Oluşturma Tarihi 22 Nisan 2026 14:16
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başekonomisti Philip Lane, euro bölgesi ülkelerinin ortak tahvil ihracına gitmesinin mali açıdan rasyonel bir zemine sahip olduğunu belirterek, bu tür bir adımın ancak güçlü bir güven temeliyle mümkün olabileceğini ifade etti. Lane, Frankfurt'ta düzenlenen Avrupa Sistemik Risk Kurulu'nun üst düzey çalıştayında konuştu.
Avrupa'da savunma harcamalarının hızla arttığı bir dönemde, ortak borçlanma konusu yeniden gündemin üst sıralarına yerleşmiş durumda. Euro tahvillerinin "güvenli varlık" olarak konumlanması, hem savunma gibi kamu yararı gözeten alanların finansmanı hem de euronun küresel etkisini artırma hedefiyle son aylarda daha sık tartışılır hale geldi.
Lane de bu tartışmaya atıf yaparak, daha geniş bir ortak euro tahvili stoğunun küresel ölçekte euro cinsinden varlıklara olan talebi yükselteceğini söyledi. Buna göre artan talep, Avrupa şirketlerinin büyüklüğünü ve kârlılığını destekleyerek kurumsal menkul kıymet piyasalarına olumlu yansıyacak.
Başekonomist olmadan önce, 2018 yılında güvenli varlık oluşturulması için bir öneri sunduğunu hatırlatan Lane, Avrupa Komisyonu'nun o dönem buna yönelik bir mevzuat taslağı hazırladığını ancak sürecin sonuçlanmadığını ifade etti. Bununla birlikte Avrupa Birliği, pandemi sürecinde ekonomik destek programlarını finanse etmek amacıyla ortak borçlanma yöntemine başvurmuştu.
Lane, ortak borçlanmada ilerleme sağlanabilmesinin "yeterli siyasi irade ve karşılıklı güven" gerektirdiğini belirterek şunları ekledi:
"Ortak borcun güvenilirliği, tüm üye ülkelerin sürdürülebilir ulusal borç seviyelerini korumaya yönelik güçlü ve somut taahhütlerine bağlıdır."
Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesi arasında ortak borçlanma konusu hâlâ tartışmalı. Almanya başta olmak üzere birçok hükümet bu öneriye temkinli yaklaşırken, geçmişte Bundesbank da benzer bir şüpheciliği korumuştu. Yine de Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, uygun koşullar sağlanması halinde ortak borçlanmaya olumlu bakılabileceğini dile getirmişti.
Genel olarak Lane'in açıklamaları, Avrupa'da ortak borçlanma tartışmalarının hem ekonomik hem de siyasi boyutlarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağına işaret ediyor.