YAZARA MAİL GÖNDER Tıpış tıpış ödeyecek o faturayı!

YAZARLAR

A&G Araştırma'nın sahibi Adil Gür, Cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili bir analiz yapmış. Sonuç kısmına yani adayıyla ilgili yaptığı yanlış tercihten dolayı seçim sonrası faturanın CHP'ye kesileceği yönündeki yorum hariç tamamına katıldığım o analizin bir kısmını aynen aktarıyorum:
"Aslında siyasetin içinden gelmiş adaylar göstermek gerekiyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve HDP adayı Selahattin Demirtaş siyasetin içinden gelmiş isimler. O nedenle bu modelle ilgili bir problemleri yok. Ama çatı adayı dediğimiz Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu, siyasetin dışında bir isim. Yıllarca siyasetten uzak kalmış, başarılı bir akademisyen ve bilim adamıdır. Böyle olunca Türkiye'de önümüzdeki günlerde yürütülecek seçim kampanyasında ve bugüne kadar yürütülenlerde, baktığımızda diğer iki aday daha çok siyasi mesajlar veriyor. Sayın İhsanoğlu ise, daha çok parlamenter sisteme vurgu yaparak daha tarafsız ve kucaklayıcı bir aday olduğunu ifade ediyor. Bu manada İhsanoğlu'nun zayıf kaldığını düşünüyorum. Türkiye'de hâlâ parlamenter sistem devam edecek desek de yasal alt zemini olmamış olsa, dahi Türkiye 10 Ağustos itibaren fiili olarak yarı başkanlık veya partili bir Cumhurbaşkanı modeline gidiyor. Sayın İhsanoğlu'nun da bu modele çok da uygun olmayan bir isim gibi görünüyor. Bunun nedeni Sayın İhsanoğlu'nun eksikliğinden veya siyasi eksikliğinden daha çok çatı adayı, birden çok partinin ortak adayı."
Şimdi gelelim Adil Gür'ün neden faturanın CHP'ye kesileceği yönündeki yorumuna katılmadığıma... Çünkü yanlış tespit. Evet bir fatura kesilecek illaki. Daha önce de yazmıştım birkaç kez bunu ama bu fatura sadece bir kişiye tebliğ edilecek. O da en yakın kurmayları dahil partisindeki hiç kimseye sormadan Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığına tek başına karar veren Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Lütfen not edin bu söylediğimi. 11 Ağustos sabahı Recep Tayyip Erdoğan davulla zurnayla Çankaya'ya doğru yola çıkarken, Kılıçdaroğlu da genel merkez binasından ardından tava tencere çalınarak evine gönderilecek. Şu an CHP'de inanılmaz bir sessiz bekleyiş var. Bir yandan partinin ulusalcı kanadı 11 Ağustos sabahı için hazırlık yaparken, diğer yandan bugüne değin Kılıçdaroğlu'na umut bağlayıp da her dediğine emme basma tulumba gibi kafa sallayıp peşinden giden sosyal demokratlar arayış içinde. Emin olun parti tavanında hiç kimse İhsanoğlu'nun kazanıp kazanamayacağı muhakemesini yapmıyor bile. Herkes 10 Ağustos sabahı karşılaşacağı tablonun daha şimdiden farkında olduğu için bütün hesaplarını ona göre yapıyor. Deniz Baykal ve ekibi yepyeni bir adayla sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Önder Sav ve ekibi keza aynı şekilde. Gürsel Tekin'in aralarında bulunduğu bir grup onlara yanaşmaya çalışıyor. Mustafa Sarıgül kenarda sus pus bekliyor. Metin Feyzioğlu umutsuz vaka olmasına karşın şansını zorluyor. Emine Ülker Tarhan bir başına, Muharrem İnce örgüt tabanına güvenerek hazırlık yapıyor.
Kısacası Gür'ün analizinde dediği gibi değil durum. CHP politikalarına şu anda olmasa bile vaktiyle yön vermiş, yönetmiş kadrolar Kılıçdaroğlu'nun göremediğini çoktan gördüler ve hesap kabarık gelmesin düşüncesiyle ön ödemeyi yaptılar bile. Emin olun kabarık olan hesabı Kemal Bey ödeyecek.
Hem de tıpış tıpış!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.