YAZARA MAİL GÖNDER Haftanın notları..

YAZARLAR

Bu yeni icad ettiğim köşeyi sizin kadar ben de sevdim. Sanırım editörüm Fikret de sevmiştir. Ben yazıyorum notları.. O sayfanın aldığı kadarını koyup, sayfa yapmakta zorlanmıyor.. Malum reklam/ yazı meselesi..
(Bu notlar salı gününden beri gazetede olacaktı.
Reklam meselesi.. Bir türlü başlayamadı..
Bugün ne?.)

***
İlk notum bu sabah (Yani pazartesi) okuduğum gazetemden..
Erkeklerde yüksek topuklar gene moda oluyormuş. "Gene.." Eskisini iyi bilirim. 70'li yıllarda heveslenip bir kere almıştım. Bel fıtığım nasıl azdı.
O gün, bugün normal topuk bile giyemiyorum.
Düz taban.. (Ben değil, pabuç..)
***
Bu arada.. TRT Müzik'te en sevdiğim program anılarımı deşen Siyah Beyaz.. Onu seyrediyordum cumartesi.. Yıl 1979.. Klipte İzzet Altınmeşe, kara sabanla çift sürerken yakıyor türküyü.. Amma velakin, altında ispanyol paça bir pantolon, onun da altında yüksek topuk en pahalısından iskarpinler..
Hatırladım. Köyde bizim yardımcılar da aynen o kılıkta sürerlerdi çifti..
***
Cumartesi, sevgili Mert Vidinli'miz, Günaydın'da "Mekanlar out, herkes ev partilerinde" demiş ve anlatmış..
Millet günlük ev kiralıyormuş. Buraya ekip geliyor, servisi yapıyor, gidiyormuş.
Peki niye bu eziyet?.
Mert diyor ki.. "Yabancı yok, hep sevdikleriniz.
DJ'in keyfi değil, sizin istedikleriniz..
Kılık kıyafet sorunu yok. Dışardaki bir kadeh fiyatına, burda bir şişe alıyorsunuz.." Ben pek katılmıyorum. "Going out/ Dışarı çıkma" diye bir olay var. İnsanlar, insan görmek için dışarı çıkarlar. İyi giyinmek, giydiklerini göstermek için dışarı çıkarlar.
Dışarı çıkanlar için para o kadar önemli değildir.
Peki ne önemlidir?.
Tütün, Mert, tütün?. Tütün yasağı çıkınca Los Angeles'ta kaç lokanta kapandı bilir misin?. Ordaydım, bilirim.. Esas sebep de puro.. Sigarayı kaçıp iki nefes alabilirsin.
Ama puro yaslanıp oturacak iki saat ister..
Peki puro kimin elinde.. Cebinde şampanya açtıracak gücü olanın..
Ev partisinde yasak yok, özgürlük var, Mert.. En önemlisi bu..
***
Ev partisi dedim de.. Yıllar önce.. Sevgili Uçal Dalgıç, THY İsviçre Müdürü.. Bir yılbaşı gecesi evinde partideyiz. Artin Usta'nın yemekleri, içkiler, harika müzikle coşmuşuz..
Hemen herkesin elinde puro.. Bir ara göz gözü görmez oldu. Uçal pencereyi hafif araladı. Temiz hava soğuk ama ilaç gibi.. 10 dakika geçti geçmedi. Kapı çalındı. İki polis..
"Vay anasını.. Fazla gürültü yaptık, komşular rahatsız oldu, şikayet ettiler" derken, gerçek ortaya çıktı. Komşular rahatsız olmuşlar, ama gürültüden değil. Camı açmamızdan..
Merkezi ısıtma varmış. Otomatik ayarlı.
Camı açılınca ısı düşüyor, otomatik emir geliyormuş, merkezi ısıtmaya "Daha fazla yak" diye. O zaman da daire başına düşen yakıt parası artıyormuş..
Al sana puro Mert!.. Burdan yak!..
***
Rahmi Turan, Sözcü'de THY'yi dünyanın sonundan alıp zirvesine getiren eski Genel Müdür Temel Kotil'i eleştirmiş.
Yılda yüzde 30 büyüme ile, 1.5 milyondan 20 milyon transfer yolcuya ulaşma, uçulan nokta sayısını 282, haftalık sefer sayısını 9 bine, yıllık yolcu sayısını 60 milyona çıkarmak, dünyanın en çok noktaya uçan hava yolu haline gelmek, dünyanın dört bir yanına Türk bayrağını taşımak mesele değil.
Mesele ne peki?.
Efendim.. Bu yılki zarar 3 milyar 600 milyon liraymış. Kotil şimdi atandığı Havacılık Sanayisi'ni de batıracakmış.
Valla, dilerim THY gibi batırır..
Sevgili Rahmi, bu yıl Orta Doğu'nun durumu ve terör yüzünden, dış hatlarda, gelen giden ve transfer yolcular yüzde kaç düştü biliyor musun?.
Hava yollarının gerçek kazançları dış hatlardadır. İç hatlar, topluma hizmet eder çünkü.. Van'daki vatandaş, İstanbul'a üç gün, üç gecede geleceğine, ağası gibi iki saatte gelebilsin diye fiyatlar ucuz tutulur. Bu sosyal devlet gereğidir.
İkincisi, terör kara yollarını tehdit edince, özellikle doğuya hava yolları arttı.
Yani, sorun THY'de değil, dünyanın ve ülkenin durumunda..
***
Pazartesi Posta'dan..
Adam sokakta eşini dövüyormuş.
Yoldan geçen bir kadın müdahale etmiş.
Koca o kadına da vurmuş.. O sırada polis yetişmiş.. Ne yapmış bilir misiniz?.
Müdahale eden kadına "Karı koca arasına ne giriyorsun" diye çıkışmış.
İki yıl evvel miydi ne?. Karısına 42 bıçak sallarken duvara yaslanmış bakan polisin videosunu görmüştük, haber kanallarında..
Kafa ayni kafa..
Savcı iki kadını döven adamı, mahkemeye bile sevk etmeden serbest bırakmış..
Yok canım.. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu haklı.. Bizim yasalarda boşluk yok..
Adam, pardon karı (Yani eş) dövmek serbest.. Karılar da güçlü olup kocalarını dövsünler, bize ne?. Karı koca arasına girilmez ki!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.