Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

"Tanrıkulu'nun Diyarbakır'dan aday olmaması 'havlu atmak' anlamına gelir!"

Yukarıda okuduğunuz sözleri söyleyen kişi CHP Diyarbakır İl Başkanı'nın kardeşi ve aynı zamanda eski Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer!
Kendi adının da geçtiği pazar günkü, "CHP benim için ne ifade ediyor?" başlıklı yazım üzerine aradı. "Yazdıklarında yüzde yüz haklısın!" diyerek başladı sözlerine. Sonra da ekledi:
"Bildiğin gibi CHP'nin yeni yönetimi Diyarbakır'da siyaseten beni ve arkadaşlarımı yeterli bulmadığı için eski baro başkanı Sezgin Tanrıkulu'nu transfer etti. Başta sen olmak üzere birçok gazeteci de bu transferi ayakta alkışladı. Peki ne oldu? Ne yapıyor şimdi Sayın Tanrıkulu? Diyarbakır'dan seçilemeyeceğini bildiği için tıpkı senin de yazdığın gibi kulis yapıp, kapağı seçileceği bir şehre atmaya çalışıyor. Önce 'İzmir' dedi. Oradan tepki gelince 'İstanbul olsun o halde' dedi. Onlar da ayağa kalkınca şimdi Mersin'i istiyor. Günlerdir bu konuyu tartışıyorduk kendi aramızda. Gerek kendisine, gerekse partinin diğer yöneticilerine; 'Bu korkunç bir hata! Böyle olması halinde CHP baştan yenilgiyi kabul etmiş olur ve resmen havlu atmış sayılırız' diyerek ikna etmeye, Tanrıkulu'nu Diyarbakır'dan aday olmaya zorluyordum. Sen yazınca mesele ayyuka çıktı tabi. Üyelerimizin zaten tepkisi vardı kendisine. Çünkü Sezgin Tanrıkulu partiye katıldıktan sonra avukat olan eşini bile partiye üye yapamadı. Anlayacağın bu iş, üzerine tuz biber oldu. Partililer, 'Doğru mu bu yazılanlar?' diyerek yaylım ateşine tuttu il başkanlığını. Düşündüm, taşındım ve bu meseleyi artık kendi içimizde tutmanın pek önemi olmadığını gördüm ve sana konuşmaya karar verdim!" dedi.
Epeyce konuştuk tabii. Hepsini yazmamın mümkün olmayacağını bildiğim için, telefonu kapatmadan önce, "Son kez toparlamanızı istesem birkaç cümleyle, CHP'nin 12 Haziran'a doğru bölgedeki durumunu nasıl özetlerdiniz?" şeklinde ricada bulununca, o da sağ olsun bir özet geçti bendenize. İşte o özet.
"CHP bu çarpık politikalarla bölgede hiçbir şey yapamaz. Düşünün, bir yandan 'hakikatler komisyonu' kurulsun deyip, derin devletin işlediği geçmiş cinayetlerin araştırılması için önerge veriyorsunuz, bir yandan çıkıp, bu cinayetlerde parmağı olduğu gün gibi ortada olan örgütün adını zikredip, 'Nerede bu Ergenekon, gidip üye olacağım' diyorsunuz. Bir yandan bölgede toplantılar yapıp, 'Demokratik haklarınız bizim iktidarımızla çözülecek! Merak etmeyin. Bugüne kadar işlediğimiz ayıbı temizleyeceğiz' diyorsunuz, diğer yandan ise yaptıkları yayınlarla neredeyse bu bölge halkının tümünü vatan haini, bölücü diyerek yaftalayıp hedef gösteren adamlara sahip çıkıp, 'Kaya gibidirler! Arkalarındayız!' falan diyorsunuz! Merak ediyorum bu garip politikalar eşliğinde biz bölge halkından nasıl oy isteyeceğiz? Hangi yüzle gideceğiz karşılarına? Sezgin Tanrıkulu gitsin Mersin'e, genel politikalar tersine, zor yani! Çok zor! Bizim parti olarak bu bölgeden aday falan çıkarmamız imkânsız kardeşim!"
Not: Bu arada söz konusu makalem üzerine CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da aradı. Ancak konuşmasının başına, "Yazılmamak kaydıyla" şerhini düştüğü için Tanrıkulu ile yaptığımız o konuşmayı sizinle paylaşamıyorum. Bilginize...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA