YAZARA MAİL GÖNDER Numan Kurtulmuş: Faizler kendiliğinden yükselmez

YAZARLAR

Türkiye ekonomisinin iç ve dış şoklara karşı dayanıklı olduğunu biliyoruz. Çünkü bankalarının sermayeleri yeterli, devletin kısa vadeli dış borcu yok bir de Merkez Bankası'nın döviz rezervleri spekülatif atakları karşılayabilecek düzeyde seyrediyor. Bu arada ürettiğinden fazla harcamak anlamına gelen cari açığın milli gelire oranı yüksek. Tabii bu yüksek oranlı cari açığın risk oluşturduğu ileri sürülebilir. Fakat cari açığa kamu maliyesi katkı yapmıyor. Cari açığın, özel sektörün tasarruflarını yurtdışında tutmasından kaynaklandığını dikkate aldığımızda, kırılganlığı azalıyor. Çünkü özel firmalar liberal kambiyo rejiminden faydalanıp Türkiye'de kazandıkları paraları yurtdışında tutuyorlar. Böylece kendi şirketlerine sermaye olarak koyacakları paraları kredi olarak kullanıp vergi avantajı elde ediyorlar. Hal böyle olunca cari açık bir kazanç kapısına dönüşüp sürdürülebilir hale geliyor.
Peki bir ekonominin iç ve dış şoklara dayanıklı olması piyasalarda oluşabilecek oynaklığı önleyebilir mi? Ülke ekonomisinin şoklara karşı dayanıklı olması piyasalardaki oynaklığı pek önleyemiyor. Şoklar beklentileri değiştiriyor. Hatta küresel etki yapabiliyor. Hemen bir örnek verelim: Son dönemde Türk parasından çıkanların euroya yönelmesi, euroya dolar karşısında değer kazandırdı. Böylece bu yeni durumun kısa vadede euro bölgesinin ihracatını olumsuz etkileyebileceğini söyleyebiliriz.
Gelelim yaşananların Türkiye ekonomisine etkisine... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş yaşananların ekonomiye etkisini araştırdı. Ve yaptığı etki analizinde operasyonların faiz, risk primi, döviz kuru, borsa üzerinden ülke ekonomisine ölçülebilen olumsuz etkisinin toplam 104.8 milyar lira olduğunu açıkladı. Yine ülke risk priminin 188 puandan 252 puana çıkması ve Halk Bankası'nın itibarının zedelenmesinin ekonomiyi olumsuz etkileyeceği açık bir gerçek olarak analizde belirtildi.
Tabii bütün bu hasarlar açıklanırken hemen şu soru akla gelebilir: "Peki ekonomi olumsuz etkilenecek kaygısıyla yolsuzluk varsa operasyon yapılmayacak mı?" Bu soruyu etki analizini yapan Numan Kurtulmuş'a sorduk. Kurtulmuş; "Yolsuzlukların üzerine sonuna kadar gidilsin. Kim kamunun parasını yedi ve yedirdiyse bu ortaya çıkartılsın. Biz hayatımız boyunca yolsuzlukların üstüne gittik. Sayın Başbakanımız da en yakını olsa bile 'her şey soruşturulsun' diyor. Oysa Gezi sürecinden beri faizler 4.6 düzeyinden 10.8 düzeyine yükseldi. Bu kendiliğinden yükselmez. Yine hazirandan beri Merkez Bankası 17 milyar dolar sattı. Bu arada 17 Aralık'tan sonra on gün içinde Halk Bankası hisseleri yüzde 26 değer kaybetti. Halk Bankası'nın değeri 5.2 milyar lira azaldı. İşte bu konulara analizimizde dikkat çekiyoruz. Tabii yolsuzlukların üzerine gidilsin ama bu işlemler şeffaf yapılsın. Siyaset şaibe altında bırakılmasın" dedi. Kısaca Numan Kurtulmuş "Yolsuzluğu bahane edip bazıları siyaseti ve ekonomiyi istikrarsızlaştırmasın" diyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.