Selçuk (8)- Yasin (1) (Sinan: 7), Sneijder (4) (Podolski: 7), Bruma (6)- Eren (3).

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;