Oluşturma Tarihi 13 Mayıs 2026 11:04
Gün ışığı süresinin uzamasıyla birlikte güneş enerjisi üretimi zirve seviyelere ulaşırken, bazı büyük pazarlarda—Almanya, İngiltere ve Fransa dahil—bu bahar rekor üretimler kaydedildi. Önümüzdeki aylarda da benzer seviyelerin görülmesi bekleniyor.
Ancak bu artış, talebin üzerine çıktığı saatlerde ciddi bir arz fazlasına yol açıyor. Bu nedenle enerji üreticileri, bazı zaman dilimlerinde santralleri geçici olarak devre dışı bırakmak zorunda kalıyor. Tahminlere göre, Londra'nın bir yıllık elektrik ihtiyacına denk gelen yaklaşık 40 terawatt-saat elektriğin boşa gitme riski bulunuyor. Bu da geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 25'lik bir artışa işaret ediyor.
Arz fazlası özellikle güneşin en yoğun olduğu saatlerde elektrik fiyatlarını sıfırın altına kadar düşürüyor. Bu durum, birkaç yıl önce güvenli yatırım olarak görülen birçok güneş enerjisi projesinin yeniden değerlendirilmesine yol açıyor.
Sektör temsilcileri de bu tabloya dikkat çekiyor. Avrupa genelinde projeleri bulunan Sonnedix BV CEO'su Axel Thiemann, enerji krizinin ardından oluşan yatırım varsayımlarının artık geçerliliğini yitirdiğini belirterek, negatif fiyatlar ve şebeke kısıtlamalarının yatırım getirilerini olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Öte yandan güneş enerjisinin Avrupa'daki geçmişi 1980'li yıllara kadar uzanıyor. Devlet teşvikleriyle büyüyen sektör bugün kıta genelinde çatılardan tarlalara kadar geniş bir alana yayılmış durumda. Windsor Kalesi'nden Vatikan'a kadar pek çok yerde güneş enerjisi sistemleri kullanılıyor.
Yaklaşık 490 gigawatt kurulu güce ulaşan güneş enerjisi, Avrupa'da gaz, rüzgar, nükleer ve kömür gibi diğer kaynakları geride bırakmış durumda. Tüm bu gelişmelere rağmen büyümenin sürmesi bekleniyor; yalnızca bu yıl yaklaşık 80 gigawatt yeni kapasite eklenmesi öngörülüyor. Bu da her saniye yaklaşık altı yeni güneş panelinin devreye girmesi anlamına geliyor.