Ezel duy sesimi! Bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen, hatırladıkça çekerler seni içeri, hatırladıkça affetmek istersin yeğen; çünkü affetmek unutmak demek, öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin, çırpınma boşuna yeğen, o hançer bir kere saplanınca sırtına çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.
Akrep ile kurbağa
İyi niyetli kurbağa akrebe yardım eder. Akıntının ortasında kurbağa sırtında korkunç bir acı hisseder… İkisi de akıntının içine doğru sürüklenirken kurbağa sorar akrebe: “Niye yaptın akrep kardeş? Bak şimdi ikimiz de öleceğiz.” Akrep döner ve şöyle der: “napayım benim huyum bu.”
Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir.
Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en son yol ona ihanet etmektir.
İnanıyorum söylediğini candan söylediğine. Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün, sevginin bitmesine insan neden üzülsün. Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.
Teslim olunmadan sadık olunmaz...
Sadakat ne menem şeydir bu sadakat? Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile…
Ölüm gibidir sadakat, pazarlığı olmaz. Bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü… Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat; çeker gider sadık kalmaz sonunda… Ama kötülük öyle mi hep yanı başındadır insanın.
Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir ihanet eden sadakat ister. Sadaka gibi verilmez sadakat, isteyen hepsini ister. Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır.
Ben yalandan mı iyi ettim seni yeğen, yalandan mı çakalların elinden kurtardım? Ben seni yoktan var ettim.
Benim oyunumla senin oyunun bir değil kardeş, benim senden alacaklarımı senin bu masaya koymaya cesaretin yok!
TUNCEL KURTİZ KİMDİR?
"Alacakaranlık"ta Bozoğlu Alay Beyi, "Asi"de ise Cemal Ağa'ydı. Yılların karakter oyuncusu Tuncel Kurtiz, bu sezon da reyting rekortmeni "Ezel" dizisindeki Ramiz Dayı rolüyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Shakespeare ve Ömer Hayyam'dan yaptığı alıntılarla ünlenen Ramiz Dayı karakterine hayat veren bu değerli oyuncunun kim olduğunu biliyor musunuz?
Tuncel Kurtiz 1936 yılında İzmit, Bahçecik'te dünyaya geldi. Annesi öğretmen, babası kaymakam olan Kurtiz'in çocukluğu, babasının işi dolayısıyla, Türkiye'nin pek çok değişik şehrinde geçti. 14 yaşındayken Edremit'e gelen Kurtiz, çocukluğunun en güzel yıllarını burada geçirdi.
Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdikten sonra öğrenimini İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlayan sanatçının oyunculuk kariyeri 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda başladı. Burada ilk profesyonel oyunculuk deneyimini "Bir Amerikan Komedisi" adlı oyunda yaşadı.
Tuncel Kurtiz tiyatro kariyerini Türkiye dışında ABD, İsviçre, Almanya, İsveçi Norveç, Danimarka ve Hollanda'da oyuncu ve yönetmen olarak sürdürdü.
Bugüne kadar çalıştığı tiyatrolar arasında İstanbul Ünv. Gençlik Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatrosu, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Münir Özkul, Kent Oyuncuları, Genar, Halk Oyuncuları, Ocak Sahnesi, Göteburg, Şehir Tiyatrosu, Stockholm Kraliyet Tiyatrosu, İsveç Devlet Tiyatrosu, Berlin Schaubühne Tiyatrosu, Frankfurt Şehir Tiyatrosu, Peter Brook Shakespeare Kraliyet Tiyatrosu, Hamburg Şehir Tiyatrosu gibi bir çok tiyatro yer alıyor.