Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

Başbakan Erdoğan yeni militarizme karşı

Avrupa'nın lokomotifi diyebileceğimiz iki ülke Almanya ve Fransa'da sağcı ve tutucu liderler iktidardalar. Ama Merkel ve Nicolas Sarkozy ikilisinin geleceği kamuoyu yoklamalarında pek parlak görünmüyor. İşte bu nedenle bu iki lider kendi seçmenlerine şirin görünmek için etik olmayan hamlelere başvuruyorlar.
Almanya Başbakanı Merkel, mali krize giren Avrupa'nın çevre ülkelerine sadece bir pazar olarak bakıp "benim ürettiğim silahları almazsanız mali yardım vermem" diyebiliyor. Yunanistan'ın, 214 sınıfı denizaltıları alma konusunda gösterdiği isteksizliğe, " denizaltıları almaktan vazgeçersen, sana yardım etmem ve ettirmem " diyerek, kendi kullanmadığı sorunlu denizaltıları tehditle satmıştı.Yunanistan'a yaptığı bu tehdidin ardından Türkiye'ye gelen Merkel, aynı denizaltılardan Türkiye'ye de sattı.
Gelelim Fransa Devlet Başkanı Sarkozy'nin tutumuna… Fransa Devlet Başkanı'nın da tavırları Merkel'den farksız. O da Avrupa'nın çevre ülkelerine sadece mal satacağı bir pazar olarak bakıyor. Hatta bununla da kalmıyor, durumdan vazife çıkartıp " yeni militer faaliyetlere" girişiyor.
Sarkozy Fransası, 50 yıldan beri ilk defa üç bölgede birden askeri çatışmaya giriyor. Afganistan, Fidişi Sahili ve Libya'da aynı anda askeri harekat yürütüyor. "Afganistan çatışması Sarkozy'den önce başlamıştı " diyebilirsiniz ama, son ikisi Sarkozy döneminin icraatları. Fildişi Sahili eski bir Fransız sömürgesi olduğu için " Fransa iç savaşa müdahale edebilir " deniyor ama asıl hedef belli ki Fildişi Sahili'nin elmas, altın ve petrolü. Bir de Fildişi Sahili kakao üretiminde Afrika'nın en büyüğü. Velhasıl amacın, Fransız şirketlerinin ekonomik çıkarlarını korumak olduğu aşikar.
Libya'ya gelince…Libya eski bir Fransız kolonisi olmamasına rağmen Fransa burada da durumdan vazife çıkartıp, ABD'yi saf dışı bırakarak Libya'ya askeri müdahalede bulunuyor. Amaç, Arap halklarının uyanışına destek vermek başlığıyla yüce bir değer olarak gösteriliyor ama burada da asıl amacın Libya petrollerini ele geçirmek olduğu çok açık. Ayrıca isyancıların hakim olduğu ilk petrol terminallerinden yaptıkları satışın parasıyla hemen silah almaya başladıkları da açıklandı.
Peki bu silahları kim satıyor? Başta Fransa ve Almanya olmak üzere Avrupalı silah tacirleri satıyor... Anlayacağınız, Arap ülkelerindeki hem mevcut otokrata silah satıyorlar hem de isyancılara... Arap halklarının uyanışına yardım ettikleri gerekçesi pek inandırıcı gelmiyor tabii bu durumda insana...
Gelelim Başbakan Erdoğan'ın Strasbourg'daki konuşmasına… Erdoğan, Avrupa'ya karşı çıkmakta haklı, çünkü "yeni militer aktivizm" içinde olan Avrupa, Türkiye'nin dış ticaretini ve ekonomisini olumsuz etkiliyor. Türkiye artık çok fazla savunma harcaması yapmak istemiyor. Eğitime ve sağlığa yatırım yapmak istiyor. Ama Avrupa Türkiye'nin çevresini yine ateş çemberiyle çevirip silah satmak arzusunda. Ayrıca Sarkozy ve Merkel, Türkiye'nin Yunanistan ile dost olmasını da istemiyorlar. Çünkü bu iki ülke onlar için çok iyi birer silah pazarı.
İşte bu nedenle Başbakan Erdoğan'ın Avrupa'nın bu iki sağcı liderinin savaş tam tamlarına karşı mücadele vermesi gerekiyor. Avrupalı bu iki sağcı lider, yeni militer aktiviteleriyle Türkiye'nin askeri vesayetten kurtulmasının da yolunu tıkamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla Başbakan Erdoğan bu iki ülkenin politikalarına karşı çıkarak doğru bir çizgide ilerliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA