Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Amerikan konut sektöründe 2008'de başlayan kriz zaman içinde bütün dünyaya yayıldı. Tabii ardından küresel bir işsizlik dalgası oluştu. Pek çok insan durgunlaşan ya da küçülen ekonomi nedeniyle işini kaybetti.
Gelişmiş dünyada yaşanan bu krizin ardından kollar sıvandı ve "en hızlı kim istihdam yaratacak?" sorusu gündeme geldi. Avrupa hızlı istihdam yaratamadı. Bugün gelinen noktada işsizlik euro bölgesinde azalacağına artıyor, geçtiğimiz şubatta da yüzde 12'ye yükseldi.
ABD ekonomi yönetimi ise verilen kamu destekleri, şirket kurtarmaları ve genişletici para politikasıyla en hızlı istihdam yaratan ülke olmakla övünmeye başladı. Çünkü 2009'da alınan toparlanma önlemlerinin ardından ABD ekonomisi kriz sonrası bu güne kadar 7.4 milyon yeni istihdam yarattı.
ABD istihdam miktarını artırmakla övünürken Türkiye aynı dönemde ne yaptı peki?
ABD ekonomisinde krizin ardından yaratılan toplam istihdamın işgücüne oranı yüzde 3.3 olurken, Türkiye son üç yılda toplam 3.5 milyon kişiye yeni istihdam yarattı. Bu istihdamın işgücüne oranı yüzde 7.1'e tekabül ediyor. O halde Türkiye, dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen ABD ekonomisinden çok daha hızlı istihdam yaratabiliyor.
Bu arada Türkiye, ısınan ekonomiyi soğutmak amacıyla 2012'de yüzde 4'lük büyüme hedeflemesine rağmen ekonomiyi öngörülenden fazla soğuttu ve sonuçta 2012'de büyüme hızı yüzde 2.2'ye geriledi. Beklentilerin altında olan bu büyümeye rağmen 2012'de yaratılan yeni istihdam 1 milyon 88 bini buldu. Bütün bunlardan çıkan sonuç şu ki, ekonomide öngörülenden daha düşük büyüme olmasına rağmen nüfus artışına eşit oranda bir istihdam yaratılmasını pek küçümseyemeyiz.
Peki bundan sonra ne yapılmalı? Bildiğiniz gibi ısınan ekonomiyi soğutmak için banka kredilerine sınırlama getirildi, faizler yüksek tutuldu böylece iç talep daraltıldı. Fakat bu arada Avrupa'daki durgunluk nedeniyle azalması beklenen Türkiye'nin ihracatı çoğaldı. O halde artan ihracatın istihdamı desteklediğini söylemek yanlış bir değerlendirme olmaz. İşte bu değerlendirmeden yola çıkarak bundan sonrası için ihracata rekabet gücü kazandıracak bir kur politikasıyla ekonomik büyümeye ve istihdama ivme kazandırmak mümkün olabilir.
En son verilere göre, 2013 ocak-mart döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.3 artarak 36.5 milyar dolara ulaştı. Bu yıl ihracat hedefi 158 milyar dolar olduğuna göre, bu tempoyla hedefi tutturabilmek mümkün görünüyor. Fakat istihdamı artırabilmek için bu yıl ihracatı daha fazla artırmak gerekiyor.
Geçen yıl ihracat bir önceki yıla göre yüzde 13 çoğalmıştı ve sağlanan yeni istihdam 1 milyonu aştı. O halde 2013'te ihracat geçen yıla göre bu yılın ilk üç aydakinden daha hızlı artmalı.
Bunun çaresi de rekabetçi kur politikasından geçiyor. İşlerin yolunda gitmesi için kurları ihracatı destekleyecek seviyede tutmak şart.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER